Anahtar kelimeler: Finans Bedelli Usd Diş Anadolu İhtiyati Haciz Mirasçılık Özetle Adet

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: █████████ D.İş - █████████ KararTARİH
: █████/2025 (Ek Karar Tarihi)DAVA
: İhtiyati Haciz (Finans)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, mirasçılık belgesi, 7 adet Kredi Çerçeve Sözleşmesi (█████/2022 tarihli 800.000.000 TL bedelli, █████/2023 tarihli 1.600.000.000 TL bedelli, █████/2020 tarihli 75.000.000,00 TL bedelli, █████/2021 tarihli 400.000.000,00 TL bedelli, █████/2019 tarihli 25.000.000,00 TL bedelli, █████/2018 tarihli 30.000.000,00 USD bedelli, █████/2021 tarihli 50.000.000,00 USD bedelli,) ....Noterliği’nin .../███████ Tarih ... yevmiye no’lu ihtarnamesine istinaden 2.589.051.763,47-TL nakit, 63.250,00-TL gayri nakit alacaklı olduğunu vadesinde borçluların borçlarını ödemediğini, borçlunun borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin █████/2025 tarihli kararı ile;"1-Alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜ ile,a)-İhtiyati haciz isteyenin, borçlular hakkındaki 2.589.051.763,47-TL nakit ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabulü ile; İ.İ.K'nın 257. maddesi gereğince yukarıda yazılı alacak miktarı kadar borçlunun gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE,b) 63.250,00- TL gayrinakit yönünden ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından REDDİNE, " karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ...., .....vekili itiraz dilekçesinde özetle, borçlunun yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kefaletin şekil şartlarına uygun olmadığını, kefaletin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, ihtiyati haciz kararı tebliğ edilmeden takibe geçildiğini, ...A.Ş tarafından ipotek verildiğini öncelikli olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması gerektiğini, faizin fahiş nitelikte olduğunu belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ...... vekili itiraz dilekçesinde özetle; borçlunun yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ...A.Ş tarafından ipotek verildiğini öncelikli olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması gerektiğini, kefaletin şekil şartlarına uygun olmadığını, belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 (Ek Karar Tarihi) tarih ve 2025/..... D.İş - 2025/.... Karar sayılı kararı ile: " Borçlular vekili borcun ipotekle temin edildiğini ileri sürmüş ve ipotek ile temin edilen ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini öncelikli olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması gerektiğini iddia etmişlerse de ipotek verenin borçlular dışındaki diğer üçüncü kişi olması nedeniyle mahkememizce ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olmadığı, Borçluların yetki itirazı yönünden ise, borcun esası .......'den kaynaklı alacak olduğu, İİK'nun 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK'nun 10. maddesine göre; sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, sözleşmenin ifa yerinin TBK'nun 89. maddesinde düzenlendiği, buna göre, öncelikle borcun ifa yeri tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği, bu yönde taraflar arasında bir anlaşma olduğunun tespit edilmediği, bu kapsamda taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığından, para borçlarında, borç alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödeneceği, bu durumda, olaya uygulanması gereken TBK.nun 89. maddesine göre, alacaklı olan bankanın mahkememiz yargı çevresindeki kendi ikametgahı mahkemesi olan mahkememizden ihtiyati haciz kararı istemesinin mevzuata uygun olduğu,Kefaletin geçersizliği itirazları bakımından ise, kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu, bir borca rızai olarak kanundaki özel şekil şartları yerine getirilerek verilen kefalet genel işlem şartı niteliğinde olmadığı, Diğer itirazlar yönünden ise, ihtiyati haciz kararının tebliğ edilmesi sonra takibe geçileceği yönünden kanuni bir düzenleme bulunmaması ve yine faizin fahiş olup olmadığı itirazlarının ise esas yargılamada dinlenebilecek nitelikte itiraz olduğu anlaşılmakla, ihtiyati hacze itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına itirazların yerinde olmadığı anlaşıldığından, itirazların reddine karar verilmiştir. " gerekçesi ile,"1-İhtiyati haciz kararının ayrı ayrı reddine, "karar verilmiş ve karara karşı borçlular ..., ...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İtiraz edenler ..., ...vekili istinaf dilekçesinde özetle, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını; mahkemenin eksik inceleme ile hatalı karar verdiğini,İhtiyati haciz talep eden bankanın alacağının, dava dışı ...A.ş. tarafından rehinle temin edilmiş bir alacak olduğunu, yerel mahkemenin, söz konusu alacağın rehinle temin edilmiş olan alacak vasfında olmasına rağmen, talep eden banka lehine ihtiyati haciz kararı vermesi ve yapılan itirazları reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu borç için dava dışı ...A.Ş., bünyesinde bulunan taşınmazlar üzerinde borç miktarının %300 oranında olacak şekilde alacaklı banka lehine rehin hakkı tesis ettiğini, alacaklı bankanın, söz konusu taşınmazların satılması için ........ İcra Dairesi'nin ..... E. Numaralı dosyası ile söz konusu ipotekli taşınmazların satılması için takibe giriştiğini, söz konusu dosyada dava dışı şirketin taşınmazları için kıymet takdiri yapıldığını; söz konusu kıymet takdirlerine yapılan itiraz davalarının halen daha derdest olduğunu, alacağın %300 oranında ipotek teminatının mevcudiyetine rağmen, ihtiyati haciz kararı veren yerel mahkemenin, alacağı teminat altına alan mevcut güvenceleri dikkate alması ve müdahalenin ölçülülüğünü değerlendirmesi gerektiğini, özellikle borcun kuvvetli bir ayni teminatla—örneğin ipotekle—korunduğu durumlarda, kefil gibi şahsi sorumlular aleyhine ihtiyati haciz uygulanmasının ancak rehinle karşılanamayacak kısım bakımından haklı görülebilece ğini; aksi halde, borcu karşılamaya elverişli bir teminat mevcutken daha ağır bir koruma tedbirine başvurulmasının, hem İİK m. 257’nin amacına hem de ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil edeceğini ( İstanbul BAM 21. HD. ████████ E., █████████ K., 01.11.2019 T.), alacaklı bankanın .........İcra Dairesi'nin ... E. Numaralı dosyasında taşınmazlar hakkında kesin haciz isteme ve satış talep etme hakları mevcutken ihtiyati haciz talep etmesinde hukuki yarar da bulunmadığını, Söz konusu kefaletlerin nitelikli yazılılık şartına aykırı olarak düzenlendiğini, alacaklı konumundaki bankanın, standart formlar doldurtmak yerine kefalet beyanlarını tamamen kefilin el yazısıyla alması gerektiğini, bu şartlara uyulmaksızın verilen kefalet beyanlarının, geçerlilik şartlarını sağlanmadığından kesin olarak hükümsüz olduğunu, bu nedenle, yeterli inceleme yapılmadan ve şekil şartlarına aykırı şekilde alınmış kefalet beyanlarına dayanılarak verilen ihtiyati haciz kararlarının hukuka aykırı olduğunu; Yerel mahkemenin genel işlem koşuluna ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, mahkeme, bankanın kredi sözleşmelerine yerleştirdiği kefalet hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığını, bu koşulların TBK m. 20–21 çerçevesinde “yazılmamış sayılma” yaptırımına tabi tutulması gerekip gerekmediğini hiç değerlendirmediğini, oysa müvekkillere dayatılan standart bankacılık sözleşmelerinin müzakereye kapalı tip sözleşme niteliğinde olup, kefalet beyanı ile birlikte, uygulaması genel işlem koşulu olarak sayılabilecek nitelikte olduğunu,Aynı şekilde mahkeme, ihtiyati haczin usulüne uygun bir takibe dayanmadan, tebligat yapılmaksızın ve takip belgeleri dosyada yokken uygulanmış olmasını da irdelemediğini; bu temel usulsüzlüklerin hiçbirinin karar gerekçesinde yer almadığını; bu nedenle hükmün, hem şekil şartlarına hem de icra hukuku kurallarına dair hayati incelemelerin yapılmaması nedeniyle açıkça sakat olduğunu, Döviz borçlarının tamamının asıl borçlu dava dışı ...A.ş. tarafından ödendiğini, dava dışı şirketin, ekli resmi muhasebe kayıtları olan banka-kredi muavin dökümlerinden de görüleceği üzere, yabancı para borçlarının tamamını, 2023 yılı Nisan ayında ferileriyle birlikte 535.454.182,47 TL olarak alacaklı bankaya ödemek suretiyle tamamını kapattığını; bu itibarla, dosyaya sunulmuş olan dövizli kredi sözleşmelerine dayanılarak verilen ihtiyati haciz kararı hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Söz konusu faizin fahiş olarak hesaplandığını, alacaklı bankanın, ihtiyati haciz kararını takibe koyarken hiçbir sözleşmesel dayanak göstermeksizin %97,5 gibi olağanüstü ve kabul edilemez bir temerrüt faizi uyguladığını; üstelik haciz talebinde faiz oranının dahi belirtilmediğini; bu durumun, sözleşmenin yorumuna ilişkin TBK m. 23 ve içerik denetimini düzenleyen TBK m. 25 hükümleri karşısında kesinlikle geçerlilik kazanamayacak bir uygulama olduğunu; karşı tarafın aleyhine ağırlaştırıcı nitelikteki bu tür hükümlerin, kanun gereği ya dar yorumlanır ya da tamamen hükümsüz sayılacağını, somut olayda herhangi bir oran kararlaştırılmadan %97,5 temerrüt faizi dayatılmasının, hem 3095 sayılı Kanun’a hem de hukukun genel ilkelerine açıkça aykırı olduğunu;İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle istinaf incelemesi sonunda yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasına, yargıla ma giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğan nakdi ve gayrınakdi kredi alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece istemin nakdi alacak yönünden kabulüne karar verilmiş, karara karşı aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler tarafından yapılan itiraz ise ek karar ile reddedilmiştir. İtiraz edenler ... ve ...vekili tarafından ek karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez deliller, genel kredi ve kefalet sözleşmesi, kat ihtarı ve tebliğ şerhi, hesap ekstresi, ipotek resmi senedi kapsamından, ihtiyati haciz talep eden bankanın itiraz edenlerden muaccel ve rehinle temin edilmemiş 2.589.051.763,47-TL alacağının varlığı hususunda İİK'nun 257/1 ve 258 maddeleri kapsamında yaklaşık düzeyde ispat koşulunun sağlandığı, itiraz edenlerin hem müteselsil kefil sıfatlarının bulunduğu ve ipoteğin kefillerin kefaletten doğan borçlarını teminat altına almadığı, alacağın miktarına, takipte talep edilen faiz oranının fahiş olduğuna ve kefalet sözleşmesinin genel işlem koşulu teşkil ettiğine ilişkin ileri sürülen itirazların, İİK'nun 265 maddesinde düzenlenen tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadıkları, ihtiyati haciz yargılamasında değerlendirilemeye cekleri, ancak esas yargılamanın konusunu teşkil edebilecekleri, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere ihtiyati haciz kararının infazı için aleyhine ihtiyati haciz kararı verilenlere kararın tebliği zorunluluğu bulunmadığı gibi, ihtiyati haciz kararının infazı aşamasına ilişkin olarak ileri sürülen by itirazın da İİK 265 maddesi kapsamında ileri sürülemeyeceği, ilk derece mahkemesince gerekçesi açıklanarak verilen itirazın reddine dair karar da usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından itiraz edenlerin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati hacze itiraz edenlerin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin ihtiyati hacze itiraz edenlerden tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.