Anahtar kelimeler: Amerika Birleşik Devletleri Ülkelerde Başta Patent Sınai Sınıflarda İbareli Şekil

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN ARA KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
: █████/2025 (Ara Karar)NUMARASI
: ████████ D.İş - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Tespit (D.İş)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Tedbir talep eden vekili D.İş başvuru dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin Türk Patent nezdinde ... tescil numarası ile ... sınıflarda tescilli "..." markasının sahibi olduğu, müvekkili adına ... sayılı "...", "...", "...", "... şekil", "...", "...", "...", "..." ibareli tescilli markalar mevcut olduğu, ayrıca söz konusu marka, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere çeşitli ülkelerde de tescil edildiği, uzun yıllardır başta ... ve kırtasiye ürünleri olmak üzere ilgili sektörlerde aktif olarak kullanıldığı, müvekkili şirketin tescil ettirdiği marka, sektörde kalite ve güvenin simgesi haline geldiği, müvekkili şirketin bu başarılı faaliyeti nedeniyle markası müteaddit defa tecavüz girişimlerine maruz kaldığı, karşı tarafın eylemleri de bu tecavüzlerden birisi olduğu, karşı tarafın ithal ettiği ürünler, 6769 sayılı SMK uyarınca müvekkili marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, işbu delil tespiti ve ihtiyati tedbir taleplerine konu olayda, "Mithatpaşa Mah. ... Cad. No:... ... Eyüpsultan/İstanbul" adresinde faaliyet gösteren karşı taraf, müvekkilinin izni veya onayı olmaksızın, "..." ibareli marka adı altında ürünleri ithal edip, piyasaya sürdüğü tespit edildiği, müvekkiline ait markalar ile karşı tarafın kullandığı "..." isimli işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet derecesinde benzerlik, yani iltibas mevcut olduğu, müvekkili şirkete ait olan markalar birden fazla işaretten oluştuğu, bu işaretlerden biri sözcükler, diğeri ise şekil olduğu, bununla birlikte müvekkiline ait markaların esaslı unsuru "..." kelimesi olduğu, geri kalan sözcük ve şekiller esas unsuruna bağlı olarak kullanılan işaretler olduğu, karşı tarafın kullandığı işaret "..." sözcük+şekil kombinasyondan oluştuğu, bu işaretin de esaslı unsuru "..." kelimesi olduğu, nitekim hem doktrin hem uygulamaya göre, sözcük ve şekilden oluşan marka işaretlerinde, kural olarak sözcük kısmı şekle oranla genel görünümü daha fazla etkilediğini, karşı tarafın pazarladığı "..." işareti ise müvekkiline ait seri markaların devamı izlenimi doğurduğu, müvekkili şirketin seri marka oluşturma geleneği dikkate alındığında, tüketici tarafından işaretlerin aynı işletmeye ait seri markalar olduğunun ya da işletmeler arasında idari, ekonomik bir bağlantı bulunduğunun düşünülmesinin mümkün olduğu, iltibas değerlendirilmesinde, tescil edilen markalardaki mal ve hizmetlerin hitap edilen tüketici kitlesi dikkate alındığı malumu olduğu, ortalama tüketicinin yaşı, eğitim seviyesi, dikkat düzeyi dikkate alındığı, müvekkiline ait marka ile karşı tarafın pazarladığı ürünlerin hedef kitlesini ise çoğunlukla aynı yaş grubundaki kişiler oluşturduğunu, karşı tarafın işbu fiilleri, SMK'nın 7. ve 29. maddelerine aykırı olup marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, delil tespiti talebinin kabulü ile "Mithatpaşa Mah. ... Cad. No:... ... Eyüpsultan/İstanbul" adresinde bulunan işyerinde karşı tarafa tebligat yapılmadan keşif yapılarak, bilirkişi incelemesi yapılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulü ile karşı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin SMK'nın 159.maddesi uyarınca durdurulmasına, ithal edilen tecavüze konu ürünlere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların imha edilmesine karar verilmesini iddia, beyan ve talep etmiştir. İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince █████/2025 tarihli ████████ D.İş ████████ K. Sayılı Değişik İş kararından özetle; "...İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN BİLİRKİŞİ RAPORU İBRAZ EDİLDİKTEN SONRA DEĞERLENDİRİLMESİNE, " karar verilmiştir.İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince █████/2025 tarihli ara kararı ile; "...ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, Tedbir talep eden vekilinin bilirkişi raporuna itirazının REDDİNE, tedbir talep eden vekilinin bilirkişi raporuna itirazının esas dava açıldığı takdirde çekişmeli yargı kurallarına göre incelenmesine," karar verilmiştir.Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Hakimin bilirkişi raporu ile bağlı olmadığını, “...” ve “...” ibareleri arasında iltibas bulunduğunu, diğer dosyalarda düzenlenen bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, bu itibarla, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için aranan yaklaşık ispat şartının oluştuğunu,-Bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, mahallinde incelenen ürünlerden bir kısmında ''...'' etiketi bulunduğu, bir kısmında ise bulunmadığı ifade edilerek değerlendirme yapmaktan imtina edildiğini, Mahalde bulunan ürünlerin bir kısmında ''...'' etiketinin bulunmaması, söz konusu ürünlerin depo alanında yer alması ve henüz piyasaya arz edilmemiş olmalarından kaynaklandığını düşündüklerini, başvuru yapılırken numune olarak sunulan ve piyasaya fiilen arz edilen tüm ürünlerin üzerine ... etiketi basıldığını, depodaki söz konusu ürünlerin, üretim süreci devam eden ve henüz ambalajlama/etiketleme aşamasına geçmemiş mallar olduğunu, her halükarda mahalde ''...'' etiketli ürünler de bulunduğunu ve incelemenin bu ürünler ve taraflarınca sunulan numuneler üzerinden yapılması gerektiğini, Bilirkişi tarafından mahalde bulunan ve sundukları oyuncakların ''etiketin tam olarak okunmaması'' bahanesi ile incelenmediğini, fakat etiket üzerinde ... yazdığı açık olduğunu,-Raporda, mahallinde inceleme yapılan iki anahtarlık üzerinde ''...'' etiketi bulunduğunu belirtildiğini, aynı ürünlerin taraflarınca dava açılmadan önce zaten dosyaya numune olarak sunulduğunu, bu durumun ürünlerde kullanılan ''...'' ibaresinin sürekliliğini, karşı tarafın ''...'' şeklinde kullanımının ticari kullanımının gerçek ve yaygın olduğunu ortaya koyduğunu,-''...'' ve ''...'' arasında açık iltibas olduğunu, bilirkişi raporu bu konuda yeterli teknik analiz içermediğini, Müvekkiline ait ... markası ile karşı tarafın ... ibaresinin fonetik, görsel ve işitsel olarak çok yüksek benzerlik taşıdığını, karşı tarafın, müvekkilinin markasına ''...'' ön eki eklenmiş bir varyasyon oluşturarak markanın ayırt ediciliğini zayıflattığını ve ticari itibarını kullanarak haksız rekabet yarattığını, özellikle ana hedef kitle çocuklar ve genç tüketiciler olduğundan, ortalama tüketicinin algısı düşük dikkat seviyesinde olup karıştırılma ihtimali daha da arttığını, bu derece benzer işaretlerin aynı tür ürünlerde kullanılmasının karıştırılma ihtimalinin doğduğunu göstermeye fazlasıyla yeterli olduğunu, -Depoda bulunan malların stoklama aşamasındaki ürünler olduğunu, ticari rutinde etiketleme çoğu zaman sevkiyat öncesinde yapıldığını, depo adresi, nihai satış noktası olmadığı için etiketleme sürecinin tamamlanmamış olmasının olağan olduğunu, piyasaya verilen ürünlerde düzenli olarak ... etiketi kullanıldığını, taraflarınca sunulan numuneler ve yine mahalde bulunan etiketli ürünler bir bütün olarak değerlendirilerek iltibas incelemesi yapılması gerektiğini, Bilirkişi raporunda numuneler ve mahalde bulunan ... etiketli ürünler ile ilgili hiçbir inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu, Müvekkilinin marka kullanımının süresi, yaygınlığı ve bilinirliği incelenmediğini,-İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ████████ D.İş sayılı dosyasında ve Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı düzenlenen bilirkişi raporunda, “...” ibaresi ile müvekkilinin “...” markası arasında iltibas incelemesi yapıldığını; markalar arasında, orta düzeydeki tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varıldığını ve bu kapsamda tedbir taleplerinin kabulüne karar verildiğini, Bilirkişinin emsal olarak sunulan bu raporla ilgili de bir değerlendirme yapmadığını, raporda, "..." ve "..." ibarelerini içeren işaretlere ilişkin olarak ; "Tespit Talep Edenin ... tescil nolu markalarının 16.sınıfta yer alan “ Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler.” 28. Sınıfta yer alan “Oyunlar ve oyuncaklar” emtialarında tescil edilmiş olduğu, Karşı tarafın yukarıdaki kullanımlarının da aynı emtialarda olduğu, karşı tarafın kullanımlarının Tespit Talep edenin tescilli markaları ile orta düzeyde tüketiciler nezdinde karıştırmaya neden olabileceği" görüş ve kanaatine varıldığını,-İnternet üzerinden ... ... ismi ile ... ibaresi ile mahalde bulunan oyuncakların satışı yapıldığını, dosya kapsamındaki bilgilere ek olarak, internet ortamında ''... ...'' ismi ile birlikte ... ibaresi kullanılarak mahallinde incelemesi yapılan ürünlerin satışa sunulduğu açıkça görüldüğünü, bilirkişinin depo mahallindeki etiketsiz ürünlere ilişkin eksik değerlendirmelerini tamamen geçersiz kıldığını, internet üzerinde ''... ...'' adı altında yapılan satış ilanlarında, aynen mahallinde görülen hayvan figürlü anahtarlıkların ... markasıyla birlikte halka arz edildiğinin görüldüğünü, dolayısıyla, bilirkişinin ''etiketsiz iki ürün bulundu, onlar da ne yazdığı tam olarak okunmuyor'' şeklinde ucu açık ve afaki yorumu fiili duruma, internet satış kayıtlarına ve ticari gerçekliğe aykırı olduğunu, internet satışları, ürünün piyasaya sunuluş şeklinin en doğrudan ve en güncel delili olduğunu, piyasaya fiilen arz edilmiş ürünlerin tamamının ... ibaresiyle satışa sunulduğu kesin şekilde anlaşıldığını, bu nedenlerle İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ████████ D.İş dosyasında verilen 26.11.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporunun yeterli ve kanaat kurmaya elverişli olduğunu, karşı taraf markası ile müvekkili ürünlerinin hiçbir benzerliği bulunmadığını ve müvekkilinin karşı taraf marka haklarına tecavüz teşkil eden herhangi bir kullanımı bulunmadığını ve iş bu hususun müvekkili iş yerine gelinerek yapılan tespit neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, bilirkişi tarafından etiketli ürünler gerektiği gibi incelenmiş olup bu kapsamda herhangi bir eksiklik bulunmadığını, karşı taraf istinaf dilekçesinde, sanki mahallindeki ürünler eksik incelenmiş gibi bir itibar yaratmaya çalışsa da, bu iddialarının hem inceleme konusu ile ilgisi yoktur, hem de hem de gerçek dışı olduğunu, müvekkili iş yerinde yapılan incelemede, depo dahil iş yerinin tamamı karşı taraf avukatı ve bilirkişi ile eşliğinde incelendiğini ve raporda, karşı tarafın sunduğu hem ürün numuneleri ve hem de depoda bulunan etiketi Karşı taraf iddiası marka benzerliği ve raporda etiketli ve herhangi bir marka içermeyen etiketsiz ürünler tespit edildiğini ve hepsi fotoğraflandığını, etiketsiz ürünler yönünden, herhangi bir marka bulunmadığı bariz olup, olmayan bir marka/etiketin karşı tarafın iddia ettiği üzere, “nasıl farklı bir incelemeye tabi tutulacağı” veya “bu ürünlere de aslında etiket basılma ihtimali vardır” gibi bir varsayımla nasıl bir inceleme yapılabileceği anlaşılamadığını, etiketli ürünlerde yer alan kullanımlar ve karşı tarafın sunduğu numuneler ile karşı taraf markası da karşılaştırıldığını, bu itibarla raporda herhangi bir eksik inceleme bulunmadığını, tam aksine ürün etiketleri incelendiğini ve kullanımın karşı taraf markasını içermediği/benzer bir kullanım bulunmadığı açıkça tespit edildiğini, karşı tarafa ait ... markası ile ... markalı ürünler karşılaştırıldığında, — hiçbir benzerliğin bulunmadığı/ farklı sınıflarda bulundukları/iltibas oluşmadığı açıkça görülmekte olup, bu husus bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, keza karşı tarafın markasal benzerlik iddiasına konu ... oyuncakları tüm dünya genelinde son dönemin en popüler oyuncağı olup, bu kapsamda ... markası dünya genelinde tanınmış nitelikte ve yüksek tanınırlık arz eden işbu ürünlerin marka karar kriterleri kapsamında bu yönü ile de karşı taraf markası ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve ün olarak değerlendirildiğine markalar arası bir iltibas bulunmadığı, istinaf talebinin gerektiğini, tespite konu marka ... ile karşı taraf ... markası karşılaştırıldığında görsel ve işitsel olarak hiçbir benzerlik içermedikleri, her iki markanın da kelime ve şekil unsurundan oluştuğu ve kelime ve şekillerin tamamen farklı olduğu, müvekkili markasında, ... karakteri olan ürünlerin şekli niteliğindeki, pembe renkli bir araba içinde 3 adet yeşil, mavi ve kırmızı postlu ... ... figürü ve arka planda kelime — unsurundan oluştuğu, karşı taraf markasında ise, siyah renkli ... kelimesi üst kısmında yer alan kırmızı bir kelebek şeklinin bulunduğu, karşı taraf ... markasının kelime unsuruna bakıldığında tekrar içeren ve ayırt ediliği olmayan iki heceden oluştuğu görülmekte olup, ... markasının ise kelime olarak tamamen farklı ve ayırt edici nitelikte olduğu görüldüğünü, kavramsal açıdan bakıldığında ise de, yine markaların tamamen farklı oldukları; ... nun özel bir isim olarak, ... lu illüstrasyon sanatçı ...'in karakter serisinde yer alan bir karakterin adı olduğu ve özel anlamlı tanınmış nitelikte bir ibare olmakla tamamen ayırt edici olduğu, Bubunun ise bununla hiçbir alakası olmayan, anlam da içermeyen bir ibare olduğu bu yönden de kavramsal olarak tamamen farklı oldukları, iltibas teşkil etmediklerini, müvekkili ürünleri ile karşı markasının mal ve hizmet sınıfları birbirinden farklı olduğunu, Müvekkili ürünü 28. emtia sınıfına ( Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar.Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar.Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları.) ilişkin olup, karşı taraf 2021 192935 numaralı markası █████/█████/█████/█████/█████/█████/ sınıflarındadır.. Bu kapsamda markalar emtialar yönünden, zaten tamamen farklı olmaları nedeni ile de karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili ürün markasının Dünya genelinde tanınmış olması ve uzun yıllardır kullanımla ayırt edicilik kazanması kapsamında, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ... oyuncakları ve markasının Dünya ve ülkemiz genelinde elde ettiği yüksek tanınmışlık çerçevesinde markalar arası karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili ürün markası ile karşı taraf marka arasında hiçbir benzerlik bütün itibarı ile karşılaştırıldığında karıştırılma ihtimali olmadığını, Karşı taraf dosyaya bir takım bilirkişi raporları sunarak, markaların benzer olduğunu iddia etse de, söz konusu raporlar incelendiğinde dava konusu kullanıma ilişkin olmadıkları, farklı kullanımlara ilişkin olduğu ve bu incelemelerin işbu dosyada kullanımı ve uygulanabilirliği bulunmadığını, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep; SMK'nın 159. ve HMK 389 vd. maddelerine dayalı olarak marka ve tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından yaklaşık ispatın oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, talep eden vekili tarafından dilekçesi ekinde sunulan noter tespit tutanağı, uzman görüşü kapsamında haklarının ihlali yönünden yaklaşık ispat koşullarını sağladığını ileri sürdüğü iddiası ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Mahkeme kararı doğrultusunda █████/2025 tarihinde tespit mahalline gidildiği, mahalde ...'in hazır bulunduğu, mahalde yapılan incelemeler sonucunda 21 adet anahtarlık emtiasının fotoğraflandığı, ...'in söz alarak; "... bizim müşterimizdir. Ürün alır satarız. Hatta bizde kendisine ait ürünler de vardır. Bu ürünleri bilirkişi ile paylaşıyorum. "..." dünyaca ünlü ... adına tescilli tanınmış markadır. "..." ile ilgisi yoktur. Markasal görsel olarak da farklıdır. Karar gereği 3 adet ürünü numune olarak bilirkişiye teslim ediyorum. Tespit adresi doğrudur." dediği, tespit talep eden vekili Av. ...'ın söz alarak; "Adreste faaliyet gösteren taraf, müvekkilin izni olmadan "..." ibareli markalı ürünleri ithal alıp piyasaya sürmektedir." Markalar arası benzerlik mevcuttur. ...'nun ... adına tescilli olduğu iddiası doğru değildir." dediği, bu iddialar üzerine söz alan ...'in; "İthalat iddiasını ve benzerlik iddiasını kabul etmiyoruz." dediği, tespit mahallindeki ürünler incelendiğinde bir kısım üründe etiketin yer almadığı bazı ürünlerde ise etiketin bulunduğu, anahtarlıklarda yer alan etiket incelendiğinde; pembe renkli arabanın üzerindeki anahtarlıklarda olduğu gibi üç hayvan figürünün yer aldığı ancak söz konusu etikette yer alan yazının , mavi renkli hayvan figürünün kulaklarının yazıyı kapatması nedeniyle okunmaya elverişli olmadığı ve ilgili ürün üzerinde tespit talep eden yan markasını aynen ihtiva eden herhangi bir kullanımla da karşılaşılmadığı, taraflarınca yapılan incelemeler sonucunda tespit mahallinde dava dilekçesi ekinde sunulan ürünler tespit edildiği ancak ilgili ürünlerin bir kısmının etiketsiz olduğu, etiketli olan bir kısım ürün üzerinde ise yazan ibarelerin net olarak okunamadığı, ürünler üzerinde tespit talep eden yan adına tescilli markaların birebir bulunmadığı ancak ürün etiketlerindeki kullanımların tespit talep eden yan markası ile iltibas yaratıp yaratmadığının değerlendirmesinin her hal ve şartta yargılaması ile nihayete kavuşturulabileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sınai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda █████/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Dosya kapsamına göre , davalının iş yerindeki ürünler incelendiğinde bir kısım üründe etiketin yer almadığı bazı ürünlerde ise etiketin bulunduğu, anahtarlıklarda yer alan etiket incelendiğinde; pembe renkli arabanın üzerindeki anahtarlıklarda olduğu gibi üç hayvan figürünün yer aldığı ancak söz konusu etikette yer alan yazının, mavi renkli hayvan figürünün kulaklarının yazıyı kapatması nedeniyle okunmaya elverişli olmadığı ve ilgili ürün üzerinde tespit talep eden yan markasını aynen ihtiva eden herhangi bir kullanımla da karşılaşılmadığı, taraflarınca yapılan incelemeler sonucunda tespit mahallinde dava dilekçesi ekinde sunulan ürünler tespit edildiği ancak ilgili ürünlerin bir kısmının etiketsiz olduğu, etiketli olan bir kısım ürün üzerinde ise yazan ibarelerin net olarak okunamadığı, ürünler üzerinde tespit talep eden yan adına tescilli markaların birebir bulunmadığı ancak ürün etiketlerindeki kullanımların tespit talep eden yan markası ile iltibas yaratıp yaratmadığının ayrı bir inceleme gerektirdiği belirtilmiş olup, ürünlerin fotoğraflanarak incelendiği, etiketsiz ürünler yönünden, herhangi bir marka bulunmadığından bu konuda değerlendirme yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, etiketli 2 üründe ise "..." ibaresi bulunduğu, benzerlik ve iltibas hususlarının yargılama gerektirdiği, bununla birlikte davalının tanınmış marka iddiasının da değerlendirilmesi gerektiği, sunulu benzer nitelikteki raporların her dosyanın farklı bir kullanıma ilişkin olabileceğinden değerlendirmeye alınmamasında aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla bu aşamada marka hakkına tecavüz iddiasının yaklaşık ispatına elverişli delil bulunmadığı, tedbire ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında mevcut delil durumuna göre yasal şartları oluşmayan tedbir talebinin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ D.İş, sayılı ara kararına karşı Talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın talep eden taraftan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.