Anahtar kelimeler: Yağış Çatısından Sızan İvedilikle Şiddetli Sirayeti Suların Kurtarma Esaskarar Alışveriş

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:...
KARAR NO
: ...
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLLERİ
: Av....
Av....
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
KARAR YAZIM TARİHİ
:...
Mahkememize açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... Sigorta ... A.Ş.'ye ait iş yerinde █████/2024 tarihinde hasar meydana geldiğini, yapılan inceleme ve araştırma sonucu hasarın şiddetli yağış esnasında sigortalı iş yerinin bulunduğu alışveriş merkezinin çatısından sızan suların sirayeti neticesinde oluştuğunun tespit edildiğini, olay sırasında ivedilikle su tahliyesi ve koruma kurtarma çalışmaları yapılmasına rağmen suların 9 farklı noktadan yoğun şekilde gelmesi nedeniyle yaklaşık 30 takım mobilyanın ıslandığını ve zarar gördüğünü, mağazanın asma tavanının çöktüğünü, sigortalı iş yerinde meydana gelen hasara ilişkin hazırlanan ekspertiz raporuna göre müvekkili tarafından karşılanan zararı ... AVM işletmesi ...i Yapı Kooperatifi'ne rücu imkanı bulunduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkili tarafından █████/2025 tarihinde ödenen 134.545,27-TL'lik miktarın rücu edildiğini ancak oluşan zararın tam olarak karşılanmadığını, zararın tazmini için Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalı tarafın yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacının tazminat taleplerinin zaman aşımına uğradığını, eldeki davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, söz konusu yerin müvekkili tarafından yapılmadığını, yapımının TOKİ tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, eldeki davanın TOKİ'ye, ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... Tesisat Sistemleri Ticaret Ltd. Şti.'ye ihbar edilmesini, zararın varlığının tespit edilmediğini, kusur durumu araştırılmaksızın müvekkiline icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sigortalısı olan kiracının meydana gelen zararda kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, olağan dışı hava olayları nedeniyle illiyet bağının kesildiğini ve müvekkilinin kusurundan söz edilemeyeceğini, taşınmazın sigortalı kiracıya kusursuz olarak teslim edildiğini, davacı tarafın süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, meydana gelen zarardan müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, neticeten haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
:
Dava, davacının sigortacısına ait iş yerinde meydana gelen hasardan dolayı kasko poliçesi kapsamında yapılan ödemenin davalı kiraya verene rücu edilmesi hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Eldeki uyuşmazlıkta davacı ... Sigorta A.Ş, █████/2024 tarihinde sigortalısı bulunan dava dışı... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş isimli işyerinde, işyerinin bulunduğu alışveriş merkezinin çatısından sızan suların sirayeti neticesinde hasar meydana geldiğini, bu hasardan dolayı sigortalıya 134.545,27-TL ödeme yaptıklarını, ödenen bu bedelden davalı alışveriş merkezinin sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise cevap dilekçesinde sigortalı ile müvekkili arasında kiracılık ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısının halefi olarak açıldığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarihli ██████████ E. ████████ K. sayılı ilamında; "...Davanın açıldığı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davacının sigortalısının halefi olarak davalıdan rücuen tazminat isteminde bulunduğu, davacının sigortalısı olan şirket ile davalı arasında kira ilişkisi bulunduğu ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta HMK'nun 4/a maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine... karar verilmiş; davacı vekilinin başvurusu ile dosya, temyize konu kararı veren mahkemeye gelmiştir.
Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. Md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun █████/1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. █████/1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir...
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır." gerekçesiyle, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir. (Bknz Ankara BAM 45. HD █████████ Esas, ███████ Karar)
Dava dışı sigortalı ile davalı arasında kira ilişkisi olduğu iddia edilmekte olup sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan eldeki davada, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun █████/1944 tarih E. 37, K. 9, RG. █████/1944 sayılı kararı ve TTK'nın 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir ve göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekir. HMK.'nın 115 ve 138. maddeleri gereği görev konusu kamu düzenini ilgilendirdiğinden, mahkemeler resen araştırmakla yükümlüdür ve mahkememizce davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilmesi mümkündür. Tüm bu hususlar dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!