Anahtar kelimeler: Eksper Çekici Araçtan Aracına Gidildiğinde Otoparkına Otoparka Tespite Çekildiği Çalındığı

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ---- plakalı çekici █████/2020 tarihinde ---- Otoparkına çekildiği, █████/2020 tarihinde İcra Memuru ile otoparka gidildiğinde müvekkiline ait araçtan bazı parçaların çalındığı, bazı parçaların hasarlandığı şeklinde tespit yapıldığı ve haciz tutanağı düzenlendiği, müvekkilinin aracına, hırsızlık yöntemiyle oluşturulan zararın tazmini için davalı sigorta şirketine müracaat edildiği, davalı sigorta şirketince atanan eksper tarafından düzenlenen rapora göre 38.220,59 TL hasarın oluştuğu yönünde tespit yapıldığı, bu tespite rağmen müvekkilinin aracında oluşan hasar davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini, müvekkiline ait---- plakalı çekici için davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihi itibariyle ------ numaralı kasko poliçesi mevcut olduğu, davalı sigorta şirketi █████/2020 tarihinde yapılan tespitte gerçekleşen rizikodan sorumlu olduğu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakiye alacağının bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunamadığından ve müvekkili şirketçe dava öncesi yapılan ödeme ile davacı tarafın zararı karşılandığından davanın reddi gerektiğini, poliçede geçerli haklar bakımından rehinli alacaklı öncelikli olup davacı tarafın, dava ehliyeti olmadığını, dava ehliyeti rehinli alacaklıda olduğunu, rehinli alacaklı tarafından davacıya verilen bir muvafakatname de mevcut olmadığından, davacının davasının aktif husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı taraf, dilekçesinde beyan ettiği üzere, iddia ettiği çalınma/hasar olayını öğrenme tarihi 27.10.2020 olduğu, dolayısıyla, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 6 ay geçmiş olmakla, davacının talebinin zamanaşımına uğradığı, işbu sebeple davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava hukuki niteliği itibariyle, tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, █████/2020 tarihinde davacıya ait ---- plakalı çekicinin ---- otoparkında bir kısım parçalarının çalınıp çalınmadığı, bir kısım parçalarının hasar görüp görmediği, çalınmış ise veya hasar görmüş ise davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olup olmadığı, dava zamanaşımının dolup dolmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, araç trafik kayıtlarının dosyaya eklendiği, davalı sigorta şirketinden kasko poliçesi ve hasar dosyasının dosyaya celp edildiği anlaşılmıştır.
Poliçe tanzim tarihi ve riziko tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420/1. maddesinde "sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" düzenlemesine yer verilmiş olup; aynı yöndeki düzenleme, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesinde de yapılmıştır. Davacının talebi, mal sigortalarının bir türü olan kasko sigorta poliçesine dayanmakta olup, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereği 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. 6100 sayılı HMK döneminde kısmi dava olarak açılan davada, davaya konu edilmeyen alacak bölümü için zamanaşımı işlemeye devam etmektedir. TBK'nın 154. maddesi zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar doğrultusunda somut uyuşmazlıkta; davaya konu rizikonun tarihi █████/2020 olduğu, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4.1-son cümlesi gereği hasar ihbarından sonraki 45. gün sonunda davacı alacağının muaccel olacağı, muacceliyetten sonraki 2 yıl içinde alacağın zamanaşımına uğrayacağı, sözleşmeye dayanılarak açılan davalarda ceza zamanaşımı uygulanmayacağı hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, ihbar tarihinin █████/2020 tarihinden itibaren 45.gün olan muaceliyet tarihi █████/2020 tarihinden itibaren dava tarihine kadar (arabulucuya başvuru tarihinde de zamanaşımı süresi dolmuştur) kadar 2 yıl olan zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının süresi içinde zamanaşımı defi ileri sürdüğünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. (Yargıtay ----Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi -----
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafın dava açılırken yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre 100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine,
8-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!