Anahtar kelimeler: Boyaları Bakımları Durdurduğunu Satan Boya Yanca Gemi Ödememesi Bahse Bölgesinde

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ----- bölgesinde gemi bakımları için ağır sanayi boyaları satan bir firma olduğunu, davalı yan ile boya satışından kaynaklı ticari ilişkisi ve bu ilişki sonucunda doğan 14.159,73 TL alacağının bulunduğunu, davalı yanın borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcu olmadığını beyan ederek bahse konu takibi durdurduğunu, davalı yanca yapılan itirazların iptalini, takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturayı ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiği, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----. İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas sayılı İcra Dosyası celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, 16.02.2018 tarihli bilirkişi raporu, 13.02.2026 tarihli ek bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 16.02.2018 tarihli raporunda özetle, "...Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, davacı yanın ticari defteri üzerinde yapılan incelemede, davalı yandan 31.12.2016 tarihi itibarı ile kaydi olarak 15.396,46 TL alacaklı göründüğü, davalı yanın davalı tarafından teslim edilen emtianın teslimatına ve faturanın tebellüğü ile içeriğine yönelik itirazının bulunmadığı, dolayısı ile KAYDİ anlamda dava konusu hizmetin alınmış olabileceği kanaatine varılmakla, davacı yanın, davalı yandan KAYDİ olarak ticari defterlerinde sonuç kısmında 15.396,46 TL alacaklı göründüğü, ancak bahse konu —sonuçlu cari hesap alacağına ait içerik detayı sunulmadığından, hangi alacak ve borcun kalanı olduğunun da tespitinin mümkün olmadığı, dolayısı ile mevcut veriler ışığında davacı alacağının belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğü, ancak tüm bu hususların hukuki yorum ve takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı yanın, davalı yanı takiple temerrüde düşürdüğü, bu nedenle faiz yönünden inceleme yapılmadığı, davacı yanın talep ettiği icra inkar tazminatı hakkında takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.02.2026 tarihli ek raporunda özetle, "...Huzurdaki davada, davacının talep ettiği 14.159,73-TL tutara, iflas tarihi ile dava tarihi arasında geçen süreye işletilen faiz tutarı, 7.023,23-TL olarak hesaplanmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile davalı (İflas nedeniyle) Tasfiye Halinde -------- Şirketi'nin iflasına karar verildiği, davalı şirketin tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yapıldığı ve iflas kararının tarihinde kesinleştiği ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, davacı alacağının iflas masasına nizalı alacak olarak kayıt edildiği anlaşılmıştır. Dolayısı ile eldeki davada, davalı şirketin yargılama aşamasında iflas etmesi sebebiyle davanın kayıt ve kabul davasına dönüştüğü görülmüştür.Bir iflas alacaklısının, sıra cetveline yazılmasını talep ettiği alacağı iflas idaresi tarafından tamamen ya da kısmen reddedilmesi durumumda iflas idaresi aleyhine kayıt kabul davası açılabilmektedir.İflas masasına iflas tarihi itibariyle mevcut olan alacaklıların kaydı yapılabilir. İflas tarihinden sonra doğan alacaklar için sıra cetveline itiraz davası açılamaz. (-----.HD -----Kayıt kabul davasında, taraflar iddia ve savunmalarını alacak davasında olduğu gibi ispat etmekle mükelleftirler.İİK'nın 195/1. maddesinin "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü uyarınca iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, belirlenen tutarın kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. (Yargıtay ----Hukuk dairesi -----Karar sayılı ilamı)Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, faturalarda teslim alan imzasının bulunduğu, davalının inceleme gününde ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporu gereğince davalının HMK 222/3 maddesi gereği defter ibrazından kaçınması da nazara alınarak davacının dava konusu cari hesap alacağını tamamını talep edebileceği değerlendirilmiş, davalının iflas etmesi sebebiyle alacağın iflas tarihi itibariyle hesaplanması için dosya bilirkişiye gönderilmiş, alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden ;Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar vermekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.Yine kayıt kabul davaları, alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın ödenmesine yönelik bulunmadığından, bu tür davalarda vekalet ücreti ve harcın maktu olarak belirlenmesi gerekir. (Yargıtay-----) Anılan gerekçelerle harç ve vekaletin maktu olarak tahsili gerektiği ancak dava değerinin maktu vekalet ücretinin altında olması sebebiyle vekalet ücretinin dava değeri kadar hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulüne,-Davacının müflis şirketten alacağı olarak tespit edilen 21.182,96-TL'nin 07.10.2020 iflas tarihi itibariyle davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne,2-Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 171,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 560,98-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan 171,02-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 4,30-TL vekalet harcı, 2.338,50-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.372,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 21.182,96-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.