Anahtar kelimeler: Usûlüne Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran İzmir İstemi Uyuşturucu Bakanlığının
10. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR
: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 20.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre,
1-Kayden █████/1999 doğumlu olup, suçun işlendiği █████/2015 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezalardan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Çocuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
3-5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
İsabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 03.09.20 15... .09.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve itiraz süresinin gösterildiği, kararın şüpheliye 23.11.2015 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
Şüphelinin 07.05.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2016 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile İzmir 1. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 21.11.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 29.11.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Sanığın denetim süresi içerisinde 23.12.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.02.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının sanığın zorunlu müdafiine tebliğ edilmediği, durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
Mahkemece bozmaya uyularak İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, "davanın durmasına" karar verildiği, durma kararının 21.06.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
B. Durma kararından sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2021 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 19.08.2021 tarihinde tebliğ edilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. Şüphelinin 07.02.2022 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2022 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile İzmir 1. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre,
1. Kayden 23.03.1999 doğumlu olup, suçun işlendiği 03.09.2015 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden 5271 sayılı CMK'nın 3 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Çocuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2. Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
4. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edildiğinden, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2021 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce işlenmiş olan 03.09.2015, 16.09.20 15... .05.2016 tarihli eylemlerin tek suç olarak ve temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden koşulları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!