Anahtar kelimeler: Davcıların Oyalandığını Erdikten İmzaya Yıllar Şahsi İmzaladığını Borca Usd Uzun

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların uzun yıllar birlikte şirket ortaklığı yaptıklarını, şirket ortaklığı sona erdikten sonra yapılan hesaplaşma neticesinde davalının davacılara şahsi olarak 125.000,00-USD borçlu olduğunu kabul ederek, taahhüt imzaladığını, borcun uzun yıllar ödenmediğini ve davcıların oyalandığını, davalı aleyhine başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini, imzaya itiraz edilmeden borca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların daha önce dava dışı ... Şirketi ortağı olduklarını, ancak █████/2008 tarihinde paylarını ve şirketi üçüncü kişilere devrettiklerini, █████/2008 tarihli sözleşme ile alacak borç durumunun tespit edildiği, davacıların dava dilekçesinde ortaklığın tasfiyesi neticesinde yapılan hesaplaşma sonucu davalının davacılara borçlu olduğunu ileri sürmüş iseler de dayanak belgedeki imzayı kabul etmediklerini, imza davalıya ait çıksa dahi █████/2008 tarihli sözleşmeye göre davacıların davalıdan tasfiye sonrası alacakları bulunmadığı gibi, aslında davacıların davalıya borçlu olduklarını, bu hususun İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile de tespit edildiğini, bu durumda davacıların davalının bir şekilde açığa atmış olduğu imzayı kötüye kullanarak, davalı rızası hilafına belgeyi doldurmuş olduklarının ispat edildiğini, davacılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, dayanak belge 2011 tarihli olmasına rağmen, davacıların davalının kendi ilama dayalı alacağını takibe koymasından, davacılardan ... hakkında şirketle ilgili başka bir eyleminden ötürü evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesinden sonra başlatıldığını, davacıların, dayanak belgenin yazı kısmında da tahrifat olduğunu, hem yazı hem imza incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet mahkemece alacağın varlığına hükmedilecek ise İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esassayılı dosyası ile hüküm altına alınan davalı alacağının mahsubu gerektiğini, yine İstanbul 7 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında dava dışı ... Şirketi tarafından, bu şirketin ön sözleşme yaptığı üçüncü kişilere ön sözleşmenin haksız feshinden ötürü tazminat davası açılmış olduğunu, bu dosyanın davalılarınca dosyaya davacı ... imzasını taşıyan bir ibraname sunulduğunu, ibranamede ... ve ...'in alacaklarına mahsuben ...'a 350.000,00-TL ödeme yapıldığının yazılı olduğunu, bu belge ve altındaki imza doğru ise, ...'un tahsil ettiği tutarı ...'e ödemediğini, bu dosyadaki belge gerçek ise davalı ...'e ödenmesi gerekirken ödenmeyen tutarın da iş bu davaya konu alacaktan mahsubunu talep ettiklerini, takipte işletilen faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini, davacıların davalıyı temerrüde düşürmediklerini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; davacının davalı aleyhine █████/2011 tarihli adi yazılı belgeye dayalı olarak gereği alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe yasal sürede itiraz ettiği ve duran takibe yönelik itirazın iptali için bir yıllık hak düşürücü sürede dava açıldığı, mahkemenin █████/2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalının kararı istinaf ettiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ E, ████████ K sayılı kararıyla kararı ile istinaf başvurusunun kabul edildiği, kararın kaldırıldığı, kaldırma ilamı sonrası dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yargılama devam olunduğu, istinaf ilamında belirtilen soruşturma dosyasının celbedildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ soruşturma sayılı dosyası ile istinaf ilamında bahsedilen dosyanın birleştirildiği ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ soruşturma nolu dosyasında eldeki davanın davacıları olan şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapmaya yer olmadığına karar verildiği; karara yapılan itirazın İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin █████/2019 tarih ve 2019/.. D.iş sayılı kararla, itirazın reddine dair kesin karar verilerek kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu nedenle anılan soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek kalmadığı, istinaf ilamında bahsi geçen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasının celbedildiği, bu dosyasa tarafların ortak olduğu dava dışı şirket paylarının, 3.kişilere devri nedeniyle, ...'a ödenen devir bedelinden, ... payına düşen miktarın tahsiline karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı dosyasından alacağın tahsil edildiğinin anlaşıldığı, istinaf ilamında, davacıların ceza soruşturma dosyasındaki ifadelerinde belirttikleri ...'ten olan alacaklarının, dava konusu █████/2011 tarihli dava konusu yazılı belgedeki alacakla ilgisi olup olmadığının tartışılmaması eksiklik olarak belirtilmiş ise de; taraflar arasında şirket ortaklığından kalma önceye dayalı alacak-borç ilişkisinin bulunması; İstanbul 13. ATM'nin ████████ E sayılı dosyasında ise bu ilişkinin tamamına ilişkin bir yargılama yapılmayarak, sadece şirket pay devrindeki tarafların pay bedellerinin ödenmesine ilişkin değerlendirme yapılarak karar verilmiş olması nedeniyle, davaya ve takibe dayanak █████/2011 tarihli belgedeki alacağın, savcılık dosyasındaki ifadelerde geçen alacaktan ayrı ve bağımsız başka bir alacak (borç) olarak değerlendirildiği, bu konudaki davacı iddialarının aksinin de davalı tarafından ispatlanamadığı; buna göre; taraflar arasında, dava dışı 3.kişiye devrettikleri şirket ortaklığına dayalı olarak ortaklık ilişkisinin bulunuğu, ortaklığın devam ettiği dönemde aralarındaki bir takım hukuki ilişkiden kaynaklı olarak davalı tarafça düzenlenen █████/2011 tarihli borç ikrarını içeren yazılı belgenin davacı tarafa verildiği; sözkonusu belgeyle davalının davacılara karşı 125.000 USD borcu kabul ettiği; yukarıda da açıklandığı üzere, bu belgedeki alacağın, davacıların savcılık dosyasındaki ifadelerinde geçen alacak olduğu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı; belgedeki imza inkar edilmiş ise de, yaptırılan bilirkişi incelemesiyle belge altındaki imzanın davalının eli mahsulü olduğunun belirlendiği, ödeme tarihinin ise, belgenin düzenleme tarihinden itibaren █████/2011 tarihi olarak kabulünün gerektiği; sonuç olarak, davalının elinden çıkan ve borç ikrarını içeren sözkonusu yazılı belgeyle alacağın varlığının ve miktarının HMK'nın 200.md gereğince davacı tarafça ispatlandığı, bu durumda benimsenen bilirkişi raporuna göre davacıların, 125.000 USD asıl alacağa, ödeme tarihinden takip tarihine kadar 20.875,17 USD işlemiş faiz isteyebilecekleri, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne; davacıların inkar tazminatı isteminin kabulüne, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin istinaf ilamının gereklerini yerine getirmeden davalı aleyhine karar verdiğini, davacıların soruşturma kapsamında kolluk tarafından alınan ifadelerinin davalı lehine ve net olduğunu, kollukta şirket devir sözleşmesindeki davalı alacağı ile adi senette adı geçen önceden var olduğu idda edilen alacağın yerine senetlerin tümünün davacı ... lehine düzenlendiğinin beyan edildiğini, dava konusu edilen alacağın, tarafların bir zamanlar ortak oldukları ... Şirketi'nin devri sonrası ortaklar arasındaki tasfiye ile alakalı olduğunun kollukla ikrar edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma ilamında da İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas ████████ karar sayılı dosyasını dikkate alınması gerektiğinin hüküm altına alındığını, mahkemenin keyfi olarak aksini kabul ettiğini, hem davanın ilk açıldığı Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararına karşı yapılan istinaf başvuru sonucu verilen istinaf kararında, hem de görevsizlik kararının kesinleşmesi sonucu İstanbul 11 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği ilk karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu verilen istinaf ilamında, eldeki davaya konu edilen alacağın ... Şirketi ortağı olan tarafların, paylarını üçüncü kişilere devretmeleri sonrası, tasfiyeden bakiye alacak olduğunun iddia edildiğinin kabul edildiğini, İsticvap talebinin reddini hukuka aykırı olduğunu, kaldırma ilamı gereği davacıların duruşmaya davet edilerek, kollukta ifade edilen alacağın hangi alacak olduğu, davalı aleyhine bu davaya konu edilen alacak dışında başka bir alacak nedeniyle dava veya takip yoluna gidilip gidilmediği, gidilmişse bu dava ve takip bilgilerinin neler olduğu hususlarının sorulması gerekirken, bunun yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, kaldı isticvaba yalnızca bu hususta değil, cevap dilekçesinde belirttikleri Gaziosmanpaşa 7 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasına sunulan ... tarafından imzalanmış ibraname yönünden de dayanıldığını, anılan dosya davacısının ... olduğunu, üçüncü kişiler aleyhine ön sözleşmenin feshi nedeniyle dava açıldığını, üçüncü kişilerin ... ve ...'a olan borçları için 350.000,00-TL'yi ...'a ödediklerine dair dosyaya █████/2012 tarihli ibraname ibraz ettiklerini, bu ibraname gerçek ise ... tarafından davalıya herhangi bir ödeme yapılmamış olması nedeniyle mahsup talepleri bulunduğunu, davacı ...'un bu belge ve içeriği yönünden de istivcap edilmesi gerektiğini, yine davacıların takip dayanağı sözde alacak belgesi 2011 tarihli olmasına rağmen, neden uzun yıllar alacağı takibe koymak için bekledikleri, neden İstanbul 13 Asliye Ticaret mahkemesi nezdinde davalı lehine alacağa hükmedildikten sonra takibe geçtiklerinin sorulması gerektiğini, davacıların parasızlıktan takip yapamadıkları yönündeki beyanlarının, şayet █████/2012 tarihli belge gerçeği yansıtıyor ise █████/2012 tarihinde ellerine 350.000,00-TL geçmiş olması karşısında gerçeği yansıtmayacağını, bu tahsilat gerçekleşmiş ise iddia olunan dava konusu alacaktan mahsup edilip edilmediğinin de davacılardan sorulması gerektiğini, Borca itirazda adi senet üzerindeki yazılara da itiraz edildiğini, yerel mahkeme ara kararında imza ve yazı incelemesine karar verildiğini, ancak bilirkişinin yalnızca imza incelemesi yaptığını, eksik incelemeye yönelik itirazlarının mahkemece hukuka aykırı olarak reddedildiğini, dava konusu adi senet üzerindeki yazıların daha önce verilmiş ve vazgeçilmemiş ara karar gereğince kime ait olduğunu tespit edilmiş olsaydı, yazıların davalıya ait olmadığının, adi senedin davacılar tarafından üretildiğinin tespit edilebileceğini, dava konusu adi belge üzerindeki yazıların davacılar tarafından yazıldığını, davalılar tarafından yazıldığını, bu davada davacı ... tarafından verilen vekaletteki davacı ... tarafından el yazılı olarak yazılan ad soyad ile dava konusu adi belge yan yana getirildiğinde yazıların davacı ... tarafından yazıldığının anlaşıldığını, bu konuda yaptıkları şikayet üzerine başlatılan soruşturmada hukuka aykırı olarak yazı incelemesi yapılmadan takipsizlik kararı verildiğini, kaldırma ilamında soruşturma dosyalarının getirtilip incelenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak bunlar bekletici mesele yapılmasa dahi İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesin ████████ E ve ████████ Sayılı kararındaki alacak ile iş bu davadaki alacakların birlikte değerlendirilmesi gerektiğine hükmedildiğini, mahkemece istinaf ilamına, yazılı delillere, davacıların kolluk ifadelerine aykırı karar verildiğini, davacılar lehine özel yorum yapıldığını, ayrıca İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında davacı olan müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla dava açtığını, diğer ifade ile o dosyada ... Şirketi'nin tasfiyesi sonrası eski ortakların tüm alacak borç durumlarının yargılama konusu olduğunu, bu dosyada mahkemece kısmen kabul kararı verilmesinin tek sebebinin 14 adet senedin yalnızca 7 adedinin Kani tarafından tahsil edilmiş olması olduğunu, senetlerin tamamı tahsil edilmiş olsa idi ...'in 90.300,00-Euro için dava açacağını, Davacıların iddialarını kabul veya bir borcun varlığını kabul anlamına gelmemek üzere davalı müvekkili lehine olan hususların uygulanması açısından dava dışı ikrar dikkate alınmadan karar verildiğini, davacılar hakkında ... ...Şirketinin devir sözleşmesinde gizledikleri bir kısım çekleri sonradan diğer ortak ...'ten gizleyerek tahsil etmeleri ve bu hususu gizlemek için muhasebeci ile birlikte hareket etmelerinden dolayı yapılan şikayet neticesinde İstanbul C. Başsavcılığı'nın ███████████ Soruşturma nolu dosyasından talimatla davacıların ifadesinin alındığını, davacı ...'un █████/2018 tarihinde Gaziosmanpaşa Polis Karakolunda verdiği ifadenin "Hakkımda Şikayette bulunan ... isimli şahıs tahmini 2008 yılında ortağım olduğundan tanırım. Kendisi ile birlikte ...... Şti isimli şirketimiz vardı ve bu şirket 2008 yılında devir ettik, burada kendisi ile anlaşmalı olarak şirketi devrettik, kendisinin ifadesinde belirttiği devir esnasında şirketi devri alanlar ödemeyi benim adıma senet yaptırdım, çünkü benim ... adlı şahıstan alacağım vardı, alacağıma karşılık senetleri benim adıma yaptırdık, kendisi daha sonra bununla ilgili şikayette bulundu ( şirket devir sözleşmesinden doğan alacak davası kast ediliyor) ve şu an 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ (13. Asliye Ticaret mahkemesi ████████ nolu dosya kast ediliyor çünkü davacı tarafından davacı sıfa açılmış bir başka dava dosyası yoktur ) sayılı davamız devam etmektedir (ifade tarihinde temyiz süreci sonuçlanmamıştı) . Bende kendisinden olan alacağım için (iş bu dava kast edilerek) 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde ████████ Esas sayılı soruşturma numarası ile dava açtım ve şu an dava devam etmektedir. Kendisi ile devir işlemleri arasında alacağıma karşılık senetleri adıma yaptırdı, kendisi bununla ilgili şikayette bulununca, bende senetleri adıma yaptırmama neden olan borçtan dolayı kendisine dava açtım." şeklinde olduğunu, bunun da mahkeme dışı ikrar olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemek üzere davalı tarafın beyanları kabul edilmediği taktirde davacı tarafıın beyanlarına bağlılığına binaen, davacının dava konusu 125.000,00-USD alacağın şirket ortaklığının 2008 yılında tasfiyesi esnasında mevcut olduğunu, bu alacağına karşılık şirketin üçüncü kişilere devri sonucu üçüncü kişilerin tanzim ettiği 14 adet senedin davacı ... lehine düzenlendiğini, buna göre 180.600,00-Euro şirket devir bedelinden davalı ...'e %50 payı karşılığı düzen 90.300,00-Euro'nun alacaktan mahsup edildiğini ikrar ettiğini, bu beyanın mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğunu, isticvap deliline de bu konuda davacıların dinelnmesi için dayandıklarını, davanın tamamından borçlu olmadıklarını ispat hakkı saklı olmak ve borcu kabul anlamına gelmemek üzere polis ifadesinde davalının alınan beyanın doğru sayılması halinde, 125.000,00-USD'nin adi senet tarihindeki TL karşılığının 191.200,00-TL, davalının şirket devir bedelinden payına düşen 90.300,00-Euro alacağın aynı tarihteki TL karşılığının 195.251,00-TL olduğunu, bu durumun bile davacı ...'nin karakolda varlığını ifade ettiği alacağın, iş bu davaya konu ettiği alacak ile aynı olduğunu ortaya koyduğunu, buna rağmen mahkemenin gerekçesiz şekilde dava konusu alacağın başka bir sebepten doğduğunu kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Davacıların eldeki davaya konu takibi, davalı lehine İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında hükmedilen alacağa dayalı olarak davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı takibinin başlatılmasından 14 gün sonra, bu takibe dayanak İstanbul 13. Ticaret Mahkemesi'nin ████████ sayılı kararın temyiz edilmesinden 2 gün sonra, davacılardan ...un İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi █████████ esas sayılı dosyasında (... Şirketi tarafından yapılan ön sözleşmenin sahte evrakla feshi nedeniyle) resmi evrakta sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyet kararını temyiz ettikleri gün başlattıklarını, tüm bu hususların da olmayan bir alacağın takibe konu edilmeye çalışıldığını gösterdiğini, Takip dayanağı adi senedin, senedin düzenlenme tarihinde davalının davacılardan olan 90.300,00-Euro alacağına karşılık gelecek şekilde rıza hilafına düzenlendiğinin açık olduğunu, kendilerinin de borçlu olmadıklarına yönelik savunmaları kabul edilmediği takdirde müvekkilinin 90.300,00-Euro şirket devir bedeli alacağının, davacıların kolluktaki beyanlarına göre 125.000,00-USD alacaktan takas kabul edilmesi yönünde olduğunu, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesindeki kararın .... İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, tahsil edilen ana alacağın 128,226.00-TL ana para + 55,124.75 -TL faizi toplamı 183.350,75-TL olduğunu, Buna göre davacıların 125.000 Doları talep edemeyeceklerini, bir talep yapılacaksa ancak tahsil edilen kadar alacak talep edilebileceğini, bu talebin fer'ilerinin de zaten talep edildiğinde doğacağını, dolayısı borcu kabul etmemek kaydıyla, isticvap gibi borçtan tamamen kurtaracak deliller öncelikle değerlendirilerek yerel mahkeme kararının usulden kaldırılmasına karar verilmesini bu yapılmadığı taktirde davalı lehine olan husus ve yazılı beyanlarında dikkate alınarak yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davacıların karakol ifadesinde beyan ettikleri alacakların takasına karar verilerek, açıkca beyan edilen 125.000 doların 90.300,00-euro ile taksına karar verilerek davalılardan tahsil edilen anapara ve faizi 183.350,75-TL kadar talep hakkının olduğuna karar verilmesi fazla ilişkin talebin reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Adi senedi kabul etmeme yönündeki itirazları baki olmak üzere mevcut durumda adi senedin metninde vadede tahrifat yapıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bir rakamda tahrifat varsa diğer tarafın parafı veya imzası alınması gerektiğini, eğer böyle bir paraf yoksa tahrif edilen kısım geçerli sayılamayacakken yerel mahkemenin tahrifatı görmezden geldiğini ve "ne var ha iki ha 3 bak bu üç daha iyi önce iki yazılmış sonra 3 olmuş denip", üç ikiden daha avantajlıdır mantığı ile tahrif edilmiş hukuka aykırı belgeden müvekkiline fahiş miktarda borç yükletildiğini, senet metninde tespitli tahrifat göz önüne alınarak, imza yada paraf olmayan vade tarihinde tahrifat olduğu kabul edilerek, tahrifat olan yerde vade olmayacağı kabul edilerek, hukuka aykırı olarak 2011 tarihinden itibaren işletilen faizin kaldırmasını talep ettiklerini,
Yemin delilimiz hatırlatılmadan dosya bütünü için karar verildiğini, diğer itirazları haricinde sırf bu yönüyle yerel mahkeme kararının usule aykırılıktan karar bozulması gerektiğini, İleri sürerek; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ K sayılı █████/2023 tarihli kararının, öncelikle borcu tamamen ortadan kaldıracak delilleri arasında sayılan İstanbul 7 Asliye Hukuk Mahkemesine sunulmuş ibraname altındaki imza, tahsil edilen para, kime verildiği, verilmiş ise belgesi, verilmemiş ise alacağa mahsup yapılıp yapılmadığı ve iş bu davadaki adi senetteki alacak ile şirket devir sözleşmesindeki alacakların takası ile ilgili yerel mahkemenin aydınlatılması için isticvap delilinin dikkate alınmaması, yazı karakter incelemesinin ara karar rağmen eksik yapılması ve eksikliğin giderilmemesi neticede yemin teklif edilmeden karar verilmesinin usule aykırı olması nedeniyle bozulmasına; bahsi geçen ibraname ve alacakları karşısında borçlu olmadıklarının tespiti ile davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükedilmesine, bu karar verilmediği taktirde, davacıların karakol ifadesinde beyan ettikleri alacakların takasına karar verilerek, açıkca beyan edilen 125.000,00 doların 90.300,00 euro ile takasına karar verilerek, davcıların, kendilerinden tahsil edilen anapara ve faizi toplamı 183.350,75-TL kadar talep hakkının olduğuna, fazla talebin reddine ve % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, hukuka aykırı doldurulan senedin tahrif edilmiş vade kısmı nedeniyle vade olmadığının tespiti ile vadeden itibaren faiz hesaplanmasının kaldırılmasına, görevsizlik kararına ayrıca vekalet ücreti hükmedilmediğinden görevsizlik yönünden davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, nihayetinde yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen yemin teklif hakkı dahi sorulmadan davanın sonuçlanmasından dolayı kararın bozulmasın karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; █████/2011 tarihli belgeye dayalı olduğu ileri sürülen 125.000,00-USD alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davanın ilk ikame edildiği Gaziosmanpaşa 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ esas, ███████ karar sayılı ilamı ile uyuşmazlığı çözme görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile esastan reddildiği, akabinde dosyanın İstanbul 11 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esasına kaydedildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucu ████████ karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile kabul edildiği ve kararın kaldırıldığı, mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Davacılar dava dilekçesinde delil olarak taahhütnameye, icra dosyasına, tanık, bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davalı yan cevap dilekçesinde; delil olarak; İstanbul 39. Asliye ceza Mahkemesi ████████ esas sayılı dosyasına, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasına, davalının başlattığı ilamlı icra takibine, İstanbul 7. Asliye Hukuk mahkemesi ████████ esas sayılı dosyaya sunulan ibranameye, bilirkişi incelemesi, tanık, isticvap ve yemin deliline dayanılmıştır. Mahkemece kaldırma ilamı öncesinde yaptırılan grafolojik inceleme neticesinde, dava konusu takip dayanağı █████/2011 tarihli " Kadir Ayaplın ...a ...a 125.000$ borcu vardır. Borcunu 3 ay içinde ödeyecektir" başlıklı altında ..., ... ve ...'in isim ve imzalarının olduğu belge altındaki davalı adına atılı imzanın davalı eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; imza inkarında bulunduğu gibi, imza kendisine ait olsa dahi, beyaza atılı imzanın bulunduğu belgenin rızası hilafına doldurulduğunu, bu belgeye dayalı bir borcu olmadığı gibi, bu belgenin dayandığı iddia edilen şirket tasfiyesi nedeniyle alacak iddiasının da yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Anılan belgenin açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suretiyle oluşturulduğuna dair davalı şikayeti üzerine başlayan ve kaldırma ilamı doğrultusunda mahkemece celbedilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ soruşturma sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirildiği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ soruşturma nolu dosyası kapsamından, davacılara atılı suçlar bakımından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın İstanbul 6 Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/..... D. İş sayılı ve █████/2019 tarihli kararı ile reddedildiği ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava ve takip dayanağı belgenin davalı rızası hilafına sonradan doldurulduğunu yazılı delille ispat yükü davalı üzerinde olup, cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığına göre; mahkemece davalı yana yemin delili hatırlatılmaksızın tahkikat bitirilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun, yukarıda açıklanan gerekçe ile kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!