Anahtar kelimeler: Vekillikten Çekildiğine Müdafi İrade Yıldan Yıla Beş Beyanı Edenin Görüşü
10. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 66. maddesi ile 5237 TCK'nın 188/3 maddesinde yer alan "beş yıldan on beş yıla kadar" ibaresinin "on yıldan az olmamak üzere" şeklinde değiştirildiği ve 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle zorunlu müdafi görevlendirilmesi gerektiği, sanığın özel müdafiinin, vekillikten çekildiğine dair bir irade beyanı bulunmasa da; sanık savunmasının müdafii huzurunda alındığı 28.02.2013 tarihli 2. celseden sonra herhangi bir mazeret
bildirmeksizin gerçekleştirilen celselere katılmadığı, sanık müdafiinin Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasını açıkladığı ve hükmün açıklandığı 03.12.2015 tarihli 29. celsede hazır bulunmadığı göz önüne alındığında, yukarıda belirtilen yasal düzenleme karşısında, adı geçen sanığa 5271 sayılı CMK’nın 151/1. maddesi uyarınca baro tarafından derhal zorunlu müdafii görevlendirilmesinin sağlanması, bu amaçla oturumun ertelenmesi veya oturuma ara verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulması,
2. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 02.09.2012 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 31.10.2012 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 21.09.2012 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 02.11.2012 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve 12.03.2013 tarihinde Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, hüküm temyiz edilmekle Dairemizin █████/2014 tarih, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı dosyasında kesinleştiği ve her iki dosyanın suç ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesinti bulunmadığının anlaşılması karşısında; bahsi geçen dosyanın bu dosya içine konulması, daha sonra her iki dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!