Anahtar kelimeler: Usûlüne Kyb Adalet Evrakı Görüşü Bursa İstinaden Başvuran İstemi Uyuşturucu

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.10.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;" Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde de şüphelinin bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılması gerektiği, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararının sanığa █████/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşılık sanığın 15 günlük itiraz süresi beklenilmeksizin anılan kararın infazı için █████/2015 tarihinde denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 08.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2015 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedaviye tabi tutulmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 08.01.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeksizin tedbirin infazı için 28.12.2015 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, uyarılmasına rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 08.09.2016 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verilerek 23.09.2016 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,C. Erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2016 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile Bursa 5.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,D. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.09.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır.E. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,Sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, itiraz kanun yolu ve başvurulabilecek mercii belirtilerek karar şüpheliye 08.01.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeksizin tedbirin infazı için 28.12.2015 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve karar henüz kesinleşmeden Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, uyarılmasına rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle de infaz dosyanın kapatılmasına karar verildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimliserbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleştiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde ise de;Kanun yararına bozma istemi sırasında gelinen aşamada;Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi suretiyle usulüne uygun yasa yolu bildirimi yapıldığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 08.01.2016 tarihinde sanığa usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin infaz işlemelerine başlanılması nedeniyle, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla;5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bendinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü kapsamında ihlal nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 08.11.2015 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 25.01.2016 tarihinden itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği doğrudan açılan davaların bulunup bulunmadığının araştırılarak,a) Var ise; Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına gidilmesi için bildirimlerde bulunulup sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi,b) Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar şartının sağlanmadığı dikkate alınarak kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibarıyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 25.01.2016 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin birinci cümlesinde yer verilen "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü uyarınca erteleme süresinin dolması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği dikkate alınarak "düşme" kararı verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.12.2025 tarihinde karar verildi.