Anahtar kelimeler: Tramer İddiadavacı Mesuliyet Görmüş Fiilden İlçesinde Ciddi İhtiyari Kasko Düştüğünü

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı --------- adına tescilli olan --------- plakalı araç, 17.01.2023 tescil tarihli olduğunu, 19.04.2023 tarihinde -------- ili-------- ilçesinde gerçekleşen kazada davalı --------- kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet sigortalısı, ---------- Şirketi adına tescilli olduğunu, -------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç %100 kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kaza neticesinde davacının aracı ciddi oranda maddi hasar görmüş ve buna ek olarak 2. El araç piyasasındaki değerinin düştüğünü, kaza tespit tutanağı ve tramer kaydının tetkiki neticesinde; kazanın --------- plakalı aracın %100 oranındaki kusuru nedeniyle meydana geldiğini ve söz konusu aracın davalı sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) kapsamında sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, bakiye hasar tazminatının --------- tarafından ödenmediğini, dolayısıyla Zorunlu Trafik sigortası poliçesinin limiti dolduğunu, doğrudan zarar kapsamına giren bakiye hasar tazminatının trafik sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden tam olarak tahsili mümkün olmadığını, arabuluculuk işlemlerinin sonuç vermediğini, kaza sonrasında davacıya ait aracın ciddi oranda onarım gördüğünü ve aracın bir kısım parçalarının değiştiğini, bu nedenle aracın değer kaybına uğradığını, davacının uğradığı tüm maddi zararlar hem araç sürücüsü hem de aracı işleten konumunda olan davalı tarafından karşılanmak durumunda olduğunu, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla kazanın gerçekleştiği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket genel müdürlük adresinin --------- olduğunu, bu sebeple yetkili mahkeme-------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiğini, dava hasar onarım bedeli ve değer kaybının tazminine ilişkin bir dava olduğunu, araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybının belirlenebilir bir bedel olduğunu, buna rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, henüz muaccel olmayan bir borç için davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira belgelerin eksik teslim edilmesinin hukuki sonucu davalı şirket açısından muacceliyet süresinin başlamayacağını, somut olayda kaza tarihi ve poliçe başlangıç tarihi dikkate alındığında, tazminat hesabında Genel Şartlarındaki esaslar ve formüllerin dikkate alınması gerektiğini, mevcut poliçede limitin 3,000,000.00 olduğunu, davalı şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, davalı şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayıldığını, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihi olan 19.04.2023 tarihini esas alarak faiz hesabı yapılmasının kabul edilebilir bir husus olmadığını, bu davada davalı şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, sigorta şirketinden talep edilecek değer kaybı için öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılmış olması gerektiğini, davacı tarafın, davalı şirketin üzerine düşen tüm mali sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen işbu davayı ikame ederken kötü niyetli olduğunu, davacının amacının haksız kazanç sağlamak ve müvekkili zarara uğratmak olduğunu, davalı şirketin hukuki sorumluluğunu ifa ettiğini, bu kapsamda davanın reddedilmesini talep etmiştir.
11.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Dava konusu plakalı otomobilin dava konusu kaza ile değer kaybı oluştuğunu, değer kaybının 138.300 TL olarak nispi oran piyasa metodu ile tespit, hesap ve takdir olunduğunu, ortaya çıkan hasarların söz konusu kaza ile ortaya çıkması beklenen hasarlardan olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı lehine oluşan toplam gerçek zarar 282.623,16 TL olup, trafik sigortası kapsamında ödenen 119.884,38 TL’nin düşülmesiyle davalı sigorta şirketinin İMMS teminatı kapsamında 162.738,78 TL tutarında bakiye zarardan sorumlu olduğunu, dosya kapsamındaki tüm veriler, ekspertiz raporları, piyasa araştırmaları ve yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Davacı aracının değer kaybı ve bakiye hasar zararının davalı sigorta şirketi tarafından İMMS poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 Sayılı HMK'nın madde 279/4 ve madde 266/c.2 ahkamıyla, 6754 Sayılı Kanun'un madde 3/3 hükmü uyarınca, bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile Trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın İMMS sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemidir.Somut uyuşmazlıkta davacı vekili müvekkili -------- adına tescilli olan -------- plakalı aracın, 19.04.2023 tarihinde -------- ili --------- ilçesinde gerçekleşen kazada davalı --------- kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet sigortalısı, --------- Şirketi adına tescilli olan ve --------- sevk ve idaresindeki ----------- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını,-------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı araç %100 kusurlu bulunduğunu araçta meydana gelen maddi zararın İMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazmini talebiyle Mahkememizde işbu davayı açmıştır. Mahkememizce alınan 06.01.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; --------- plakalı araç sürücüsü ---------- %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, 11.10.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise; trafik sigortası kapsamında ödenen 119.884,38 TL’nin düşülmesiyle davalı sigorta şirketinin İMMS teminatı kapsamında 162.738,78 TL tutarında bakiye zarardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu, belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne zorunlu mali sorumluluk sigortası adı verilmektedir.Kasko Sigorta Poliçesi/İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre, İMM Sigortası ZMM Sigortası teminatı ile karşılanmayan teminat miktarından fazla maddi zarar oluşması halinde limiti aşan zararları, zorunlu tarfik sigortasından sonra devreye girerek poliçe hadlerine kadar temin edecektir. Bir başka deyişle iki sigorta türü arasındaki sorumluluk müşterek ve müteselsil olmayıp, zararın öncelikle zorunlu trafik sigortasınca karşılanmak ve zararın teminat limitini aşması halinde İMM Sigortasından karşılanacak türden sıralı sorumluluk esasına dayalıdır.--------- sayılı █████/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve 11.10.2025 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, davalı ---------Ş, kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle bu davalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağının açık olduğu kanaati ile davanın kabulüne 160.217,00 TL'nin (21.917,00 TL'sinin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 138.300,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir. Davacı tarafından, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 28.07.2023 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmış, zarar veren aracın ticari nitelikte olması sebebiyle 28.07.2023 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında 08.08.2023 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir. ( Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ancak Mahkememizce alacağın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerekirken sehven arttırılan kısım yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedildiği anlaşılmış ise de; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulamayacağından gerekçeli kararda bu hususta düzeltme yapılamamıştır.)
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-160.217,00 TL'nin (21.917,00 TL'sinin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 138.300,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı olan ‭10.944,42 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 376,00 TL ve tamamlama harcı 2.736,11 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 7.832,31 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 645,85 TL harç masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 23.245,00 TL yargılama gideri masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,0 TL arabuluculuk ücretinin ‭(davalı sigorta şirketi, teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!