Anahtar kelimeler: Önemin Raf Köklü Emeğinin Arge Koymuş Dünyaya İlerleyen Dünya Tanıttığı

T.C.
İSTANBUL3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ VE TAZMİNATDAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2026İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. ve █████/2020 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememizde görülmekte bulunan Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: ... , yaklaşık altmış yıllık bir geçmişe sahip köklü bir firma olarak ...'da kurulduğu, kurulduğu günden bugüne kadar dava konusu raf sistemlerini kende AR-GE çalışmalarıyla geliştirerek dünyaya tanıttığı ve nihayetinde kendi sektöründe dünya çapında tanınan bir şirket olduğunu, ... 'ın bu tanınmışlığı yıllar içerisinde ortaya koymuş olduğu emeğinin, sektöründe yenilikçi çalışmalarının, AR-GE yatırımlarına verdiği önemin bir sonucu olduğu, ilerleyen zaman içerisinde ... adı altında devam ederen dünya çapındaki faaliyetlerin geliştirdiğini, ... grubun sektöründe tanınmışlığı ve bilinirliği tartışmasız olduğu, hakkında detaylı bilginin ... üzerinden sunulduğu, bu web sayfası incelendiğinde raf üretim sistemlerinde ...'nin 1960'dan beri faaliyet gösterdiği açık şekilde görüldüğü, müvekkili şirket ...-... ise raf sistemleri ve mağaza ekipmanları sektöründe faaliyet gösteren, dünyanın lider ekipman üreticisi ...'nin stratejik üssü olan ...-..., Türkiyenin önde gelen perakende firmalarından olup kurulduğu 1969 yılından beri özellikle raf sistemleri alanında sektörün öncelikli firması olarak faaliyet gösterdiği, davalı şirketi kurucuları ve üst düzey yöneticileri müvekkili şirket nezdinde çalışarak müvekkili şirketin ticari sırlarına vasıf olduğu ve daha sonra müvekkili şirketten ayrılarak davalı şirketi kurarak TTK md.55 anlamında dürüstlük kurallarına aykırı şekilde müvekkili davacılar tarafından özgün şekilde tasarlandığı raf ürünlerini üreterek piyasaya arz ettiği, davalı şirket tarafından üretilmekte olan raf sistemleri birebir müvekkili davacılar tarafından yapılmış AR-GE çalışmaları sonucunda oluşturulmuş raf sistemleri olduğu, raf sistemleri dünya çapında tanınmakta olduğu özellikle süpermarketlerde satışa sunulan ürünlerin sergilenmesinde kullanıldığı, ... ile..., müvekkili şirket ...-... nezdinde yıllar süre çalışmaları sırasında ... adlı raf sisteminin tüm üretim süreçlerine hakim olduğu, bu raf sistemlerini üreten kalıpları, kalıpların çalışma sistemlerini birebir elde ederek kendi kurdukları şirket üzerinden üreterek müvekkili şirketten daha düşük bir fiyata ve müvekkili şirketten daha düşük bir kalitede piyasaya sürerek doğduran müvekkili şirketlerin ticari haklarını gasp etmek suretiyle haksız fiili neden olduğu, davalı şirket tarafından üretilmekte olan ... konsol birebir aynı şekilde müvekkili şirket tarafından üretilmekte olan ... raf konsolu ile aynı olduğu, her iki konsolu karşılaştıran açıklamalı broşür dilekçeleri ekinde bulunduğu, davalı şirket müvekkili davacı şirketin yıllardır süre gelen emeğini haksız şekilde kullanarak fikir ve de emek hırsızlığı yaptığı, davalı şirketin yıllardır yapılan çalışması sonucu ortaya çıkmış, dünya çapında kullanılmış ve sektörde büyük bir yaygınlık kazanmış ürün davalı tarafça haksız şekilde sanki kendi ürünüymüş gibi piyasaya sürülmüş ve haksız şekilde ticari kazanç gayesiyle satışa arz edildiği, davalı şirket kurucuları olan... ile ... müvekkili şirkette üst düzeyde yıllarca çalıştığı, bu çerçevede müvekkili şirketin ürünlerinin tasarımlarına sahip olan müşteri portföyüyle de birebir şekilde iletişimde kaldığı, davalı şirket çalışanları müvekkili şirkette çalışmaktan dolayı elde etmiş oldukları Know-how'ı kullanarak ...'yu ürettiği ve müvekkili şirket ile aynı sektörde satışa arz ettiği, bununla da yetinmediği müvekkili davacı ...-...'un pek çok çalışanı davalı şirkette bir dönem çalışdığı ve/veya çalışmaya devam ettiği, davalı şirket genel müdürü ...'nun müvekkili şirketin eski üretim direktörü olduğunu, davalı şirket ...'su ....'ın müvekkili şirketin eski Finans Direktörü olduğunu, davalı şirket boyahane koordinatörü ... eski ... boyahane koordinatörü olduğunu, davalı şirket metal üretim koordinatörü ... eski ... metal üretim koordinatörü olduğunu ifade ettiği, davalı şirket pek çok müvekkili şirket çalışanını transfer ederek kendisine adeta ikiz bir ...-... ŞİRKETİ kurduğu ve birebir aynı şekilde müvekkili davacılara ait ürünleri ticari tedavüle sunduğu, müvekkili şirket tarafından AR-GE'si, ürün gelişimi, tasarımı, her türlü piyasaya sürüm işlemi yapıldığı, dünya ve Türkiye'de tanıtımı yapıldığı ürünler müvekkili şirketlerden ... , ... adına tescil edildiği, tescil belgeleri incelendiğinde dava konusu ürünlerin Türkiye nezdinde de müvekkili davacılar adına tescil edilmiş ürünler olduğunun tartışmasız olduğu, dava konusu ürünlerin davalı tarafın eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği tartışmasız olduğu, müvekkili şirket tarafından ... tarihinde ... dosya numaralı Uluslararası Tescil almış olan ... tasarımının tamamına ilişkin görsel, dilekçe ekinde yer aldığı, davalı şirketin faaliyetlerini bir adım daha ileriye götürdüğü ve müvekkili davacı şirketlere ait ürünleri Türkiye piyasasına sunulduğu yetinmediği ve ürünleri müvekkili davacı şirketlerden ... , ...'nin kurulu olduğu ...'ya da sunmaya başladığı, ...'da bir haksız rekabet davası doğrudan davalı şirkete karşı değil ama onun tedarikçisi firmaya karşı açıldığı, Fransız Mahkemesi yapmış olduğu inceleme neticesinde de dilekçe ekinde yer alan kararda da görüleceği üzere ...'ya satılan ürünlerde yer alan etiketlerin davalı şirkete değil müvekkili şirkete ait olduğunu hükme bağlandığı, davalı şirkete ihtarname keşide edildiği, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerine derhal son vermesi talebini içeren ihtarnamelere davalı şirketçe cevap verilmediği, ilgili ihtarname yine dilekçe ekinde mahkemeye sundukları, söz konusu bu ihtarnamelerinin yanıtsız kaldığından huzurdaki haklı davalarını ikame etme zorunluluğu hasıl olunduğu, müvekkili şirket ...- eski çalışanları davalı şirketi kurarak önce Türkiye sonra da dünya piyasasında müvekkili davacı şirketlerle aynı sektörde faaliyet göstererek haksız rekabete neden olduğu, hem davacı ...- hem de davalı şirkete ait fabrikada mahallinde keşif incelemesi yapılmasına bu inceleme neticesinde haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, haksız rekabet nedeniyle davalı tarafın elde ettiği karın hesaplanarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Müvekkili şirket tamamen Türk girişimciler tarafından yerli sermaye ile kurulduğu ve kendi standart gamı ile başarı çıtasını Türkiye sınırlarına taşıyarak dünyada birçok ülkeye ihracat yaparak Türk Ekonomisine katma değer sağladığı ve sürekli olarak geliştiği, müvekkili şirket kurulduktan sonra sürekli büyüyerek Türkiye de bulunan yabancı ve yerli firmalarla ticaretini sürdürdüğü, hali hazırda 200 çalışanı ve 100 milyon TL / Yıl seviyesinde cirosu ile sektöründe faaliyet gösteren onlarca üretici gibi market raf sistemleri ürettiği, ..., ..., ..., ..., ... gibi dünyada ..., ..., ... gibi firmalara hizmet sunduğu ve 20'ye yakına ülkeye ihracat yaptığı, davacı taraf dilekçesinde bazı suçlamalarda bulunurken uluslararası bir firma olduğundan bahisle müvekkili şirketin Türkiye genelinde ve sonrasında yapmış olduğu ticari yatırımlarla kendisine rakip olmasından rahatsızlık duyduğunu, bu rahatsızlığı dava dilekçelerinde yer alan taklit, kopyalayarak, düşük kalitede, emek ve fikir hırsızlığı ifadeleriyle ortaya konulduğu, bu raf sistemlerinin ilk imalatçısı ve mucidi bir Türk olan ve Amerikada yaşayan ... Firmasının sahibi ... olduğu, bu konuda kısa bir araştarma yapılması halinde bu raf sistemleri hakkında patent ve tasarımlar konusunda ...'in yaptıkları görülebileceği gibi davacı firmanın bir tekel veya patent sahibi olmadığı da görüleceği, dünya geneline bakıldığında bu konuda sektörün lider firmasının da ..., ..., ... olduğu, Türkiye özeline bakıldığında ise ..., ..., ... adlı firmaların sektörün öncü firması olduğu görüleceği, davacı tarafın dilekçesinde şirket kurucuları ve üst düzey yöneticilerinin bir kısmının müvekkili firmada çalıştığını, dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabete neden olacak şekilde davacı şirket ürünlerini ürettiği yazıldığı, söz konusu ifadelerin hiçbirisinin doğru olmadığı gibi ekte sundukları ticaret sicil gazetesinden de görüleceği üzere şirket ortaklarının davacı tarafın iddia ettiği kişilerle aynı olmadığı, müvekkili şirkette çalışanların uzun yıllar önce davacı firmada profesyonel çalışmış olmalarının da haksız rekabet teşkil etmeyeceği, çalışma ve teşebbüs hayatının bir gereği olarak başka bir firmada çalışabileceğinin doğal olacağı, davacı tarafın dava dilekçesinin müvekkili şirket yönünden açılması dikkate alındığında bu yazılan isimlerin davalarının bir bağlantısının olmadığı belli olduğu, davacı tarafın hangi sebeple özellikle 2011 yılında kurulmuş bir şirketten ve özellikle yan yana veya beraber girmiş oldukları çeşitli fuar, ihaleler ve ticari işlerde rahatsızlık ve şikayetleri olmamasına rağmen bir anda 2019 yılında dava açmasının iyi niyetli bir açıklamasının bulunmadığı, davacı tarafın dilekçesi çeşitli görsellerle süslendiği ancak söz konusu görselleri dilekçe ekinde sundukları üzere gerek uluslararası gerekse ülkemizde faaliyet gösteren irili ufaklı şirketlerin internet site ve kataloglarında görüleceği üzere farklı bir tasarımın olmadığı ve anonim bir şekilde kullanıldığı bir gerçek olduğu, davacı tarafın dilekçesinden bazı eklerle tasarımlara ilişkin tescillerden bahsetmiş olsalar da taraflarına gönderilen ve mahkemeye sunulan bir tescillenmiş tasarım olmadığı, davacı firmayı bırakalım davaya konu olan ürünler açısından bildikleri kadarıyla herhangi bir firmanın bu konuda tescillenmiş bir ürünü olmadığı, hem dünya genelinde hem de Türkiye özelinde söz konusu ürünler anonim halini aldığını, davacı tarafın açmış olduğu dava sonrasında gerekli inceleme yapmak açısından araştırmaları neticesinde davacı firmanın bu konuda almış oldukları tek tasarıma ilişkin başvurusunun 1999 yılına ait bu başvuru konusunun da tab25 standart ürün grubunda hiçbir benzerliği olmayan raf önü c etiket taşıyıcı ile ilgili olduğu, ... kayıtlarından da doğrulanabileceği, davacı tarafın ürünleri hiçbir şekilde kopya edilmediği gibi herhangi bir tasarımı da taklit edilerek üretilip satılmadığı, tüm sunulan görsellerde kol, konsol tabiri edilen parçaların birbiriyle benzerlik taşısalar da taklit veya kopya kapsamında değerlendirilmeyecek farklılıkları bulunmadığı, tüm dünyada kullanılan raf sistem ve diğer ekipmanlar birbirlerine az çok benzediği, davacı taraf ... olan bu ürünleri Türkiye genelinde onlarca irili ufaklı, dünyada yüzlerce firma bulunuyorken müvekkili firmaya karşı etik olmayan ifadelerle dava açmasının iyi niyetli bir yaklaşım olmadığı mahkemenin takdirinde olduğu, dava konusu ürünler açısından bir tescilli tasarımı olmadığı farklılıklar içermediği ve müvekkili şirketin bu ürünleri taklit etmediği aşikar olduğu, hiç bir şekilde kabul etmemekle birlikte SMK 692.madde gereğince tescilsiz tasarımların koruma süresi de koruma talep edilmesinden itibaren 3 yıl olduğu, davacı tarafın dilekçesinden de görüleceği üzere herhangi bir tescili bulunmamakla birlikte tescilsiz bir tasarımı bulunsa dahi uzun zaman önce piyasaya sunduğunu ileri sürmesi karşısında SMK'nın ilgili hükümlerinden de yararlanmasının mümkün olmadığı, görseller ve bahsedilen tasarımlar dikkate alındığında bu konunun SMK 56.madde kapsamıyla da değerlendirilmesi halinde birleşik parça olmaları ve ürünler birlikte ayırt edici bir durumda bulunmaması, harc-ı alem bir ürün olması da davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğu ortaya çıkacağı, yapılacak ürünler açısından bilirkişi incelemesinde de davacı tarafın haksız ve mesnetsiz talepleri bulunduğu ortaya çıkacağı gibi gerek usuli itirazlarının zamanaşımı defileleri birlikte değerlendirilmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.█████/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle WIPO Uluslararası Tescil portalında, davacı tarafa ait ... no'lu tescil belgesinin, süresinin █████/2015 tarihinde dolmuş olduğu, tescil yenilemesinin yapılmaığı, geçerli bir tescil belgesinin bulunmadığı, dosya kapsamında ve internet üzerinden yapılan incelemelerde, davacıya ait ürün tasarımına benzer olan ve davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... isimli herhangi bir ürün görselinin tespit edilemediği, davacı tarafından davalıya ait olduğu belirtilen ... isimli ürün parçalarının davacı ürünü parçaları arasında yapılmış olan kıyaslamasında, kıyaslanan ürünlerin bütününü gösteren bir görselin bulunmadığı, bundan dolayı parçaların hangi ürünlerin parçaları olduğunun anlaşılamadığı, davacı tarafından kıyaslanan ürün parçalarının, ürünün bütününe yönelik benzerlik değerlendirmesi yapılabilmesi için yetersiz kaldığı, davalının ticari defter ve belgelerine ulaşma çabalarının sonuçsuz kaldığı, mahkemece ... isimli ürüne ilişkin faaliyet kararını takdir yetkisi ile belirlemeye karar verilmesi halinde ... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılabileceği yönündeki sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.█████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davacı tarafın delil olarak sunduğu ...numaralı tasarımın ... tarihinde tescil edildiği ancak yenilemesinin gerçekleştirilmediği, davacı tarafa ait raf kolu ile davalıya ait raf kolu arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı tarafa ait arka yüzey parçası ile davalıya ait arka yüzey parçası arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı tarafa ait arka yüzey parçası ile davalıya ait arka yüzey parçası arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı tarafa ait raf parçası ile davalıya ait raf parçası arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ayak elemanı ile davalıya ait ayak elemanı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıkları bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait konstrüksiyon elemanı ile davalıya ait konstrüksiyon elemanı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait raf ürünü ile davalıya ait raf ürünü arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.█████/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle mali incelemeye konu ürün tanımının tam olarak belirlenemediği, heyetlerince bütünü oluşturan parçaların bir kısmının farklı, bir kısmının benzer olarak algılandığı, ancak işbu ürünlerin raf parçalarına münhasır eklemeler olduğu, bu sebeple tazminat aşamasına geçilebilmesi için görevin kapsamının ürün bazında belirtilmesi halinde ancak davalı nezdinde ve kayıtlarında tespitler yapılabileceği, dosyanın bu aşamada olmadığı, teknik inceleme ile değerlendirildiğinde ise raf bütününün farklı olarak algılandığı kanaatine varıldığı, benzerlik gösteren kısmi raf elemanlarının ise raf bütünü içindeki payının bilinebilir olmadığı, tazminat tutarının hesaplanamadığı durumlarda TBK 50, 51 md. hükümlerince mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafın delil olarak sunduğu ... numaralı tasarımın ...tarihinde tescil edildiği ancak yenilemesinin gerçekleştirilmediği, davacı tarafa ait raf kolu ile davalıya ait raf kolu arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farkı olarak algılandıkları, davacı tarafa ait arka yüzey parçası ile davalıya ait arka yüzey parçası arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı tarafa ait raf parçası ile davalıya ait raf parçası arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farkı olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ayak elemanı ile davalıya ait ayak elemanı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait konstrüksiyon elemanı ile davalıya ait konstrüksiyon elemanı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait raf ürünü ile davalıya ait raf ürünü arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıkları bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları takdirin mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle benzerlik yönünden yapılan incelemede; davacı ürününe kıyasla davalı ürünü raf birimi, bağlantı detaylarında ayırt edici özelliklerin bulunduğu, davacı ürününe kıyasla, davalı ürünü rafın takıldığı parça kolu, genel görünüm ve bağlantı detaylarında ayırt edici özelliklerin bulunduğu, davacı ürününe kıyasla, davalı ürün rafların taşıyıcı iskeletini oluşturan yapı, genel form ve detaylarda benzerlik bulunduğu, davacı ürününe kıyasla davalı ürünü raf ürününde ayak parçası olarak kullanılan birim, genel görünüm ve detaylarda davacı ürünü ile benzer nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, sonuç olarak davacı tarafa ait ürünün birimleri ayrı ayır ve ürün genel görünümü ile incelenmiş benzerlikle ve farklılıklar tespit edilmiş olup, nihai birleştirilmiş raf ünitesinde farklı olduğu kanaati oluşan raf kolu, raf, arka yüzey birimlerinin, genel görünüm ve detaylarda davacı tasarımına kıyasla ürünün farklı algılanmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, farklılıkların benzerlikten daha fazla olduğu ve bu farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilebilecek nitelikte olduğu kanaatine varıldığından, tescil yönünden yapılan incelemede; davacı taraf, EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi) aracılığıyla Türkiye’ye yaptığı ...başvuru/tescil tarihli ... başvuru numaralı tasarım 16.03.2015 tarihinde yenilenmediği için korumakapsamını kaybetmiş, yenilik ve ayırt ediciliği kalmamış harç-ı alem niteliğinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava
: Haksız rekabetin tespiti ve men'i, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası, haksız rekabet nedeni ile davalı tarafın elde ettiği karın davacıya ödenmesine ilişkindir.Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi
: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre
: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.Marka
: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.Karıştırılma ihtimali
: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNUMadde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlarb) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;e) İş şartlarına uymamak;f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,b) Haksız rekabetin men’ini,c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K. 58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir.SMK hükümleri, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: davacı ürününe kıyasla davalı ürünü raf birimi, bağlantı detaylarında ayırt edici özelliklerin bulunduğu, davacı ürününe kıyasla, davalı ürünü rafın takıldığı parça kolu, genel görünüm ve bağlantı detaylarında ayırt edici özelliklerin bulunduğu, davacı ürününe kıyasla, davalı ürün rafların taşıyıcı iskeletini oluşturan yapı, genel form ve detaylarda benzerlik bulunduğu, davacı ürününe kıyasla davalı ürünü raf ürününde ayak parçası olarak kullanılan birim, genel görünüm ve detaylarda davacı ürünü ile benzer nitelikte olduğu, sonuç olarak davacı tarafa ait ürünün birimleri ayrı ayrı ve ürün genel görünümü ile incelendiğinde benzerlikler ve farklılıklar tespit edilmiş olup, nihai birleştirilmiş raf ünitesinde farklı olduğu kanaati oluşan raf kolu, raf, arka yüzey birimlerinin, genel görünüm ve detaylarda davacı tasarımına kıyasla ürünün farklı algılanmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, farklılıkların benzerlikten daha fazla olduğu ve bu farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilebilecek nitelikte olduğu, WIPO Uluslararası Tescil portalında, davacı tarafa ait 001681933-0001 no'lu tescil belgesinin süresinin █████/2015 tarihinde dolmuş olduğu, tescil yenilemesinin yapılmadığı, geçerli bir tescil belgesinin bulunmadığı, bu hali ile korumakapsamını kaybettiği, yenilik ve ayırt ediciliği kalmadığı ve harc-ı alem niteliğinde olduğu kanaatine varılarak davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 561,22 TL harcın mahsubu ile eksik 188,46 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Maddi Tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafça görevsizlik kararı öncesi ve sonrası yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır