Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Rekabetin Layihalar İstenmiş Ankara Önlenmesi Yılında Ortaklık Adi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E. - █████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Haksız Rekabetin Önlenmesi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2025 tarih ve ████████ E. - █████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 1969 yılında ... ve ... tarafından adi ortaklık olarak kurulduğunu, 1995 yılında anonim şirkete dönüştüğünü, "..." ibareli markaların sahibi olduğunu ve 50 yılı aşkın köklü bir geçmişe, 100'den fazla ülkeye ihracat başarısına sahip olduğunu, davalı şirketin ise 2009 yılında metal işleme alanında kurulduğunu, tarafların ortaklarının aynı aileden geldiğini ve █████/2021 tarihli bir protokolle şirketlerdeki ortaklıklarını sonlandırdıklarını, bu protokolden sonra davalıların, şirket unvanını ve iştigal konusunu müvekkiline benzer şekilde "... Hastane Ekipmanları" olarak değiştirdiğini, https://www.....com/ alan adlı internet sitelerinin "Tarihçe", "Kurucumuz" ve "Hakkımızda" bölümlerinde ve ... adlı dergideki bir röportajda, gerçekte müvekkil şirkete ait olan 1969 yılına dayanan kuruluş tarihini, 50 yıllık geçmişi, 100'den fazla ülkeye ihracatı, ilk TSE belgesinin alınması gibi başarıları ve müvekkili şirketin kurucularının faaliyetlerini kendilerine aitmiş gibi göstererek kendileri, ticari işletmeleri ve faaliyetleri hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunduklarını, bu yolla kendilerini rekabette öne geçirmeye çalıştıklarını, bu eylemlerin TTK'nın 54. ve 55/1.a.2 maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların haksız rekabet oluşturan eylemlerinin haksızlığının tespitine, bu eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ihlal konusu kopya fotoğrafların kaldırılmasına, yanıltıcı ifadelerin yer aldığı internet sayfalarına erişimin engellenmesine, bu ifadeleri içeren tüm dijital ve fiziki materyallerin (katalog, broşür vb.) toplatılmasına ve imhasına, yanlış beyanların düzeltilmesine ve bu düzeltmenin ilan edilmesine, müvekkilinin uğradığı manevi zarar karşılığı 75.000,00 TL manevi tazminatın eylem tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının "kopya fotoğraf" iddiasını hem bu davada hem de Ankara 1. FSHM ████████ Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğünü, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca anılan dosyada açtıkları karşı davanın bu dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise aynı iddialarla yapılan şikayet hakkında Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığınca ██████████ soruşturma sayılı dosyada takipsizlik kararı verildiğini, şirketlerin 1969 yılında iki kardeş (... ve ...) tarafından kurulan bir aile işletmesi olduğunu ve ticari geçmişin ortak olduğunu, davalı şirketin kurucusu olan ...'nün mirasçılarının da bu ortak geçmişi kullanma hakkının bulunduğunu, davalı şirketin 2009'daki kuruluşundan itibaren tıbbi cihaz ürettiğini ve hatta davacı şirkete fatura karşılığı sattığını, davacı şirketin 1996 yılında kurulduğunu ve davalı ... ... ile babası ...'nün de kurucu ortak olduğunu, 1996 öncesi adi ortaklık dönemine ait fikri ve sınai hakların davacı şirkete devredildiğine dair bir sözleşme bulunmadığını, davacının kendisinin 1969 yılında kurulduğunu iddia ederek çelişkiye düştüğünü, "kopya fotoğraf" iddiasının ise █████/2021 tarihli protokolün 3. maddesi uyarınca davalı şirkete bırakılan menkuller kapsamında olduğunu ve ayrıca ayrılıktan sonra yeni ve özgün fotoğraf çekimleri yaptırıldığını, internet sitelerinde yer alan tüm bilgilerin doğru olduğunu ve kendi kurucularının geçmişine dayandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında imzalanan █████/2021 tarihli protokol, tarafların ticari defter ve kayıtları, tanık beyanları, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ sayılı soruşturma dosyası, bu dosyadaki takipsizlik kararı, Ankara 1. FSHHM'nin ████████ Esas sayılı dosyası, davalıların internet sitesi içerikleri, hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın temelini oluşturan ticari geçmişin, 1969 yılında davacı ve davalıların murisleri olan iki kardeş tarafından adi ortaklık şeklinde birlikte başlatıldığı, bu ortaklığın 1995 yılında davacı şirketin kurulmasıyla yeni bir hukuki yapıya büründüğü, ancak bu esnada adi ortaklığa ait ticari işletmenin bir bütün olarak TTK'nın 11. maddesi anlamında davacı şirkete devredildiğine dair bir sözleşme veya işlem bulunmadığı, sadece bir kısım makine ve teçhizatın ayni sermaye olarak konulduğu, bu tarihten █████/2021 tarihli ayrılık protokolüne kadar da her iki ailenin taraf şirketlerde ortak olarak faaliyetlerini sürdürdükleri ve bu süreçte elde edilen ticari başarı ve itibarın ortak çabanın bir ürünü olduğu, █████/2021 tarihli protokolün ise ortaklık paylarının ve bazı maddi varlıkların tasfiyesine yönelik olup, ortak geçmişin kullanım hakkını münhasıran davacıya devreden veya davalıları bu geçmişi anmaktan men eden açık bir hüküm içermediği, bu durumda, davalıların kendi kurucularının ve şirketlerinin de bir parçası olduğu bu ortak ticari geçmişe ve tecrübeye, üçüncü kişileri yanıltmayacak şekilde atıfta bulunmalarının, TTK'nın 55. maddesi anlamında "gerçek dışı veya yanıltıcı açıklama" olarak nitelendirilemeyeceği, zira bu beyanların temelden yoksun olmayıp ortak bir maziye dayandığı, bu itibarla haksız rekabetin unsurlarının oluşmadığı, haksız rekabetin varlığı ispatlanamadığından buna bağlı olarak talep edilen manevi tazminat koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece, hatalı tespitler içeren █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak verilen kararın hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazların değerlendirilmediğini, tarafların murislerinin, davacı şirketin kuruluşunda, o tarihe kadar adi ortaklık nezdinde yürütülen ticari faaliyetlerin artık bir anonim şirket sıfatıyla sürdürülmesini temin amacını taşıdıklarını, adi ortaklığa ait tüm malvarlığının davacı şirkete ayni sermaye olarak konulması suretiyle adi ortaklığa at ticari işletmenin de davacı şirkete devredildiğini, adi ortaklığın davacı şirketin kuruluşu ile son bulduğunu, 1969 yılından 1995 yılına kadar gerçekleşen adi ortaklık faaliyetlerinin, davacı şirketin kurulmasından sonra davacı şirket ortaklarına değil davacı şirketin kendisine ait bulunduğunu, 1969 yılından itibaren davacı şirketin mevzubahis geçmişe sahip olduğunu, █████/2021 tarihli protokolle davalı ... ...'nün davacı şirket üzerindeki tüm haklarının tasfiye edildiğini, anılan protokolde davalı tarafa, davacı şirkete ait geçmişin kullanılabileceğine dair hiçbir yetkinin verilmediğini, █████/2021 tarihinden önce davalı şirketin iştigal mevzuunun her türlü metal işleme ve ticareti iken, protokolden sonra davalı şirketin iştigal alanı ve unvanına hastane ekipmanlarına yönelik eklemeler yaptığını, bu şartlar altında davalı şirketin, davacının 1969 yılından bu yana tıbbi malzemeler ile ilgili sürdürdüğü faaliyetler ve bu faaliyetler doğrultusunda elde ettiği geçmiş üzerinde hak sahibi sayılamayacağını, davalının 2009 yılında kurulduğu da gözetildiğinde, dava konusu geçmişin davacıya ait sayılmasının sürecin doğal sonucu olduğunu, davalı şirketin, davacı şirketin ürünlerinin tanıtımı amacıyla kullandığı fotoğrafları, aynı ürünlere ait olsa dahi kullanamayacağını, davacının özgün çekimlerle oluşturduğu fotoğrafları kopyalayamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından, davalıların internet sitesinde, gerçekte davacıya ait olduğu ileri sürülen geçmişin, izin, ruhsat, sertifika, yeterlilik belgesi gibi belgelerin ve davacının kurucusu ... ve ...'nün ... Tıbbi Cihazlara ait geçmişte gösterdiği faaliyetlerin, kendilerine aitmiş gibi gösterilmek suretiyle kendileri, ticari işletmeleri, faaliyetleri ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunulduğu ve bu yolla kendilerini rekabette öne geçirmeye çalıştıkları, yine davalı şirket yetkilisi ... ...'nün "www.....com" sitesindeki röportajında yanıltıcı açıklamalarına devam etmek suretiyle haksız rekabette bulunduğu iddiasına dayalı olarak işbu davanın açıldığı, 1969 yılında davacı ve davalıların murisleri iki kardeş olan ... ve ... tarafından adi ortaklık şeklinde ticari faaliyete başlandığı, bu kapsamda davacı şirketin 1995 yılında anılan adi ortaklığa ait bir kısım malvarlığı da ayni sermaye olarak konulmak suretiyle kurulduğu, ortak ticari faaliyetin başladığı 1969 yılından █████/2021 tarihli ayrılık protokolüne kadar davalı şirket de dahil olmak üzere yeni şirketler kurularak devam ettiği, davacı ve davalı şirketler arasında üretim ve satış biçiminde fiili ticari faaliyetin de söz konusu olduğu, protokolle davalı tarafa özgülenen şirketin ticari faaliyetinin konusunu oluşturan ürün görsellerinin kullanımı haksız rekabet oluşturmayacağı gibi █████/2021 tarihli ayrılık protokolünde ortak geçmişin münhasıran taraflardan birine bırakılması söz konusu olmadığından davalıların murislerinden gelen ortaklık geçmişine ve ticari başarılara atıfta bulunmalarının da haksız rekabet teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!