Anahtar kelimeler: Defaatle Konsinye Davadavacı Sevkiyat Harçlandırdığı Seviyede Etmeyi Ani Sıkı Artışın

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
DAVA
:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu █████/2023 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Taraflar arasında 18.01.2021 tarihinde satış için bırakma (konsinye) sözleşmesi akdedildiğini, ilk zamanlarında her iki tarafında edimlerin yerine getirdiğini, ancak 2021 yılının ikinci yarı genelinde meydana gelen ani ve hızlı fiyat artışı karşılığında müvekkili şirket tarafından fiyat artışı yapılmasının davalı şirketten talep edilmesine rağmen davalı şirketin dönemde fiyat artışı yapılması karşılığında ilgili Bakanlıkça sıkı denetimlerin yapıldığı ve artışın gerçekleştirilemeyeceğini ifade ettiğini, müvekkili şirketin defaatle belirlenen fiyatla: sevkiyat yapılması halinde değil kar etmeyi ticari faaliyetine son verecek seviyede zarara et etmesine rağmen davalı tarafça bu durumun kabul görmediğini, ne yazık ki davalı tarafın düşük bedelli stok imkanı olarak gördüğünü ve sözleşmeyi açıkça kötüye kullandığını, yapılan hakkediş ödemeleri incelendiğinde ödeme bedellerinin büyük ölçüde değişmediğini, döneminde müvekkili şirkete neredeyse aynı ödemenin yapılmasının satılan ürün miktarı ne müvekkiline hakkediş olarak yansımadığını ortaya koyduğunu, her dönemde ortalama 5.000 TL hesabının ticarin olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketçe tedarik edilen ve davalı için bırakılan ürünlerin satılmasına rağmen müvekkili şirkete bedellerinin ödenmediğinin açık zira ürünlerin bu kadar uzun zamandır satılmamış olmasının mümkün olmadığını, davalı bedelleri konusunda iyileştirme vaadinde bulunduğunu, müvekkili şirketin sözleşme ilişki tutmak adına çekincelerini beyan etmesine rağmen iyileştirme vaadine güvenerek davalı tedarikine devam ettiğini, beyan ederek davanın kabulüne, vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı Vekili Mahkememize Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalı vekili 31.03.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında 01.01.2021 başlangıç tarihli “Tedarikçi Satınalma Sözleşmesi” ve “Genel Satınalma Sözleşmesi” imzalandığını, işbu sözleşmeler kapsamında davacı firma ile konsinye usulü çalışılmaya başlandığını, sözleşmenin 18.1 maddesine göre bu sözleşmenin 01.01.2024 tarihine kadar yürürlükte olduğunu, zira davacının sözleşme feshedilmeden işbu davayı ikame etiğini, hal böyle iken davacının bugün dahi sözleşme hükümleriyle bağlı ve sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde davacının akde aykırı davranan, edimlerini yerine getirmeyen taraf olduğunun anlaşılacağını, konsinye çalışma esaslarının sözleşmenin 4. Maddesinde tanımlandığını, buna göre davacının önce sipariş edilen ürünlerin davalı firmaca onaylanan fiyattan temin edecek, akabinde ürünlerin sorunsuz tesliminin teyidi sonrası ürünler satışa açılacağı, satışı gerçekleşen ürünlerin karşılığı olarak firma hesabına alçak hakkediş oluşacağı, firmaya bildirilen bu hakkediş kadar düzenlenecek faturaya istinaden firma alacaklarının kendisine ödeneceğini, oysa davacının bu anlaşmaya aykırı davranarak mutabık kalınan fiyattan ürün temin etmiş olmasına rağmen henüz ürünlerin konsinye satışta iken fiyat artışı yapmak istediğini, müvekkili şirketin fiyat artışının gerekçesini somut delillerle ispat edilmesini istemiş olmasına rağmen davacının genel ekonomik durumunu gerekçe gösterdiğini, bu denli afaki bir talepte fiyat artışının kabul edilmeyeceğini, davacının fahiş fiyat artış gerekçesinin somut belgelerle edilemediğinden fiyat artışının kabul edilmediğini, sözleşmenin 8. Maddesinde de nasıl yapılacağının kararlaştırılan fiyat geçişini tüm kurallara aykırı ve tek taraflı biçimde uygulandığını, buna dair fiyat farkı faturalarını düzenleyerek müvekkilini borçlandırmaya çalıştığını, lakin bu faturaların hem sözleşmeye hem de mevzuata aykırı bulunduğundan müvekkili tarafından reddedildiğini, davacının düzenlediği bu haksız fiyat farkı faturaları nedeniyle taraflar arasında mutabakat sorunlarına bizzat kendisinin yo açtığını, davacının müvekkilinin hakkedişlerini eksik yansıttığı yönündeki beyanlarının da afaki ve dayanaksız ifadelerden ibaret olduğunu, müvekkilinin kayıtlarında vadesi gelen alacakların ödendiğinin tartışmasız olduğunu, davacının davasına dayanak oluşturmak amacıyla TBK m. 131 anlamında ihtirazi kayıtla mal teslimi yaptığı yönündeki beyanlarının gerçek dışı olduğunu, davacının bu yönde bir ihtarı olmadığı gibi, ürün fiyatlarının tamamen taraflarca anlaşılarak belirlendikten sonra mal tesliminin başladığını, davacının mal teslimi sonrasında bu fiyatları tek taraflı ve dayanaksız biçimde artırma yoluna gittiğini, davacı müvekkili şirket tarafından yapılan kaynağı belirsiz kesintilerden bahsetmiş ise de, bu ifadenin anlaşılamadığını, davacının kast ettiğinin müvekkilinin düzenlediği prim hakkedişleri ise bu faturaların müvekkiline sözleşme ile tanınan prim alacaklarını ifade ettiğini, müvekkili şirketin hesapları incelendiğinde davacının bahsettiği bu faturaların sözleşme kapsamında düzenlendiğinin görüleceğini beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
09.02.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;Taraflar arasındaki ticari ilişki incelendiğinde, ürünlerin davacı tarafından konsinye olarak davalıya teslim edildiği, satışların davalı mağazalarında davalı adına yapıldığı, satış yapılmasından sonra satış yapılan miktarın davalı tarafından davacıya bildirerek anlaşılan fiyat” tan adına fatura düzenlettirildiği, satılmayan ürünlerin davacı tarafından iade edildiğinin anlaşıldığı, Dosya içerisinde taraflar arasında fiyat artışı talebi ile ilgili bir yazışma ve davacının ihtizari kayıt ile ürün teslim ettiğine dönük bir belgenin bulunmadığı, Dosya içerisinde davacının satılan ürünlerin adetlerinin davacı tarafından belirtilmedi konusu ise bedellerinin ödenmediğine dair itiraz ettiğine yönelik dosya içerisinde yazılı herhangi bir belge mevcut olmadığı, Davalının incelenen kayıtları itibariyle, davacıdan konsinye olarak ürün alındığı, alınan ürünlerin davalı adına satıldığı, satışı yapılan ürünlerin faturasının davacıdan temin edildiği ve ödemelerinin yapıldığı, taraflar arsında düzenlenen sözleşme gereği fiyat artışlarının davalı tarafından kabulünün gerektiği, dosya içerisinde davacının fiyat artışı talebiyle ilgili bir belgenin bulunmadığı, Davacının davalı stoklarında konsinye olarak verilmiş ürünlerin iadesini talep ettiği, bu konuda takdirin Mahkemenize ait bir husus olduğu, Bu ürünlerin çok küçük olması, yüzbinlerle ifade edilmesi ve çok çeşitli mağazalarda olması nedeniyle ürünlerin ayrı ayrı mağazada tek tek sayılıp tespit edilmesi çok çok zor ve uzun bir mesai gerektirdiğinden ve davacı vekilinin de bu konuda sorunlarının olmadığını bildirmesi nedeniyle ürünlerin sayılamadığı, Davacının, hukuki dayanağı olmadan davalı tarafından hak edişlerinden yapılan kesinti iddiasıyla ilgili dosyada bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacı talebinin takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere yerinde olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.07.01.2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacı ----------şti. işletmesine ait 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, defterlerin açılış onaylarının ve yevmiye defteri yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde (e-defter’ler için beratlar alınmak suretiyle) yaptırılıp yaptırılmadığı tespit edilemediğinden davacı şirket ticari defterlerinin delil niteliğinin mevcut olup olmadığı yönünde kanaate varılamamış olup, takdir Yüce Mahkeme’ye bırakılmıştır. Davacı Taraf ilgili dönemler resmi defterler (Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter) açılış ve kapanış noter tasdiklerinin (varsa e-defter beratlarının), davalı şirket ile ilgili muhasebe kayıtları ve cari hesap ekstrelerinin, hesap bakiyesinde karşılıklı mutabık olup olmadıklarına ilişkin mutabakat mektuplarının, talimat veren Sayın Mahkemeye ibraz edilmesi gerektiği hususunda kanaate varılmış ise de dosyaya sunulması gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
:Taraflar arasında akdedilen █████/2020 tarihli sözleşme gereği davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı tarafça davalı şirkete bırakılan ürünlerin tespiti ile ürünler satılmamış ise davacı şirkete iadesinin gerekip gerekmediği, satılan ürünlere ilişkin kesilen fiyat farklarının talep edilip edilemeyeceği, ürünlerin iadesi mümkün değil ise satış tarihlerinin de tespiti ile davacı şirket hakedişlerinden yapılan kesinti bedellerinin tazminine hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.Mahkememiz tarafından satış için bırakılan malların satılıp satılmadığı, ihtilaf konusu olan malların satışının kimin adına yapıldığı, davalının kendi adına mı yoksa davacı adına mı malların satışını yaptığı hususu ile, satışı yapılan malların miktarı, satılmayan malların iade edilip edilmediği, satışın konsinye satış olup olmadığı tespitine hakkında bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup dosyaya sunulan █████/2024 tarihli raporda; Taraflar arasındaki ticari ilişki incelendiğinde, ürünlerin davacı tarafından konsinye olarak davalıya teslim edildiği, satışların davalı mağazalarında davalı adına yapıldığı, satış yapılmasından sonra satış yapılan miktarın davalı tarafından davacıya bildirerek anlaşılan fiyattan adına fatura düzenlettirildiği, satılmayan ürünlerin davacı tarafından iade edildiğinin anlaşıldığı, dosya içerisinde taraflar arasında fiyat artışı talebi ile ilgili bir yazışma ve davacının ihtizari kayıt ile ürün teslim ettiğine dönük bir belgenin bulunmadığı, dosya içerisinde davacının satılan ürünlerin adetlerinin davacı tarafından belirtilmediği konusu ile bedellerinin ödenmediğine dair itiraz ettiğine yönelik dosya içerisinde yazılı herhangi bir belge mevcut olmadığı, davalının incelenen kayıtları itibariyle, davacıdan konsinye olarak ürün alındığı, alınan ürünlerin davalı adına satıldığı, satışı yapılan ürünlerin faturasının davacıdan temin edildiği ve ödemelerinin yapıldığı, taraflar arsında düzenlenen sözleşme gereği fiyat artışlarının davalı tarafından kabulünün gerektiği, dosya içerisinde davacının fiyat artışı talebiyle ilgili bir belgenin bulunmadığı, davacının, hukuki dayanağı olmadan davalı tarafından hak edişlerinden yapılan kesinti iddiasıyla ilgili dosyada bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacı talebinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememiz tarafından davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla talimat yazılmış dosyaya sunulan █████/2026 tarihli ön raporda davacı ---------- Şti. ve vekili tarafından ticari defterler sunulmadığından işletmesine ait 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, defterlerin açılış onaylarının ve yevmiye defteri yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde (e-defter’ler için beratlar alınmak suretiyle) yaptırılıp yaptırılmadığı tespit edilemediğinden davacı şirket ticari defterlerinin delil niteliğinin mevcut olup olmadığı yönünde kanaate varılamadığı belirtilmiştir.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde dosyaya sunulan bilirkişi raporları da değerlendirildiğinde ürünlerin davacı tarafından konsinye olarak davalıya teslim edildiği, satışların davalı mağazalarında davalı adına yapıldığı, satış yapılmasından sonra satış yapılan miktarın davalı tarafından davacıya bildirerek anlaşılan fiyattan adına fatura düzenlettirildiği, satılmayan ürünlerin davacı tarafından iade edildiğinin anlaşıldığı, dosya içerisinde taraflar arasında fiyat artışı talebi ile ilgili bir yazışma ve davacının ihtizari kayıt ile ürün teslim ettiğine dönük bir belgenin bulunmadığı, dosya içerisinde davacının satılan ürünlerin adetlerinin davacı tarafından belirtilmediği konusu ile bedellerinin ödenmediğine dair itiraz ettiğine yönelik dosya içerisinde yazılı herhangi bir belge mevcut olmadığı, dosya içerisinde davacının fiyat artışı talebiyle ilgili bir belgenin bulunmadığı, davacının, hukuki dayanağı olmadan davalı tarafından hak edişlerinden yapılan kesinti iddiasıyla ilgili dosyada bir belgenin bulunmadığı tespit edilmekle davacı tarafça açılan davanın ispatlanamadığı kanaatine varılarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın, davacı tarafça dosyaya yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 552,1 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE,
4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
7-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!