Anahtar kelimeler: Usûlüne Kyb Adalet Evrakı Görüşü Bakırköy İstinaden Başvuran İstemi Uyuşturucu

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., 2020/6 K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 13.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;" Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2023 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı ilamı ile "...sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, verilmesi halinde ilk kesinleşen kararın hukuken geçerli olup diğer kararların hukuki değerden yoksun olacağı, erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm eylemlerin tek bir suç olarak kabulü ile temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu dikkate alınarak..." şeklindeki açıklama ile 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,Sanık hakkında evvelde █████/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2014 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile mahkumiyetine ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı niteliğinde 6545 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın █████/2014 tarihinde kesinleştiği,Sanığın Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli kararına konu █████/2018 tarihli eyleminin, █████/2014 tarihinde kesinleşen İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce işlendiğinden ayrı bir suç oluşturmadığı ve anılan kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeni ile ihlali sayılacağı ve 6545 sayılı Kanun'ladeğişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu anlaşılmakla, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli kararı ile İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2014 tarihli açıklanması geri bırakılan kararın açıklanması için ihbarda bulunulması ve düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas ve 2020/6 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:1.Şüpheli hakkında, 28.02.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2018 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 13.12.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 04.03.2019 tarihinde Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,2. Şüphelinin yapılan tebligatlara rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek gönderilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2019 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,3. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 39.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.01.2020 tarihli ve █████████ Esas, 2020/6 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır.B. İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının incelenmesinde:1. Şüpheli hakkında, 31.05.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyleyapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2014 tarihli ve █████████ Esas sayılı iddianamesi ile İstanbul 62.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,2. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesinin emredici hükmü ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 23.10.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır.C. Dosya kapsamına göre;28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; "(2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;Somut olayda; İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın 31.05.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda,incelemeye konu suç tarihinin 28.02.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 28.02.2018 tarihli eylemini, İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 23.10.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 28.02.2018 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2020 tarihli ve █████████ Esas, 2020/6 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, İstanbul 62.Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.12.2025 tarihinde karar verildi.