Anahtar kelimeler: Yeninden Dünyaca Türkpatent Ünlü Kurularak Başta Patent İbareli Tanınmış İnternet

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın kısmen kabulü (Yeninden hüküm kurularak)Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünyaca ünlü ve tanınmış ... markasının sahibi olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde de başta 2014/... tescil numaralı marka olmak üzere ... ibareli markalarının bulunduğunu, davalının ... ibareli marka başvurularının reddedildiğini, bu kez ... ibaresi ile yaptığı başvurunun ... numarası tescil edildiğini, davalının ... internet adresinde ... ve ... işareti ile ürünler tanıtıp satışa sunduğunu, bu ibarelerin kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, ... markasının ise müvekkilinin markasına çok benzediğini, karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiğini, ... ibaresinin öne çıkarılarak kullanılmasının davalının kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, davalının ..., ..., ... ibareli ürünlerin tanıtımının, imalinin, ithal ve ihracının, pazarlanmasının, dağıtımının ve ticaretinin durdurulmasını ve önlenmesini, ██████████ tescil numaralı ... markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; ... ve ... markalarını müvekkilinin kullanmadığını, ihtarname geldikten sonra bu ibareyi taşıyan ürünlerin imal edilmediğini, satışa sunulmadığını, internet sitesindeki anılan ürünlere ilişkin kısımların kaldırıldığını, İngilizce kısmındaki görsellerin sehven silinmediğini, hatayı farkedince hemen kaldırdıklarını, müvekkilinin ... markasının davacının markası ile karıştırılma ihtimaline sebebiyet vermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının "..." esas unsurlu markalarının bulunduğu, ayrıca "..." ibareli tanınmış markasının da bulunduğu, davalının ise 2016 ... tescil numaralı "..." ibareli 03. ve 05. sınıflarda tescilli markasının bulunduğu, davacıya ait markaların da 01, 03... . sınıflarda tescilli olduğu, davalının internet sitesinde kullandığı "..." ve "..." markalarının da aynı sınıflarda yer aldıkları, markaların ortalama tüketici kesimine hitap ettikleri, davacının tanınmış "..." markası ile iltibasa neden olacak derece benzer oldukları, davalının internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde bu markaları kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davalının "..." ve "..." markalarını kullanmasının markaya tecavüz olduğunun tespiti ve önlenmesine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak davalının kullandığı "..." markası davacının tescilli ve tanınmış "..." markalarıyla iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığından, bu markanın kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğine dair mahkeme kararının doğru olmadığı, ayrıca her ne kadar İlk Derece Mahkemesince aynı eylem nedeniyle haksız rekabetin de oluştuğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine karar verilmişse de, davacının ihlal edildiğini iddia ettiği marka hakkı TÜRKPATENT nezdinde tescilli olup, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlendiği, davacı bu özel hükümlere de dayanmış olduğundan, markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olup, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı da bulunmadığı, yine davacı tarafça ref talebinde bulunulmuş ve mahkemece bu yönde karar verilmiş ise de, █████/2018 tarihli bilirkişi raporu içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalının kullanımının web sitesinden kaldırıldığı, dolasıyla ref talebinin konusuz kaldığı, dolayısıyla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu, son olarak davacıya ait ''...'' markası ile davalı adına tescilli ''LUXPİRİN'' markası arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, hükümsüzlük davası yönünden davacının davasının reddine, markaya tecavüz davası yönünden; davalının ..., ..., ibareleri ile ticari ürün üzerinde kullanımının davacının ... markalarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalının internet sitelerindeki kullanımının kaldırıldığı anlaşılmakla, bu konudaki ref talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile davalıya ait markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.