Anahtar kelimeler: İdava Kredili Nihayetinde Kredilerden Borçlusu Muhataplarından İhtarında Ştinin Kefil Borcun

T.C.

İstanbul Anadolu
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I.DAVA
: Davacı vekili; Borçlulardan--------- Şti.nin müvekkil bankanın --------- Şubesinin genel kredi borçlusu, diğer davalının ise işbu borcun müteselsil kefil ve Müşterek borçlusu olduğu, mevcut kredi borcunun ödenmemesi üzerine --------- Noterliğinin 19.02.2024 tarih ve ----------- yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek kredilerden doğan ödenmeyen borcun ödenmesi ihtarında bulunulduğu, işbu ihtarnamenin muhataplarından tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle bu defa ---------- Banka Alacakları İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyasından takibe geçildiği ve bu takibe borçlularca yapılan haksız itiraz nedeniyle takibin durduğu, itiraz üzerine dava şartı olarak arabuluculuk müessesine başvurulmuş olup 02.10.2024 tarihli anlaşamama son tutanağının dilekçeye eklendiği, izah edildiği üzere borçlunun itirazında haksız olup kötü niyetli olduğu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiği, alacaklarının likit olup borçluların takip tarihi itibarıyla takibin tamamına itiraz ettiklerinden takip tarihindeki taleplerine haksız itirazları nedeniyle takip rakamı üzerinden alacağın %20'sinden aşağı icra inkâr tazminatına çarptırılmasını, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle borçluların ---------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçtan kaçınmak amacıyla borca itiraz eden borçluların %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP
: Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-------- Banka Alacakları ---------İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 39.514,13 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı--------Ş. İle davalılardan --------- Şti. ile arasında imzalanan toplam 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı firmaya ticari kredi kartı verildiği, diğer davalı-------- söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil olduğu, davacı banka tarafından davalı firmaya kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacak tutarları nedeniyle Davacı banka tarafından davalı -------- Şti.'ne --------- Noterliğinin 19.02.2024 tarih ve---------yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek hesabın kat edildiği, söz konusu ihtarnamenin 22.02.2024 tarihinde şirket daimi çalışanına tebliğ edildiği, bilirkişice tespit edildiği üzere davacı bankanın hesabı kat etmeyerek 4 dönem daha ekstre düzenlemeye devam ettiği, bu ekstre dönemlerinde herhangi bir harcama yapılamadığı, bu durumda davalı şirkete ihtarnamenin tebliğ edilmiş olmasına rağmen hesabın kat edilmediği, diğer davalı --------- ise herhangi bir ihtarname gönderilmediği dikkate alınarak takip konusu kredi kartı alacağı için temerrüdün her iki davalı için de icra takip tarihi olan 29.07.2024 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Davalı kefilin şirket ortağı olması nedeniyle eş rızası aranamayacağı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edildiği, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, yukarıda açıklandığı üzere tarafların takip tarihi itibari ile temerrüde düşmüş oldukları taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 37.264,69 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.
Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen % 54,60 temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının-------- Banka Alacakları --------İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle,
28.971,06 TL asıl alacak,
8.201,29 TL işlemiş faiz,
92,35 TL BSMV olmak üzere toplamda 37.264,69 TL üzerinden takibin devamına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.545,55 TL harçtan peşin alınan 674,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.870,74 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 37.264,69 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 1.102,41 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 8.451,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 7.969,91 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%5,69 ) ve kabul (%94,31 ) oranına göre hesaplanan 3.583,68 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 216,32 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!