Anahtar kelimeler: Olursa Olsun İhlali Beş Görüşü Ret İstemlerinin Suçlar Konut Mala

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeSUÇLARIN TARİHİ
: 06.01.2020HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, OnamaI. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi YönündenHükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönündenİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, zararın tamamının karşılandığını ileri sürmelerine rağmen mahkemece bu hususun araştırılmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, cezanın orantısız olarak fazla verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Katılanın 07.01.2021 tarihli çalınan eşyaların "1 adet 102 ekran televizyon, 1 adet 140 ekran televizyon ve bunların kumandaları"ndan ibaret olduğu şeklindeki anlatımına istinaden, iddianame ile "1 adet 102 ekran televizyon, 1 adet 140 ekran televizyon ve bunların kumandalarının" çalındığı anlatılarak dava açılmış olması, yargılama sırasında müştekinin 12.02.2021 tarihli duruşmada " Daha sonra evi kontrol ettiğimde babamın 2 adet tüfeği vardı onlarında olmadığını gördüm, bunun benim için manevi değeri yüksekti, tüfekler çalışmıyordu ve ruhsatsızdı zaten maddi değeri yoktur. Tüfekler dışında benim zararım giderilmiştir. Sanık televizyonlarımı bana teslime ettiği ancak tüfeklerin yerini söylemediği için hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına rızam yoktur, tüfeklerin yerini söylerse şikayetimi geri alabilirim ancak ben bu aşamada şikâyetçiyim" şeklindeki anlatımı sanığın iddianameye konu yapılan televizyonları iade etmiş olması, mahkemece katılanın çalındığını bildirdiği, iddianame ile dava konusu yapılmayan tüfeklerin de çalındığı ve bunların iade edilmediğinin kabulüyle kısmen iade ve kısmen iadeye katılanın rıza göstermemesi sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması şeklindeki inceleme konusu olayda;CMK 225. madde gereği hükmün iddianamede anlatılan fiil ile bağlı olması, katılanın duruşma sırasında ayrıca çalındığını iddia ettiği tüfekler ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulup dava konusu yapılıp yapılmayacağı beklenip, dava konusu yapıldığı takdirde birleştirme kararı verilip sonucuna göre değerlendirme ve uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden iddianamede anlatılan fiilin kapsama alanı dışına çıkılarak hüküm tesisi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrasında kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Aksaray 7.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.