Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Haczin Başkan Açılmadan Yazim Katip Ara Bursa

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A13. HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .....KARAR NO
:.....BAŞKAN
: .....ÜYE
:.....ÜYE
:.....KATİP
:.....İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ..... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:.....KARAR NO
: --KARAR TARİHİ
: █████/2023 Tarihli Ara KararİSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023DAVACILAR
: 1-.....VEKİLİ
: Av......DAVALI
: 1 -..........DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haczin reddine dair verilen ara karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, █████/2016 tarihinde ..... plakalı halk otobüsünün müteveffa ..... ..... çarparak ölümüne neden olduğunu, şoför Süleyman Kılıç hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçlarından kamu davası açılmış, yargılama neticesinde ..... 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.03.2018 tarihli ve .....K.sayılı kararı uyarınca şoför ..... ..... taksirle öldürme suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm olduğunu, kaza anında anne karnında bulunan ve sezaryen ile erken dünyaya gelen ..... ..... ..... yaralanmalı trafik kazasına istinaden (tedavi ve bakıcı giderleri, kazanç kaybı, efor kaybı sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle tazminat) ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, müvekkili davacı baba Yusuf Karaman'ın kaza neticesinde anne karnındaki çocuğunun engelli doğması, engelli doğan çocuğunun maddi ve manevi sorumluluklarını tek başına yüklenmek zorunda kalması ve çocuğunun desteğinden yoksun kalmasından doğan maddi ve manevi tazminat tazminat talepleri için eldeki davanın ikame edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili ..... ..... için 5.000,00 TL maddi ve müvekkili ..... ..... için 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkilleri Yusuf Kaan için 125.000,00 TL ve ..... .......... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle hesaplanarak davalılar ..... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. .....Taşıma İşletmeciliği Turizm San. Ve Tic. A.Ş ve .....Belediyesi Başkanlığı’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dosyada karar verilinceye kadar BK 76. Maddesi uyarınca davacılar lehine 300.000,00-TL. geçici ödemeye hükmedilmesine, .....Turizm İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve diğer davalılar adına kayıtlı olan menkul ve gayrimenkul mallarına ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı..... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirkete usulüne uygun tam ve eksiksiz başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı bakımından kesin hüküm bulunduğunu, davacı babanın çocuğunun maluliyeti nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunmadığını, daha önce açılan dava sonucunda davacılara 463.905,50 TL ödeme ve öncesinde 46.821,00 TL ödeme yapıldığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla kalan bakiye limitin 6.414,62 TL olduğunu, davacının iddia ettiği maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının tespiti hususunda Adlı Tıp Kurumundan rapor alınmasını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı, tedavi gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, sürekli bakıcı gideri taleplerinin sürekli sakatlık teminatı olduğunu, davacının SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini, aktüer siciline kayıtlı aktüer tarafından davacının resmi gelirine göre hesaplama yapılmasını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceğini beyanla davanınn reddine talep etmiştir.Davalı ..... İnş. ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın iş bu dava ile davacı çocuk ..... açısından iş hukukundan kaynaklanan taleplerle (tedavi ve bakıcı giderleri,kazanç kaybı,efor kaybı,sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle tazminat ayrıca da maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik davanın istinaf aşamasında olduğunu, ayrıca davacı tarafa mahkeme kararında belirtilen miktarlar ödendiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de devam ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı ..... ..... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, zaman aşımı ve husumet itirazları olduğunu, ..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyasının istinaf incelemesinde olduğundan bekletici mesele yapılmasını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirket ile araç sahibi işleten diğer davalı ..... İnş.San.Tic. Ltd.Şti arasında, konusu “Özel Halk Otobüslerinin Bütünleşik Bilet Sistemine dahil edilmesine ilişkin” sözleşme haricinde hiç bir sözleşme bulunmadığını, bu sözleşemeye göre özel halk otobüslerinin denetim yetkisi yalnızca hizmetin yürütülmesine ilişkin olduğunu, tamamen araç sahibi ve sürücünün sorumlu olduğunu, yeniden kusura ilişkin rapor alınmasını, küçük .....kaza nedeni ile engelli doğduğuna ilişkin adli tıp kurumundan rapor alınmasını, manevi tazminatın bölünmezliği gereği bu talebin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı ..... ..... cevap dilekçesinde, manevi tazminata ilişkin daha önce verilen mahkeme kararı bulunduğundan yeni bir dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece █████/2023 tarihli ara karar ile, İhtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz diye bir kavram hukuk düzeninde bulunmadığından reddine, karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, nihai hüküm sonucunda alacaklarının ödenebilmesi için davalıların mallarına geçici olarak el konulmasının talep edildiğini, mahkemece bu talebin seçenekli olarak değerlendirip dava şartları gereğince karar vermesi gerekirken hukukumuzda böyle bir kavram olmadığı gerekçesi ile reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, ara kararın gerekçelendirilmediğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasına, taleplerinin terditli olarak değerlendirilip ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.HMK’nın 389. maddesinde meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller genel bir ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak yapılan incelemeden sonra bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış ancak ihtiyati tedbirin konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun “uyuşmazlık konusu hakkında diyerek” bu hususu vurgulanmıştır. (m. 389/1) Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse bu durumda o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir. (Pekcantez/Atalay/Özekekes, 877)İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemenin ilk fıkrası şu şekildedir: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haciz ettirebilir.”Kanun koyucu bahsi geçen düzenlemede ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan şartları düzenlemiştir.Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, bu hükmün gerekçesinde ise diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanarak, bu fıkra ile özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta “ ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesi” gibi aslında Kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında diğer geçici hukuki korumaların kendi özel hükümlerine tabi olduğu dolayısıyla bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.İhtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK madde 257 ve devamı maddelerde düzenlenmiş olup 257. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları, ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer değişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir.Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacağın rehin ile temin edilmemiş olmasıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminatı haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise İİK.’nın 257. Maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa borçlu taaahhütlerden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için ihtiyati haczin ihtiyati tedbirden farkına da kısaca değinilmesi gereklidir; ihtiyati haciz yalnız para ve teminat alacakları hakkındaki davalarda veya icra takiplerinde söz konusu olduğu halde ihtiyati tedbir kural olarak paradan başka şeyler (haklar, taşınır ve taşınmaz mallar) hakkındaki davalarda alınır. İhtiyati tedbirde çekişmeli ve bu nedenle dava konusu olan şey (mesela taşınır ve taşınmaz bir mal ) hakkında önleyici tedbir alınır; buna karşılık ihtiyati hacizde; alacaklıya henüz kesin haciz isteme yetkisinin gelmediği bir dönemde, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesi güvence altına alınır.İhtiyati hacizde ihtiyaten haczedilen mallar üzerinde bu malların borçluya ait olduğu hakkında bir çekişme yoktur ve bu nedenle bu mallar alacaklının açtığı veya yaptığı ( veya açmayı veya yapmayı düşündüğü) bir dava veya icra takibinin konusu değildir. Oysa ihtiyati tedbirde üzerine ihtiyati tedbir konulan mallar çekişmeli olup davacının açmış olduğu veya ileride açmayı düşündüğü bir davanın konusudur.Taşınmaz mallar üzerine ihtiyaten tedbir konulması halinde genellikle taşınmazın başkasına devrinin yasaklanmasına karar verilmekte üzerine ihtiyati tedbir konulan taşınmaz başkasına satılamamak ve devredilememektedir.İhtiyati hacizde alacaklı borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulduğundan ihtiyati haciz kesin hacze çevrilip takip kesinleşmeden alacaklı ihtiyaten haczedilen malların satılmasını ve bedelinin kendisine ödenmesini isteyemez. Borçlu, üzerine ihtiyati haciz konulmuş olan taşınmazını başkasına satabilir devredebilir (İİK. Madde 261,91). İhtiyati hacizde alacaklı ihtiyati haciz kesin hazce dönüşürse üzerine ihtiyati haciz konulmuş olan mal icra dairesi tarafından satılır ve bedeli ile alacaklının alacağı ödenir. Oysa ihtiyati tedbirde davacı davayı kazanırsa üzerine ihtiyati tedbir konulmuş olan mal aynen davacıya verilir. Alacaklının ihtiyati haciz koydurduğu mallar üzerinde bir öncelik (rüçhan) hakkı yoktur.İhtiyati haciz kararından sonra alacaklı, borçlu hakkında mutlaka dava açmaya mecbur olmayıp icra takibinde de bulunabilir (İİK madde 264). İhtiyati tedbir kararı alan kimse mutlaka süresi içinde dava açmak zorundadır.Diğer yandan HMK 392. maddesine göre durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıklayarak teminat almaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir. Ancak İİK’nun 259. Maddesine göre ihtiyati haciz kararlarında mahkeme takdiren teminat alınmamasına karar veremez. Teminat alınmayacak haller hakimin takdirine bağlı olmayıp sınırlı olarak Kanunda açıkça sayılan hallerde teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilebilmektedir.Yukarıda açıklandığı üzere ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz birbirine yakın olmakla birlikte amaç sonuç konu ve koruduğu hukuki yarar bakımından özünde birbirinden tamamen farklıdır.İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir arasındaki bu açık farka rağmen uygulamada hatalı olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararları verildiği görülmektedir. İhtiyati haciz ancak para alacakları için uyuşmazlık konusu olmayan borçlu/davalıya ait mal, hak ve alacaklar hakkında uygulanabilecekken ihtiyati tedbir konusu para olsun veya olmasın çekişmeli bulunan uyuşmazlık konusu her şey hakkında uygulanabilir.Mahkemece verilen █████/2023 tarihli ara kararda, ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz diye bir tabirin mevcut hukuk düzeninde karşılığı bulunmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmesinde yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-..... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ..... sayılı ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 269,85 TL'den mahsubu ile eksik kalan 157,75 'nin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi......Başkan........Üye........Üye........Katip...