Anahtar kelimeler: Doğam Bugüne Batık Üyelikten Konutun Açmak Kaydettiği Yazildiği Daireden Mağdurlarının

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ
: █████/2008
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın davalı kooperatifin 242 no.lu ortağı olduğu, üyelikten doğam yükümlülüklerini yerine getirdiği ancak kendisine tahsis edilen konutun bugüne kadar teslim edilmemesi üzerine bu davayı açmak gerektiği, başlangıçta batık ... şirketi mağdurlarının oluşturduğu bu kooperatifin daha önceden şirkete yapılan ödemeleri kabul ederek şirket mağdurlarını üye kaydettiği ,müvekkilin ... Ürünleri Üretim ve Paz.Şt'nde 15.06.1997 tarihli sözleşme ile satın aldığı 98 m2 daireden dolayı 11.09.2003 tarihinde düzenlenen ortaklık senedi ve yönetim kurulunun 11.09.2003 tarihli kararı ile davalı kooperatife kaydının yapıldığı ,daha sonra üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği halde kooperatif tarafından genel kurullara dahi çağrılmadığı dairesini durumu ve teslimi gibi başvurularının yanıtsız kaldığı, en son davalı kooperatife keşide ettikleri 14.12.2007 tarih ve ... sayılı ihtarname ile müvekkilin üyeliğine isabet eden (A-11 Blok K.11D.1 )teslimi ihtarına yanıt dahi verilmediğini, öncelikle ... Belediyesi'nden tapu kaydının sorularak taşınmazın devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... Yapı Kooperatifi A-11 Blok K.11 D.1 deki tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkil adına tesciline karar verilmesi tescilin imkansız olması durumunda emsal değerinin tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ihraç olmadan önce müvekkili kooperatifin üyesi olduğu , davacı KK27.maddesi ve ana sözleşmenin 14/2 maddesi gereğince parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için 10.10.2004 tarihinde 1.ihtarnamenin iadeli taahhütlü olarak davacıya gönderildiği ve ihtarnamede parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi için 10 gün süre tanındığı, yükümlülüklerin yerine getirmemesi üzerine 05.11.2014 tarihinde 2.ihtarname gönderildiği , 2.ihtara rağmen parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ,üzerine ,davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilerek ihraç kararı gönderildiği (ihraç kararının kanuna ve hukuka uygun olduğu ,davacının 20.12.2004 tarihinde ihraç edildiği, davayı 3 aylık sürede açmadığından, ihraç kararının kesinleştiği, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususlarından bahisle, davanın görev ve yetki yönünden reddi ile süresinde açılmayan ve parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için Usulüne uygun ihtarlar ve tebliğ yapıldığı için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından █████/2009 tarihinden ıslah dilekçesi sunulmuş olup, dava değeri 50.000,00-TL'den 85.000,00-TL ye yükseltilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil, aksi takdirde bedeli istemine ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce
:
a-Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne
b- İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmıştır.
3-Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan █████/2025 tarihli Mahkememizce ek rapor ile birlikte bütün olarak hükme esas alınan raporda : "Davalı kooperatifin, davacı hakkında almış olduğu 22.12.2004 tarih 125 sayılı ihraç kararına karşı iptali davasının Bakırköy ... ATM'nin ... E. ... Sayılı dosyasında görüldüğü 10.10.2022 tarihli karar ile davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilerek, kararın Yargıtay ... HD. ... E. ... K. 30.03.2024 tarihli ilamı ile onandığı ve hükmün 21.05.2024 tarihinde kesinleştiği, böylelikle davacının davalı kooperatif ortağı olduğunun tespit edilmesi karşısında davacının, bu üyelik hak ve sıfatı gereği 1163 sayılı kanun kapsamında tapu iptal tescil talebinde bulunabileceğinin değerlendirildiği, Davalı kooperatifin ticari defter incelemesinde ; VUK. m.182 ve 6102 sayılı yeni TTK m. 64'e göre tutulması gereken 1997-2009 yılları ticari defterlerinin yeni TTK m. 64 ve VUK m. 220-226 Uyarınca 1997 yılı envanter kapanış, 1998 yılı envanter açılış-kapanış-1999 yılı envanter kapanış- 2000 yılı yevmiye kapanış-kebir envanter açılış-kapanış 2002 yılı yevmiye envanter kapanış,2003 yevmiye kapanış 2006 yılı kebir envanter açılış 2007 yılı envanter açılış 2009 yılı envanter açılış kapanış ibraz edilmediği/görülmediği , bunun dışındaki 1997-2009 yılı defterlerinin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, hesaplarının usulüne uygun tutulduğu , İncelemeye konu davanın 1163 sayılı kooperatifler kanunu kapsamında tapu iptal ve tescil mümkün olmaması halinde tazminat bedelinin tahsiline ilişkin olduğu ,1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre; kooperatif üyesinin, üyeliği gereği kendine tahsis olunan taşınmazın, tapu iptal ve tescilini isteyebilmesi için öncelikle kooperatifin üyesi bulunması ve bu üyeliği gereği kooperatife karşı tüm akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ödemelerin tamamını gerçekleştiren diğer kooperatif üyeleri ile eşit durumda olduğunu ispatlaması , ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olduğundan, davacıyla aynı durumda olan bir çok ortağa borca rağmen tapularının verilip verilmediğinin belirlenmesi gerekeceği, Davalı kooperatifin 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklarına karşı eşit işlem yapma yükümlüğünün bulunduğu ve üyeleri arasında eşitlik ilkesine aykırı olarak işlem yapamayacağı ,Davalı kooperatifin tapusunu verdiği diğer tüm üyelerin akçeli yükümlüklerinin tamamını eksiksiz olarak yerine getirdikleri, diğer bir ifade ile borca rağmen diğer üyelere tapu tescilinin yapılmadığı, Davalı kooperatifin 25.12.2016 tarihinde yapılan genel kuruluna kadar üyelerinden düzenli şekilde aidat toplayan bir kooperatif olduğu, 6- Davacının , genel kurul kararları ile belirlenen yükümlülüklerine göre 07.02.2008 dava tarihi itibari ile davalı kooperatife 11.800 TL tutarında borçlu olduğu , 1163 sayılı kanunun 23 mad kapsamında diğer üyelere göre eksik ödeme yaptığı tespit edilen davacının ,tapu iptal ve tescil talebine ilişkin akçeli yükümlülüğünü yerine getirme koşullarını sağlamadığı, bu nedenle davalı kooperatiften tapu iptal ve tescilin talep edilemeyeceğinin değerlendirildiği, Diğer üyelere göre Eksik ödeme yaptığı tespit edilen davacının terditli talebi gereği ,Yargıtay'ın yerleşik tazminat hesap formülüne göre tazminat bedelinin kendisine ödenmesini talep edebileceğinin değerlendirildi Davacının, önce dava dışı ... Ltd.Şti'ne yaptığı ödemeler ve daha sonra davalı kooperatife yaptığı ödemeler toplamına ( 4.910 TL güncellenmiş 61.500,34 TL ) göre hesaplanan talep edebileceği tazminat miktarının dava tarihi itibari ile 323.753,55 TL olarak hesap edildiği "şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
4-Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan █████/2026 tarihli Mahkememizce hükme esas alınan ek raporda : Davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğu , üyelik hak ve sıfatı gereği 1163 sayılı kanun gereği tapu iptal tescil talebinde bulunmaya hak kazandığının değerlendirildiği, Davalı kooperatifin ticari defter incelemesinde ; VUK. m.182 ve 6102 sayılı yeni TTK m. 64'e göre tutulması gereken 1997-2009 yılları ticari defterlerinin yeni TTK m. 64 ve VUK m. 220-226 Uyarınca 1997 yılı envanter kapanış, 1998 yılı envanter açılış-kapanış-1999 yılı envanter kapanış- 2000 yılı yevmiye kapanış-kebir envanter açılış-kapanış 2002 yılı yevmiye -envanter kapanış,2003 yevmiye kapanış 2006 yılı kebir env. 2007 yılı envanter açılış 2009 yılı envanter açılış kapanış ibraz edilmediği/gi , bunun dışındaki 1997-2009 yılı defterlerinin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerii yaptırıldığı, hesaplarının usulüne uygun tutulduğu , İncelemeye konu davanın 1163 sayılı kooperatifler kanunu kapsamında tapu iptal ve tescil mümkün olmaması halinde tazminat bedelinin tahsiline ilişkin olduğu ,1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre; kooperatif üyesinin, üyeliği gereği kendine tahsis olunan taşınmazın, tapu iptal ve tescilini isteyebilmesi için öncelikle kooperatifin üyesi bulunması ve bu üyeliği gereği kooperatife karşı tüm akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ödemelerin tamamını gerçekleştiren diğer kooperatif üyeleri ile eşit durumda olduğunu ispatlaması , ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olduğundan, davacıyla aynı durumda olan bir çok ortağa borca rağmen tapularının verilip verilmediğinin belirlenmesi gerekeceği, Davalı kooperatifin 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklarına karşı eşit işlem yapma yükümlüğünün bulunduğu ve üyeleri arasında eşitlik ilkesine aykırı olarak işlem yapamayacağı ,Davalı kooperatifin tapusunu verdiği tüm diğer üyelerin akçeli yükümlüklerinin tamamını eksiksiz olarak yerine getirdikleri , borca rağmen diğer üyelere tapu tescilinin yapılmadığı, Davacının , genel kurul kararları ile belirlenen yükümlülüklerine göre 07.02.2008 dava tarihi itibari ile davalı kooperatife 12.653,85 TL borçlu olduğu , Eksik ödeme yaptığı tespit edilen davacının tapu iptal ve tescil talebine ilişkin kanunda belirtilen koşulları sağlamadığı, bu nedenle davalı kooperatiften tapu iptal ve tescili talep edemeyeceğinin değerlendirildiği, Diğer üyelere göre Eksik ödeme yaptığı tespit edilen davacının Yargıtay'ın yerleşik tazminat hesap formülüne göre davalıdan talep edebileceği Takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; -Davacının, dava dışı ... Ltd.Şti'ne yaptığı ödemeler ve davalı kooperatife yaptığı ödemeler toplamına ( 4.910 TL güncellenmiş 61.500,34 TL ) göre hesaplanan 1.seçenek tazminat Miktarının dava tarihi itibari ile 219.520,19 TL olarak hesap edildiği , Davacının sadece davalı kooperatife yaptığı ödemeler toplamına göre hesaplanan , davalı kooperatiften talep edebileceği 2.seçenek tazminat miktarının dava tarihi itibariyle 6.479,70 TL olarak hesap edildiği, 8.c - Tapusunu alan ortakların dava tarihi itibari ile 13.713,92 TL davalı kooperatife ödeme aptıkları, ancak dava dışı ... Ltd.Şti'ne yaptıkları ödemelerin dava dosyasından tespit edilme imkanı olmadığından ve dava dışı ... Ltd.Şti defterleri de incelenemediğinden, tapusunu alan üye ödemelerine, davacının .... Ltd.Şti'ne yaptığı ödeme tutarı kadar , yani 3.850 TL peşin ödemenin güncellenmiş hali olan 59.685 TL eklendiğinde , (yani tapusunu alan uyelerin de ... Ltd.Şti'ne en az davacı kadar peşin ödeme yaptığının kabulü ile ) hesaplanan 3.seçenek tazminat miktarının dava tarihi itibari ile 65.515,42 TL olarak hesap edildiği , şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporları ve ek raporlar taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif kararları gereği kendisine tahsis edilen dairenin tapusunun devredilmediğini bu sebeple ilgili dairenin kooperatif adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, terditli olarak ise dairenin rayiç bedelinin tazminat olarak kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dava değerin 50.000,00-TL üzerinden açılmış ise de Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde ilgili daire değerinin 85.000,00-TL olduğu tespit edilmiş, davacı vekili 24.04.2009 tarihinde bedel yönünden davasını ıslah ederek eksik ıslah harcını ikmal etmiştir.
Davalı tarafından davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği yönünde savunma yapılmış olup, işbu davadan sonra davacı tarafından kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemi ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı dosyasında davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararı ile onanarak 30.03.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi akabinde Mahkememizce bekletici meseleye dair ara kararı sonlandırılarak davanın esas yönünden incelenmesine devam edilmiştir.
Kooperatife ilişkin kayıtlar bilirkişi tarafından incelenmiş olup, davalı kooperatifin borcu olan üyelere konut tahsis etmediği, konut tahsis edilen tüm kooperatif üyelerinin akçeli yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiği ve borca rağmen tahsis yapılan üye olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı kooperatifin genel kurul kararlarının incelendiğinde; davacının dava dışı üçüncü kişi ... şirketi ile sabit fiyatlı taksitli olarak konut satışına dair sözleşme imzaladığı, davalı kooperatif ile ... şirketi arasında inşaat yapımına dair 22.06.1995 tarihli hizmet sözleşmesinin imzalandığı, dava dışı şirket tarafından inşaat bir kısmının yapıldığı ancak sonrasında kooperatif ile dava dışı ... şirketi arasındaki hizmet sözleşmesinin feshedildiği, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan denetimler sonrasında; ... şirketinden konut alanların mevcut konut tercihleri esas alınarak kooperatif üyeliklerinin tesis edilmesi ve taahhütlerinin davalı kooperatife aktarılmasına dair Bakanlık tarafından davalı kooperatif ve dava dışı şirkete talimat verildiği anlaşılmıştır.
Davalı kooperatifin yapılan genel kurul toplantılarında dava dışı ... şirketi ile sözleşme yapmış ve sonrasında davalı kooperatife ortak olarak kabul edilenlerin 28.06.2002 tarihli genel kurula kadar herhangi bir ayrıca ödeme yapmamasına karar verildiği, 28.06.2002 tarihli genel kurulda ise herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm kooperatif ortaklarından aidat tahsiline karar verildiği, davacının ise 2003 yılında kooperatife üye olarak kaydedildiği ve davalı kooperatife bir kısım aidat ödemesi yaptığı anlaşılmıştır.
Davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; davacının 28.06.2002 tarihli genel kurul kararları doğrultusunda üyelik tarihinden sonra davalı kooperatife aidat ödemekle yükümlü olduğu ancak dava tarihine kadar davalı kooperatife yıllık genel kurul ile belirlenen aidat borçlarının tamamını ödemediği, davacı tarafından davalı kooperatife yalnızca 1.060,00-TL ödeme yapıldığı, yukarıda belirtildiği üzere davalı kooperatif tarafından borca rağmen tahsis yapılmadığı dolayısıyla davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife muaccel aidat borçlarının bulunması nedeniyle davacının asli talebi yönünden dava tarihi itibariyle davalı kooperatif adına olan tapunun iptali ve davacı adına tescile karar verilmesini talep edemeyeceği anlaşılmış, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava tarihi itibariyle tapu iptal ve tescil talebinin davacının kooperatife olan muaccel aidat borçları nedeniyle mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının terditli tazminat talebi incelenmiştir.
Bilindiği üzere kooperatif üyesine daire tahsis edilememesi veya üye tarafından kooperatife eksik ödeme yapılması halinde üyenin ödediği bedele ilişkin tazminat talep hakkı bulunmakta olup, ilgili tazminatın hesap formülü Yargıtay tarafından yerleşik içtihatlar ile belirlenmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmektir. Konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için, kooperatifin inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelindiği ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, bu tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Bu ön koşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın, ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceği, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin ise, konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, alacağının hesaplanma şekli Dairemizin yerleşik uygulamalarında aşağıdaki gibi formüle edilmiştir:
a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır.
b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (toptan eşya fiyat endeksi "TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır.
c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiği ortaya çıkarılmalıdır.
d-Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir.
e- Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir.
Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır."
Mahkememizce alınan 13.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda Yargıtay'ın yerleşik formülüne göre davacı tarafından ödenen bedellere yönelik olarak seçenekli hesaplama yapılmıştır. Söz konusu hesaplamalardan 8.c bendinde belirtilen hesaplamanın davaya konu somut olaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Zira davacı tarafından öncelikle dava dışı ... şirketinden konut satın alınmış ve ... şirketine bir kısım ödemeler yapılmış olup, davacının davalı kooperatif tarafından 2003 yılında üyeliğe kabul edildiği ve bu tarihten sonra davalı kooperatife aidat ödemekle yükümlü olduğu, dolayısıyla en baştan itibaren kooperatif üyesi olanlar ile davacının durumunun aynı olmadığı, eşitlik ilkesi gereğince davacının dava dışı ... şirketinden daire satın alarak bu şirkete ödeme yapan üyelerin ve sonrasında bu üyeler arasından kooperatife aidatlarını ödeyerek tapularını teslim alanların durumu ile davacının durumunun karşılaştırılarak değerlendirilmesi ve yararlanma değeri ile eksik yararlanma değerinin buna göre belirlenmesi gerektiği, bu durumun eşit işlem tesis yükümlülüğü ile uyarlılık içinde olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu bağlamda Mahkememizce alınan 13.01.2026 tarihli bilirkişi raporu usul ve yasa ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun görülmüş, denetime elverişli ve gerekçeli bulunarak hükme esas alınmıştır. Söz konusu raporun sonuç kısmının 8.c bendinde belirlenen 65.515,42-TL'nin davacı tarafından tazminat olarak talep edilebileceği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından; dava dışı ... şirketi tarafından davacının yaptığı ödemelerin aktarılmadığı bu sebeple dava dışı ... şirketine yapılan ödemelerin hesaplamada gözetilemeyeceği gerekçesiyle itiraz edilmiş ise de davacının kooperatif tarafından üyeliğe kabulüne karar verildiği, davacı tarafından dava dışı şirkete yapılan ödemelerin aktarılmamasına rağmen davalı tarafından üyeliğe kabul edilmesinin mümkün olmadığı gibi aktarım yapılmasının davacının sorumluluğunda da olmadığı, davalı ile dava dışı şirket arasında yapılması gereken işlemler olduğu, zaten davacının bu yönde davalıyı veya dava dışı şirketi zorlamasının da mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının mevcut şartlarda davalı tarafından kooperatif üyeliğine kabul edildiği gözetildiğinde davalının dava dışı şirketin davalıya ödemeleri aktarmadığını öne süremeyeceğini, davacının ancak üyeliğe kabulünden sonraki öngörülen aidatlardan sorumlu olacağı, davacı ile aynı durumda olan dava dışı ... şirketinden konut satın alarak ödemlerini bu şirkete yapan ve sonradan davalı kooperatife üye olan kişiler ile davacının aynı durumda olduğu, söz konusu kişilerden aidatlarını tam olarak ödeyenler yönünden konut tahsisi yapıldığı ilgili üye yönünden üyeliğe kabul edildikten sonra ...'dan tahsil yapılamadığı veya paraların aktarılmadığına yönelik davalının söz konusu sonradan üye olan kişilerden ek ödeme talep etmediği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Davalı ... raporuna itiraz ederek davacı tarafından ...'ya yapılan ödemelerin tahsil edilip edilmediğinin belirli olmadığını iddia etmiş ise de davacı tarafından 01.03.2010 tarihli dilekçe ile senetler ve tahsilat makbuzları sunulmuş olup, bilirkişi raporunda davacının sunduğu ödeme belgelerine göre davalı kooperatif ve dava dışı ... şirketine davacının 4.875,50-TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından yalnızca 20.12.1998 tarihli senet sureti ödenmiş olmasına rağmen bulunamadığı için sunulamadığı 01.03.2010 tarihli dilekçe ile beyan edilmiş olup ilgili senet tarihinden sonraki senetlerin sunulduğu, önceki borç bulunmasına rağmen sonraki senetlerin ödenemeyeceği anlaşılmakla davacı tarafından ödemelerin tam yapıldığı Mahkememizce kabul edilmiş, davacının davalı kooperatife 1.060,00-TL dava dışı ... şirketine 3.850‬,00-TL ödeme yaptığı Mahkememizce kabul edilmiş, davalının aksi yöndeki dava dışı ... şirketine davacı tarafından ödemelerin tamamen yapılmamış olabileceğine yönelik iddiasına itibar edilmemiştir.
Davacı 02.02.2026 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz ederek, davalı kooperatifin gönderdiği yazıda aidat borcunun bilirkişinin hesapladığından daha düşük göründüğünü belirtmiş ise de bilirkişi tarafından yapılan akçeli yükümlülüklere yönelik hesabın dava tarihi itibariyle yapıldığı, davacının belirttiği yazının ise 2004 tarihli olduğu, bilirkişi raporundaki hesapların davalı kooperatifin iptal edilmeyen genel kurul kararlarına göre yapıldığı ve genel kurul kararlarına göre yapılan aidat borcu hesaplamasında herhangi bir hata olmadığı anlaşılmakla davacının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından 2004 yılı itibariyle hesap yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de işbu davanın tapu iptal ve tescile ilişkin olduğu, kooperatif üyesinin tapu iptal ve tescil talebinde bulunabilmesi için dava tarihi itibariyle kooperatife herhangi bir akçeli yükümlülüğünün olmaması gerektiği, dava tarihinden önceki bir tarihe yönelik değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından yine tazminat hesabında ihraç karar tarihi olan 2004 tarihinin esas alınması gerektiği iddia edilmiş ise de yukarıda da belirtildiği üzere davanın dava açıldığı tarihteki koşullara göre dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiği, ihraç kararının ortadan kalkmış olması sebebiyle o tarihe göre değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından önce işbu davanın açılıp sonrasında ihraç kararının iptaline dair dava açılmasına yönelik tercihin işbu davayı etkilemeyeceği, aidat tutarları yönünden ise genel kurul kararlarının iptaline dair herhangi bir Mahkeme kararı olmaması nedeniyle geçmişe yönelik aidat tutarlarının daire alanlarına göre oranlanmasına yönelik işbu davada Mahkememizce değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, davacı veya diğer kooperatif ortakları tarafından genel kurulda belirlenen aidat tutarlarına yönelik dava açılmamış olması ve aidat tutarlarının kesinleşmiş olması nedeniyle belirlenen aidat tutarlarının bu davada tartışılamayacağı anlaşılmıştır. Davacı tarafından bir diğer itiraz sebebi olarak davaya konu dairenin güncel değerinin hesaplanması gerektiği iddia edilmiş ise de her davanın açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerektiği, aidat borcu olan kooperatif üyesi yönünden taşınmazın rayiç değerine göre hesap yapılamayacağı, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca borcu olan kooperatif üyeleri yönünden 6 lı formüle göre hesaplama yapılması gerektiği, alınan raporlarda da bu yönde hesaplama yapıldığı, davacı tarafından rapora itiraz edilerek tapu alan tüm üyelerin incelenmesi gerektiği belirtilmiş ise de 10.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda kooperatif üyelerinin tamamının incelendiği, tapu alan üyelerin eşit tutarda ödeme yaptığının belirtildiği, diğer üyelerin yer kaplaması sebebiyle raporda gösterilmediğinin belirtildiği anlaşılmakla davacının diğer tapu alanların incelenmediğine yönelik itirazına itibar edilmemiştir.
Sonuç olarak Mahkememizce 10.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ve 13.01.2026 tarihli usul ve yasaya uygun görülen, gerekçeli, denetime elverişli bulunan bilirkişi raporları bütün halinde hükme esas alınmış olup, davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife akçeli yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmediği, aidat borçlarının bulunduğu bu sebeple davacının tapu iptal ve tescil talebinin usul ve yasaya uygun olmadığı, tapu iptal ve tescil talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava tarihinde davalı kooperatife akçeli yükümlülüğünün olması sebebiyle tazminat talebinde bulunabileceği, yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında 13.01.2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında bulunan 8.c. Maddesindeki tazminat hesabının davacının ödemeleri ve dava kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla bu hesaplama hükme esas alınmış 65.515,42-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının tapu iptal ve tescil talebinin REDDİNE,
2-Davacının terditli tazminat talebinin KABULÜNE,
-Buna göre; 65.515,42-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.475,35-TL harcın davacı tarafça yatırılan 472,50-TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 4.002,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 472,50-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 26.213,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 20.204,80-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava değeri 85.000,00-TL gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 19.484,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!