Anahtar kelimeler: Tabelaların Refi Menini Toplatılmasını Sökülmesine İvedilikle Basılı Markaya Medya Meni

T.C.
İSTANBUL3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ███████DAVA
: MARKAYA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MENİ, REFİ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İLE MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜDAVA TARİHİ
: █████/2022DAVA TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Maddi ve Manevi Tazminat ile Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVADADavacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; tedbir taleplerinin kabulü ile ve ivedilikle müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, internet ve sosyal medya hesaplarından ... ... ibaresinin kaldırılmasını, davalı şirketin, müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesi ve menini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6769 Sayılı yasa uyarınca hesaplanacak şimdilik 500 TL maddi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsilini, 15.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsilini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi ni talep ve dava etmiştir.Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle: Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafın, tarafın kullanıldığı şeklindeki iddasının aksine ... sitesi erişime kapalı pasif bir internet sitesi olduğunu, aksi düşünülse bile bu domaini almak için patent gerekliliği bulunmadığını, davaya konu ... yılında ... ilçesinde kurulduğunu, tabelada yazılan ilçe isimleri şube ayrımı için olduğunu ve karışıklığa mahal vermemesi açısından zaruri olduğunu, lokasyon belirttiğini, ... şubenin de tabela görseline hukuki kısımlarda yer verildiğini, orada ... seklinde yazdığını, 02126137878 numaralı santral hatında bize ulaşan müşterilerine tek numaradan 2 şubeye ulaşım söz konusu olduğu için hangi şubeye bağlandıklarını izah etmek adına "..." veya "..." diye karşılama yapıldığını, kartvizit görselinde dava dosyasındaki bilirkişi raporunda açıkça görüldüğünü, dolayısıyla bu noktada da ... ibaresini marka olarak kullanmaları gibi bir durum kesinlikle söz konusu olmadığını, davacı taraf sahibi bulunduğu.... yılından bu yana faaliyet gösterdiğini iddaa etse de, dosyada da belirtildiği gibi isim tescili 17 mart 2021 tarihine kadar alınmadığını, dolayısıyla bu tarihten önceki zamanlar için herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağını, açıkladıkları nedenlerle davacı tarafından 17 mart 2021 tarihi öncesi için yöneltilen talepler baştan sakat olduğunu, internet sitesinde kullanıldığı iddiaa edilen ... ibaresini kullanmak, kliniğin ... da olduğu dikkate alındığında, bilirkişinin de raporunda belirttiği üzere gayet doğal bir durum olduğunu, davaya konu “...” markasıyla ilgili bilirkişi raporunda yapılan zayıf marka tespiti dikkate alındığında, asıl mağdurun davacı tarafın değil Bayrampaşa da faaliyet gösteren diğer kliniklerin olduğu aşikar olduğunu, mahkemece bu hususunda dikkate alınmasını talep etmiştir.BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ███████ E. SAYILI DAVADADavacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkili şirketin 2014 yılından beri "... " markası ile veteriner hizmetleri alanında faaliyet göstermekte olduğunu, anılan marka müvekkili şirket adına 17 Mart 2021 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 18 Kasım 2021 tarihinde tescil edildiğini, markaya ait üretim, kullanım, satış, reklam ve diğer tüm haklar konusunda müvekkili şirket tek yetkili olduğunu, müvekkili şirketin saygın bir işletme olup bu markayı işyerlerinde, internet sitesinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, hizmet kalitesi haklı bir üne kavuşup, bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, davalı şirketin ise 30.08.2022 tarihinde ''...'' markası için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, 15.02.2023 tarihinde ise tescil edildiğini, davalı şirketin esasen kendi unvanı ...olmasına karşın veteriner hizmeti almak amacıyla yazan, arayan, iletişim kuran müşterilere kendisini "..." olarak tanıtmış ve müvekkilinin ününden ve başarısından faydalanmak suretiyle haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin potansiyel müşterilerini de kendi portföyüne dahil etmeye çalıştığını, bu yollarla müvekkilinin potansiyel müşterilerini yanlış yönlendirerek haksız şekilde müvekkilinin kazancı, itibarı, marka tescilinden kaynaklı hakları başta olmak üzere birçok hakkına tecavüz ettiğini, bu sebepten müvekkili tarafından davalı şirkete karşı █████/2022 tarihinde marka hakkına tecavüz ve maddi, manevi tazminat istemli dava açılmış olup halen derdest olduğunu, davalı ile davacı müvekkili arasındaki husumet kötüniyetli haksız çıkar sağlama amacı ile bu sefer de müvekkilinin markası ile neredeyse birebir, ayırt edilemeyecek kadar aynı bir markayı kendi adına tescil ettirdiğini, gerçekten de müvekkilinin sahibi olduğu "...." markası ile davalı adına sonradan tescil edilen ''...'' markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmakta olup, davalının kötü niyetli olan tescili sonucunda müvekkilinin markası ile adeta seri marka izlenimi uyandırmakta olması nedeniyle müvekkili şirketine ait "... " ibareli marka ile iltibasa yol açacak düzeyde benzerliği nedeniyle davalı şirkete ait ''...'' ibareli markanın hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: ...uzantılı siteye erişimin olmadığı tarafımızca tespit edildiği, davalı yana ait ...uzantılı alan adı üzerinde ve davalı yana ait tespit işlemi gerçekleştirilen adreste davacı yana ait ...kod numaralı ... şekil görselini ihtiva eden markadan kaynaklanan hakları ihlal eder herhangi bir kullanımın tarafça tespit edilemediği, bu çerçevede davacı yana ait herhangi bir marka hakkını ihlal eder kullanımdan bahsedilemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:...tescil numaralı ...şekil markasının ...sınıfta “...” için davacı adına tescil edilmiş olduğu, davalının işyeri tabelası ve ... alan adlı internet sitesinde “...” ibaresini lokasyon belirtmek amacıyla kullandığı, bu kullanımın markasal kullanım kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatiyle marka hakkına tecavüz koşulları olmadığının kabul edilebileceği, birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen ...tescil numaralı "..." markasının .... sınıfta “...” için davalı adına tescil edilmiş olduğu, birleşen davaya konu markalardaki yazı unsurlarının ayırt edici olmadığı, markaların şekil unsurlarının markalara ayırt edicilik katan unsur olduğu, markalarının şekil unsurları aynı veya benzer olmayan özgün şekiller olduğundan markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali olmadığı gerekçesiyle SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının olmadığının kabul edilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEAsıl dava
: Davalının eyleminin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.Birleşen dava
: Davalı şirkete ait "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanımamacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi
: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre
: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.Marka
: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.Karıştırılma ihtimali
: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporları ve bütün dosya kapsamından:TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." markasının ....sınıfta “...” için davacı adına tescilli olduğu,TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." markasının... sınıfta “...” için davalı adına tescilli olduğu, anlaşılmıştır.Dosya kapsamında düzenlenen ve Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; asıl davada davalının işyeri tabelası ve ... alan adlı internet sitesinde “...” ibaresini lokasyon belirtmek amacıyla kullandığı, bu kullanımın markasal kullanım kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı, birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen marka yönünden yapılan değerlendirmede markalardaki yazı unsurlarının ayırt edici olmadığı, markaların şekil unsurlarının markalara ayırt edicilik katan unsur olduğu, davacı ve davalı yana ait davaya konu markaların şekil unsurları aynı veya benzer olmayan özgün şekiller olduğundan markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali olmadığı, bu hali ile SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak asıl ve birleşen davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Asıl ve birleşen davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik 651,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davalı tarafından yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından; peşin harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,Dair asıl-birleşen davada davacı vekili ile asıl-birleşen davada davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır