Anahtar kelimeler: Dmt Çinko Cevher Cevheri Madeninde Tanıtan Ton Madencilik Satımdan Kendini

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1- ...
VEKİLİ
: Av....
DAVALI
: 2- ...
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
KARAR YAZIM TARİHİ
: ...
Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalılardan ... Madencilik şirketinin yetkilisi olarak kendini tanıtan diğer davalı ... arasında █████/2024 tarihli Çinko cevheri içerikli 1000 ton DMT çinko hakkında alım satım sözleşmesi kurulduğunu, anlaşmaya göre müvekkiline teslim edilerek çinko madeninde bulunması gereken cevher oranının %9-33,99 ZN aralığı olarak belirlendiğini, karşı tarafın da açıkça belirttiği üzere cevher oranının %15'in altında olmayacağını, eksikler olması halinde bu eksikliğin başkaca madenlerle telafi edileceği hususunda tarafların anlaştığını, müvekkilinin yabancı olması ve aradaki sözleşmede bahsedilen paraların elden tesliminin zor olmasına rağmen kendi üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, ancak sözleşme uyarınca müvekkiline temin edilmesi gereken maden cevherinin müvekkiline vaat edilen cevher oranından düşük çıktığını, müvekkilinin aradaki anlaşma gereği kararlaştırılan 245.000-USD'yi davalıya ödediğini ancak vadedilen kalitede cevherin kendisine teslim edilmediğini, müvekkilinin, kendisini ... şirket yetkilisi olarak tanıtan ve ... ile birlikte hareket eden ... tarafından aldatıldığını ve dolandırıldığını, ...'ın borcunu ikrar ettiğini, bu hususun yazışmalar ile sabit olduğunu, ayrıca ödenen para neticesinde müvekkiline kalitesiz ve ayıplı ürünlerden dolayı zarara uğrattığından bahisle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik mermer satış bedeli olan 245.000,00-USD'nin iadesine, bunun mümkün olmaması halinde çinko cevherinin ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi veya satış bedelinden indirim yapılmasına, bedel iadesinde veya satış bedelinden indirim halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi işletilmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... Madencilik ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı ile müvekkili arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dosya kapsamına imzalı bir sözleşme sunulmadığı gibi bahsi geçen whatsapp konuşmalarının da sunulmadığını, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişinin satımdan doğan ayıp / bedel iadesi gibi seçimlik hakları kullanmasının mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği ayıplı mal ve bedel iadesi taleplerinin kanunda öngörülen süreler içinde ileri sürülmediğini, bu nedenle davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği 245.000-USD üzerinden harç tamamlatılması gerektiğini, eldeki davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının davaya dayanak yaptığı imzasız sözleşmenin tarafları bağlamadığını, temerrüt, muacceliyet ve faiz hususunda gerekli şartların oluşmadığını, neticeten öncelikle usuli itirazları nazara alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı ile müvekkili arasında sipariş ilişkisi kurulduğunu, davacının iddia ettiği ayıplı mal ve bedel iadesi taleplerinin kanunda öngörülen süreler içinde ileri sürülmediğini, bu nedenle davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği 245.000-USD üzerinden harç tamamlatılması gerektiğini, eldeki davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının davaya dayanak yaptığı imzasız sözleşmenin tarafları bağlamadığını, temerrüt, muacceliyet ve faiz hususunda gerekli şartların oluşmadığını, neticeten öncelikle usuli itirazları nazara alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
:
Dava, alacak talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Kayseri Defterdarlığı Gevher Nesibe Vergi Dairesinin █████/2025 tarih ... sayılı yazısında; davacı ...'in herhangi bir vergi kaydının olmadığının bildirildiği, Erciyes Vergi Dairesinin █████/2025 tarih ... sayılı yazısında davalı ...'ın mükellef olmadığı, potansiyel mükellef kaydının (vergi numarasının) mevcut olduğunun bildirildiği görüldü.
Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davacı...ve davalılardan ...'ın 1. sınıf tacir olmadığı ve dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, vergi dairesinin cevabi yazılarına göre davacı Esrafil Alıakbarzadeh'nin ve davalı ...'ın tacir olmadığı, davacının ve davalı asilin tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davalardan olmadığı, TTK'nın 5. maddesindeki 3. grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkememizin görevi alanına girmediği, davalının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, davalı vekillerinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!