Anahtar kelimeler: Pgm Bingöl Biriminde Görevden Koordinasyon Yapmakta Cumhurbaşkanı Müdürü İbarettir Süreci
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- ...
VEKİLİ
: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
:...
VEKİLİ
: Av....
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Dava; davacının, Bingöl İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmakta iken, görevden alınmasına ilişkin █████/2022 günlü, ████████ sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek-35. maddesinin 9. fıkrası uyarınca Bakanlık Merkez Teşkilatına PGM Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere araştırmacı olarak atanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ...günlü, ...-... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
:... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; davalı idare tarafından, davaya konu işlemin idareye tanınan takdir yetkisi uyarınca tesis edildiği öne sürülmüş ise de; davacının, hizmet gereği, takdir yetkisine istinaden atanmasını gerektiren bir sebebin varlığının ortaya konulamadığı, davacının atanmasını gerektirir mahiyette idari veya adli soruşturma geçirmediği, her ne kadar işlemin sebebi olarak belirtilmese de davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dosyaya sunulan evraklar içerisinde davacı hakkında yürütülen bir idari soruşturmaya ve bu soruşturma neticesinde verilen █████/2022 tarihli davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin evraklara yer verilmiş ise de, davacının salt uyarma cezası ile cezalandırılmasının görevden alınmasını gerektirir mahiyette bulunmadığı; davacının görevini gereği gibi yerine getiremediğine ya da yetersizliğine ilişkin tespitlerde bulunulmadığı, görevlendirme ile yürüttüğü göreve başarılı bulunarak asaleten atandığı hususları da dikkate alındığında, somut ve geçerli bir neden ortaya konulmaksızın salt takdir yetkisine dayalı olarak, davacının Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden alınmasına ve daha sonra araştırmacı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka, kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu edilen Mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunarak, 2577 sayılı Kanun'un 45/3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından; Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca, Cumhurbaşkanı'na kendisi ile uyum içinde çalışılabileceğine inandığı kimseleri göreve atamak, görevlerini sürdürmelerine imkân sağlamak veya yeterli olmadığı ya da uyumlu çalışmadığı tespit edilenleri görevden almak bakımından tam takdir yetkisi tanındığı; görevden alma işleminin sebep unsuru yönünden Cumhurbaşkanı'nın bu kanaatinin yeterli olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından; üst düzey yönetici atamalarında, nitelikli yöneticilerin hangi usule göre ve nasıl belirleneceği, yöneticilik vasıflarının hangi ölçütlere göre ve nasıl değerlendirileceği konusunun tamamen atamaya yetkili amirlerin subjektif tercihlerine ve geniş takdirine bırakıldığı; idarenin, hangi kıstas ve kriterlere göre hukuki tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığının kabul edileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
: İstemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
:...
DÜŞÜNCESİ
: İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, davalı Milli Eğitim Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Dava dosyasının ve UYAP bilişim sisteminin incelenmesinden, davacının 1990 yılında vekil öğretmen olarak atandığı, 1991-1994 yılları arasında öğretmen, 1994-1996 yılları arasında okul müdür yardımcısı, 1996-2001 yılları arasında okul müdür vekili, 2001-2009 yılları arasında okul müdür başyardımcısı, 2009-2010 yılları arasında okul müdürü, 2010-2011 yılları arasında Bakanlık Merkez Teşkilatında şube müdürü, 2011-2013 yılları arasında şahsa bağlı şube müdürü olarak görev yaptıktan sonra 3 yıl 2 ay 3 gün Türkiye Büyük Millet Meclisinde görevlendirildiği, görevlendirilmenin bitiminde yine Milli Eğitim Bakanlığına şube müdürü olarak atamasının yapıldığı, █████/2016 tarihinde Bingöl İl Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirildiği, █████/2018 tarihinde görevlendirmesi sonlandırılarak asaleten Bingöl İl Milli Eğitim Müdürü olarak atandığı, █████/2019 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatında İl Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirildiği, davacının 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (II) sayılı Cetveli'nde yer alan kadroda görev yaptığı, █████/2019 günlü, ████████ sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden alındığı, █████/2019 günlü Bakanlık Oluru ile de Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine araştırmacı olarak atandığı; davacının bu işlemlerin iptali istemiyle açtığı davanın, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K... sayılı kararıyla reddedildiği; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz isteminin ise Danıştay İkinci Dairesinin █████/2024 günlü, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla reddedildiği ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onandığı; davacının █████/2022 tarihinde tekrar Bingöl İl Milli Eğitim Müdürü olarak atandığı, █████/2022 tarihinde ise Bakanlık Merkez Teşkilatında geçici görev ile görevlendirildiği ve daha sonra █████/2022 tarih ve ████████ sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden alındığı ve Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ...tarih ve ...-... sayılı işlemi ile de Bakanlık Merkez Teşkilatına PGM Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere araştırmacı olarak atandığı, söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı işlemlerinin iptali istemiyle bakılan davanın ilişkin anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Anayasa'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiş, "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71. maddesinin 2. fıkrasında; kurumların, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilecekleri hükme bağlanmış; aynı Kanun'un 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. ...” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi, Anayasa'nın 138. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca idarenin, yargı kararının gereğini "aynen" ve "gecikmeksizin" yerine getirmesi zorunlu olmakla birlikte; idarenin, yargı kararını biçimsel olarak uygulanması sonucunu doğuracak yeni işlem tesisinin de yukarıda anılan ilke ve kurallara aykırılık teşkil edeceği kuşkusuzdur.
Anayasa'nın yukarıda yer verilen 138. maddesinde, mahkeme kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların hiç uygulanmaması haline özgü olarak değerlendirmekten ziyade kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak değerlendirmek gerekmektedir.
Zira kararların "değiştirilemeyeceği" ifadesi, kararın şeklen değil, karar içeriğine uygun olarak yerine getirilmesini; "geciktirilemeyeceği" yolundaki ifade ise uygulamanın belirli bir süre içinde yapılması gereğini belirtme amacını taşımaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu her ne sebeple olursa olsun, idari yargı kararlarının uygulanmamasından dolayı idarenin sorumluluğunu kabul etmiştir. İdarenin bu sorumluluğu, iptal kararlarının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak, idari işlemin hiç yapılmamış sayılması ilkesi gereği olarak önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlamak görevi ile yükümlü tutulmasından kaynaklanmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden alınma işleminin herhangi bir disiplin soruşturmasına ya da idari teklife dayalı olmadığı, idarelerce davacının yetersizliğine ilişkin bir savın da ileri sürülmediği, dosyaya sunulan idarelere ait savunma yazılarında da, üst düzey yöneticiliğe dair ilke ve kuralların dikkate alındığı ve dava konusu işlemin sadece idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde tesis edildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca bir yargı kararını aynen ve gecikmeksizin uygulamaktan başka bir seçeneği olmayan idarelerin yargı kararlarına uymaması, karar gereklerine göre işlem ve eylemde bulunmaması ya da biçimsel nitelikte uygulamalarla yargı kararlarını etkisiz ve geçersiz kılmasının söz konusu olamayacağı, aksine anlayış ve tutumun, Anayasa'nın ve 2577 sayılı Kanun'un özüne ve sözüne aykırı olduğu kadar hukuk devleti ve hukukun temel ilkelerine de açıkça aykırılık oluşturacağından, davacının İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmakta iken bu görevinden alınarak araştırmacı olarak atanmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada, işlemin iptaline karar verilmesi üzerine İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine iade edilmesinin ardından dava konusu işlemlerle İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden alınarak tekrar araştırmacı olarak atanmasının yargı kararının etkisiz hale getirilmesi ve şeklen uygulanması niteliğinde olduğu açıktır.
Bu itibarla, yargı kararının etkisiz kalması sonucunu doğuracak şekilde tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:... K:... sayılı temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!