Anahtar kelimeler: Sıfatı Silahlı Edenin Görüşü Örgütüne Olma Terör Oluşmadığından Üye Sayisi
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (5237 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz (5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası). 5237 sayılı Kanun'un, “Hata” kenar başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilecektir.
Hata (yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; .............terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasa'ya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
............ Lisesinde öğrenci iken .............. örgütünün ............ yapılanmasında faaliyet gösteren asker şahıslardan sorumlu sivil unsurlarca örgütsel iletişim amaçlı kullanıldığı tespit edilen ankesörlü/sabit hatlarla irtibatlı olduğu ve kendisinden sorumlu mahrem imam ile toplantılara katıldığı belirlenen 1996 doğum tarihli sanığın, örgütle ilk tanıştığı dönemde yaşının küçük olduğu, askeri okulların kapatılmasından sonrasına ilişkin herhangi bir örgütsel bağlantı ve faaliyetinin de tespit edilemediği hususları karşısında, sanığın yaşı da gözetilerek ilişki içerisinde olduğu yapının o tarihteki niteliği itibariyle silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olamayacağı, bu nedenle de sanık yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kast unsuru oluşmayacağından TCK’nın 30/1 ve CMK’nın 223/2-c maddeleri uyarınca beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY
:
Sayın çoğunluğun; “sanık yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kast unsuru oluşmayacağından TCK’nın 30/1. ve CMK’nın 223/2-c. maddeleri uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir.
İncelenen dosya kapsamından;
Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı” hususu oluşturmaktadır.
Somut olay irdelendiğinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, tanık beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın 2016 yılında ................Lisesinden mezun olduktan sonra 31 Temmuz 2016 tarihinde yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri okullarının kapatılması nedeniyle ...’nin yaptığı askeri liselerden üniversiteye geçiş sınavı sonrası ............. Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü kazandığı bu bölümde öğrenime devam ettiği,
Dosya kapsamında askeri mahrem yapılanma içerisinde bulunan ve askeri mahrem olan tanık .............. mahkeme huzurunda alınan yeminli ifadesinde, “............Lisesinde bir görevim vardı. Bununla ilgili de bu arkadaş (sanık ...’ı kastettiği) ve başka bir arkadaş (....... silahlı terör örgütü üyeliğinden hakkında kesinleşmemiş mahkumiyeti bulunan bu dosyamızda tanık olarak da dinlenen ..............yü kastettiği) ile ilgilenmem için bana verilmişti. Kendileriyle sohbetler ediyorduk. Sanığı ... olarak biliyorum. Bana mahrem imam olarak devredildiğinde ismi ............ olarak denildi. 2012 civarı bir tarihte oldu bu. Sanık o zaman ........... Lisesinde öğrenciydi. İlk senesi veya ikinci senesiydi. Yanında bir arkadaşı ile devredildi bana. Diğer kişinin ismi ............ idi. ............ isminde müdür diye tabir edilen birisi vardı. Devrini o yapmıştı yani. Devretti derken yani bu arkadaşlarla belli periyotlarla ilgileneceksin, bunların takibini yapacaksın şeklinde öyle devroldu yani. Bekar olduğum zaman kaldığımız bir ev vardı. O evde görüşüyorduk. O ev ..........deydi. Evlendikten sonra kendi evimde. Genellikle ikisi birlikte geliyordu. Görüşmelerde muhabbet ediyorduk. Kitap okunuyordu, ............., bu tarz şeyler yani. Bunların okunması, kaza namazları varsa kaza namazları kılıyorlardı. O şekilde geçiyordu yani. Üç yılın sonunda kendimden başka bir arkadaşa devredildi diye hatırlıyorum. Mezuniyetten sonraki devir de olabilir yani. Devrettim yani, bir başkasına devrettim. Kime devredildiğini ben görmedim. O zaman ............diye birisi vardı. Bizim üstümüzdü. O kişiler devretti.” şeklindeki beyanı doğrultusunda, sanığın başka bir mahrem imam olan .................den devralındığı, sanığın kod adı kullandığı ve kod adının “...........” olduğu, sanığın ve askeri liseden diğer arkadaşının, beyanda bulunan askeri yapı içerisinde olan bu mahrem imam tarafından takip edilip, örgüte ait evde sohbet adı altındaki toplantılar düzenlenerek örgüt içerisinde örgütsel takibinin yapıldığı, 4 yıl boyunca bu mahrem imam olan ............ tarafından takiplerinin yapılarak sanığın ve arkadaşının Kuleli Askeri Lisesinden mezun olduktan sonra örgütün başka bir mahrem imamına devredildiği,
Yine dosya kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadesi alınan “X347965210” kod isimli gizli tanığın, daha sonra bu gizli tanığın açık tanık ... olarak 07.11.2019 tarihinde alınan ifadesinin bir bölümünde; “…........ isimli şahsın üstü konumunda yer alan Müdür konumundaki ............. isimli şahsın ...’nın da bulunduğu bir ortamda ismini hatırlamadığım birine ilgilenmesi için .......... Askeri Lisesine yeni başlamış olan ......... Kod isimli ... ve ........ Kod isimli ............. isimli şahısları verdi. Bu şahısların babaları albaydı. Görevlendirilen bu kişi bu şahıslarla 4-5 seneye yakın, mezun olana kadar ilgilendi. Bu şahıslar ayda iki ya da üç defa Ümraniye’de bulunan eve gelirlerdi. Bu evde kaçırdıkları namazları kılarlardı. ............... kitapları okuma ve videoları izleme gibi faaliyetlerde bulunurlardı. Bu toplantılar 3-4 saat kadar sürerdi. Öğrencilerle buluşmalar buluşma esnasında kararlaştırılırdı. Örneğin ilk buluşmaya geldikten sonra bir sonraki buluşmanın ne zaman ve nerede olacağı söylenirdi. Bu iki öğrencinin ankesörlü sabit hatlardan aranıp aranmadığını şu an hatırlamıyorum. Yüksek ihtimalle aranmamışlardır. Çünkü ........... bu öğrencileri o kişiye özel öğrenci diye vermişti. Görevlendirilen kişi yaklaşık 1,5 yıl sadece bu öğrencilerle ilgilendi. Çünkü kendisine verilen görev oydu. Süreç içerisinde bu öğrencilerin babalarının albay olduğunu öğrendikten sonra özel diye nitelendirilmelerinin nedeninin bu olabileceğini düşündüm. ............... ve ... 2016 yılında .............Askeri Lisesinden mezun oldular. Bu öğrenciler buradan Kara Harp okuluna gideceklerdi. Bu iki öğrencinin devir teslim işlemleri .......... Kod .......... isimli .......tan sonraki müdür konumunda olan şahıs tarafından yapıldı. Bu devir esnasında ben orada bulunmadım. Bunu bana .......... veya .....Kod ........ söylemişti. Şu an tam olarak hatırlayamadım. Bu öğrencilerin takibi normal bir askeri lise öğrencisi gibi değil de normal bir asker gibi gerçekleştirilmişti. Bu takip biraz daha detaylıydı. Detaydan kastım psikolojileri, dertleri gibi şeylerdi. Normal lise öğrencilerinde bu kadar detaya inilmezdi.” şeklindeki beyanına göre sanığın ve dosyada tanık olarak dinlenen............ örgüt üyeliğinden hakkında kesinleşmemiş mahkumiyet kararı bulunan ................nün askeri mahrem imamlar tarafından örgüt adına takip edildikleri ve örgütsel faaliyetleri kapsamındaki eylemleri için başka bir imama devredilip alındıkları, kod adı kullandıkları, sanık ve arkadaşı ...........nün mahrem imamlar tarafından takip edilmelerinin ve örgütsel faaliyetlerinin diğer takip edilen askeri öğrencilerden farklı olduğu, sanık ve arkadaşı ile daha detaylı ilgilenildiği, sanığın babasının ............örgütüne mensubiyetinden dolayı sonradan askeriyeden ihraç edilen (sanık ...’ın babasının askeriyeden ........... örgütü olmasından dolayı ihraç edildiği ve örgüt üyeliğinden 11... ay hapis cezasının bulunduğu) subay olması nedeniyle özel olarak ilgilenilen askeri öğrenci olduğu,
Sanığın kullanmış olduğu tespit edilen 0531 9** ** 82 numaralı GSM hattının, 2012-2016 yılları arasında kamuya açık ve birbirinden bağımsız market/büfe/kırtasiye/lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit ve ankesörlü hatlardan görev safahatına uyumlu şekilde İstanbul ilinden toplam (11) kez arandığı, bu aramaların örgütsel arama ve kodlama olarak nitelendirilen biçime uygun olarak ardışık şekilde 4 grup oluşturduğu ve bu ardışık şekilde olan aramalarda (7) kez aranmasının bulunduğu, bir kısım ardışık aramalarda sanık haricinde hakkında FETÖ/PDY’den işlem yapılan sivil şahısların da arandığı hususları, sanığın sabit ankesörlü hatlardan aranmasına, bu aranmalarının gruplandırılmasına ve kullanmış olduğu cep telefonu numaralarının bilgilerine ilişkin dosya içerisinde bulunan tablo ve bilgilerden anlaşılmıştır.
.................. Lisesinde öğrenci olduğu dönemde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri yapılanmasında yer alan mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla sabit hattan kendisi gibi askeri lise öğrencisi olan ....... ile ardışık olarak arandığı, kendisiyle mahrem imam olarak ilgilenen tanık.......beyanlarına göre de, örgüt içerisinde “....” Kod adını kullandığı, düzenli şekilde mahrem imamla görüşmelere katıldığı, babasının Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde albay rütbesiyle görev alması nedeniyle özel öğrenci olarak nitelendirildiği, örgütle küçük yaşta tanışmasına rağmen daha sonraki süreçte bu kadar mahrem şekilde örgüt içerisindeki faaliyetlerine 20 yaşına kadar devam ettiği, artık örgütün mahiyeti ve yapısını 20 yaşında olması nedeni ile anlayabilecek yaşta ve kapasitede olduğu anlaşılan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri yapılanmasının mahrem hizmetler sınıfında yer alarak örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden sayın çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
(M) (M)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!