Anahtar kelimeler: Sirayet Bozmadan Düşme Edenin Görüşü Lehe Etmediği Etme Suçlar Neticesinde
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ███████ K.
SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, düşme
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; sanıklar hakkında kurulan ilk hükümleri katılan vekilinin temyiz etmediği, sanıklar ... ve ...'ın temyiz taleplerinin süre yönünden reddedildiği, sanık ...'nın ise temyiz talebinde bulunmadığı, sanıkların lehe bozmadan sirayet nedeniyle yararlandığı anlaşılmakla; katılan vekilinin bozma sonrası kurulan beraat hükümlerini temyiz etme hakkının bulunmadığı,
Diğer sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden; yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1)Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.06.2020 tarihli ve ███████-39 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sirayet kurumunun, koşulları oluştuğu takdirde, hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan, temyiz yoluna başvurmayan, süresinden sonra başvuran veya temyize başvurmakla beraber başvurusu kabul edilmeyen sanıkların da yararlanmalarının sağlanması suretiyle, bu kişilerin temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini giderme amacını taşıması ve bozmanın sirayetinde, yerel mahkeme hükmünün, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmayıp sanığın sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılması karşısında, hukuki kesinlik ilkesi ve sanığın kendisinin dahi sirayet nedeniyle hakkında yeniden kurulan hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı hususu dikkate alınarak, katılan vekilinin lehe bozmanın sonucundan yararlanan sanıklar hakkında kurulan ve temyiz edilemez nitelikteki ikinci hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2)Sanıklar ..., ..., ..., ... (... oğlu), ..., ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Dairemizin 07.06.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararının, temyiz isteğinde bulunmayan sanıklara da sirayet ettirilmesine karar verildiği halde; bozma öncesi hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinde bulunmayan sanık ...'a bozma kararının sirayet ettirilmediği anlaşılmış olup, bu konunun mahallinde gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanıklara yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,
3)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... (... oğlu), ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklara yüklenen "Resmi belgede sahtecilik " suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 11.06.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla sanıkların beraatine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!