Anahtar kelimeler: Buluşarak Satılık Oğluna Hasarsız Yüze Oğlunun Görüştüğü İlanı Yaptıracağı Hasarlı

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın, internet üzerinden suç konusu araca ilişkin satılık ilanı verdiği, katılanın oğlunun sanık ile telefon aracılığıyla görüştüğü ve aracın hasarsız olduğunu sanığın katılanın oğluna söylediği daha sonra sanık ile katılanın buluşarak sanığın katılana aracı gösterdiği anlaşılan miktar üzerinden aracın devrinin sağlandığı , sanığın aracın sigorta işlemlerini yaptıracağı zaman hasarlı olduğunu öğrendiği iddia olunan olayda; sanık ile katılanın yüz yüze geldikleri ve menfaat temininin bu yüzyüze görüşmeler sonrasında gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı anlaşılmakla sanığa yüklenen eylemin sübutu hâlinde, 5237 TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede:Sanığın eylemine konu TCK'nin 157/1. maddesine uyan “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 26.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.