Anahtar kelimeler: Konusumenfi Galericilik Model Anlaştıklarını Yönlendirmeleri Vadeli Satışı Şahsın Yazim Plakalı

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2023
DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, davacının, dava dışı bir şahsın yönlendirmeleri doğrultusunda galericilik yapan davalılar ile ... plakalı ... marka ... model, ... plakalı ... marka ... model ve ... plakalı ... marka ... model araçların satışı karşılığında 1.085.000-TL bedelle satışı hususunda anlaştıklarını, davalılar ile yapılan görüşmeleri neticesinde araçları vadeli şekilde satın alan davacının, araçların satış bedelinin 10.11.2021 tarihinde ödenmesi hususunda anlaştıklarını, satış bedeline istinaden sözleşmenin tanzimi anında 5.000-TL nakit ödediğini, bakiye kalan 1.080.000-TL için de bono tanzim etmek suretiyle davalılara verdiğini, bu hususun tamamı 18.10.2021 tanzim tarihli sözleşmede açıkça belirtilerek taraflarca imzalandığını, davalı taraf sözleşmede de açıkça belirtildiği üzere araçların ruhsat devirlerini vergi borçları olması sebebiyle veremeyeceğini; ancak en geç 20.10.2021 tarihine kadar devredeceğini vaad ederek davacı ile olan görüşmeleri sonlandırdığını, davacı, araçların devri için kararlaştırılan tarih olan 20.10.2021 tarihinde davalıya ulaşmaya çalışmışsa da davalı araçları devretmeyeceğini açıkça belirttiğini, davacı birçok defa araçların kendisine teslimini ve noter devrinin yapılmasını istemişse de davalı ..., çeşitli tehditlerde bulunarak davacıyı korkuttuğunu, davacı şifahen yaptığı araştırmalarda sözleşmeye konu ... ve ... plakalı araçların 3. kişilere satılmış olduğunu ve ... plakalı aracın da davalının sahibinden.com isimli internet sitesinde bulunan ... isimli aboneliğinde, ... nolu ilan ile satışa sunulduğunu öğrendiğini, davalılar, sözleşmeyle üstlendiği edimini yerine getirmemesine rağmen davacının ödemiş olduğu 5.000-TL 'yi iade etmeyen davalı, sözleşmeyle üstlendikleri edimleri yerine getirmeden aralarındaki araç satış sözleşmesine göre davacının vermiş olduğu 1.080.000-TL bedelli bonoyu Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı takibine konu kıldığını, aynı gün davacı aralarındaki tek ticari ilişki olan bahse konu araç satış sözleşmesinde hiçbir şekilde belirtilmeyen ve davacıdan irade sakatlığı yoluyla alındığı açık şekilde anlaşılan, sözleşmenin tanzim tarihi ile aynı olan 18.10.2021 tanzim tarihli 13.11.2021 vade tarihli 120.000-TL bedelli bonoyu da Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı takibine konu kıldıklarını, davacı ile aralarındaki ilişkide hiçbir şekilde belirtilmemesine rağmen davacının yaşının ileri olmasını da kullanarak fazladan bir senet imzalatmak suretiyle davacıyı iradesi dışında bahse konu bonoyu aldıklarını, davalı ... hakkında davacı ile akdettikleri sözleşmeyi kullanıp davacıdan toplamda 1.200.000-TL bedelli bono alarak takibe konu kıldıkları ve davacının yaşının ileri olmasını ve ticari tecrübesizliğini de kullanarak hileli ve desiseli hareketlerle davacıyı dolandırdıklarından ve bedelsiz senedi takibe koyduklarından bahisle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette de bulunulduğunu, bir an için, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının iradesinin sakatlanmadığını düşünülse dahi; davacının davalı ile aralarında akdettiği sözleşmeden beklediği yarar, davalının sözleşmeyle üstlendiği edimi yerine getirmeyip, araçları devretmemesi sebepli olarak karşılanmadığından senedin bedelsiz olduğunu, belirterek davacının, davalı ile aralarında akdetmiş oldukları 18.10.2021 tanzim tarihli Araç Satış sözleşmesine ve bu sözleşme sebebiyle tanzim edilen bononun esas kılındığı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyalarına; borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili, davacı ... ile davalının 18.10.2021 tarihli sözleşme ile davalı tarafından davacıya; ... plakalı 2004 Model ... ..., ... plakalı ... model ..., ... plakalı ... ... markalı araçların teslim edilmesi, buna karşılık davacı tarafından 1.085.000,00TL 'nin müvekkilime verilmesi hususunda anlaştıklarını, 18.10.2021 tarihli araç satış sözleşmesi kapsamında davacı ...'nın, bu araç satış sözleşmesine istinaden davalı lehine bono düzenlediğine dair herhangi bir ibare bulunmadığını, yani özetle söz konusu araç satış sözleşmesine istinaden bu senetlerin verildiği ya da bu senetlerin araç satışına ilişkin olduğunu gösterir hiç bir yazılı (senede senetle ispat zorunluluğu) delil bulunmadığını, ancak davalının, araç satış sözleşmesi kapsamında olmaksızın ...'ya vermiş olduğu borç paralar sebebiyle davalıya ait ... Mah. ... Bulv. ... İş Merkezi No:... Muratpaşa/Antalya adresinde bulunan iş yerinde, davacı ... tarafından davalı lehine 18.10.2021 düzenleme tarihli, 10.11.2021 vade tarihli, 1.080.000,00 TL bedelli; 18.10.2021 düzenleme tarihli, 13.11.2021 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli bonoları düzenlemek suretiyle davalıya teslim ettiğini, vade tarihleri geçmiş olan; 18.10.2021 düzenleme tarihli, 10.11.2021 vade tarihli, 1.080.000,00 TL bedelli bonoya istinaden Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 26.11.2021 tarihinde, 18.10.2021 düzenleme tarihli, 13.11.2021 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli bonoya istinaden Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 26.11.2021 tarihinde, davacı aleyhine tarafımızca icra takibi başlatıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı dava konusu bonoları davalının kendisini dolandırarak elde ettiğini ve bedelsiz senetlerin takibe konulduğunu belirterek menfi tespit istemi ile dava açmıştır. Dava, █████/2022 tarihinde Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin █████/2022 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmekle ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan dava işbu dava dosyasından tefrik edilerek mahkememizin ... E. Kayıt edilerek █████/2022 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile yetki itirazının kabulüne, mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiş, karar kesinleşmekle dosya yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile davalının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davacı benzer iddialarla suç duyurusunda bulunmuş ve Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████/2022 tarih ... soruşturma dosyasında ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████/2022 tarih ... soruşturma ... karar sayılı dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliklerince itirazların kesin olarak reddine karar verilmiştir. Suça konu açığa imzalı senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu veya bedelsiz kaldığı iddiasının yazılı delil ile kanıtlanması gerekir, tanık beyanı yeterli değildir. Her ne kadar hukukumuzda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen özel bir hüküm bulunmamakta ise de; maddi olayın ne şekilde meydana geldiği, eylemin hukuka aykırılığı ve eylem ile meydana gelen sonuç arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı noktalarını kesin olarak delillerle ortaya koyan kararların mahkemeyi bağlayacak olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıyacağından bu kararın hukuk hakimini de bağlayacak olması, dava ve takibe konu bonoların █████/2021 tarihli sözleşme nedeni ile verildiğinin sözleşme metninden anlaşılamaması ve başkaca yazılı belgelerle ispatlanamaması nedenleri ile davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, öncelikle müvekkilinin davalı ile akdettiği araç satış sözleşmesine ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen bonolara dayanılarak başlatılan menfi tespit davalarında, müvekkilin borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini, ancak yerel mahkemenin davayı reddettiğini, bu kararın eksik inceleme sonucu tesis edildiğini, zira müvekkilinin sözleşme ile üstlenilen edimleri yerine getirmesine karşın davalının sözleşmeyle kendisine teslimi kararlaştırılan araçları teslim etmediğini, taraflar arasında araç satış sözleşmesi bulunduğunu ve davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle müvekkilin beklediği yararın karşılanmadığını, bu sebeple davalıya karşı başlatılan icra takibine müvekkilinin borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, yerel mahkemenin bu hususları araştırmadığını, davaya konu sözleşme dışında taraflar arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, yerel mahkemenin asıl ilişkinin gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmadığını, bedelsizlik iddiasının bir nedensiz zenginleşme davası niteliğinde olduğunu ve bu durumda asıl borç ilişkisinin incelenmesi gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde senetlerin sözleşmeye istinaden verildiğinin ispatlanamadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, zira senet bedeli ile sözleşme bedelinin ve vade tarihlerinin uyumlu olduğunu, ayrıca 120.000 TL bedelli bononun iradesi sakatlanarak alındığını, davalının Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında hakaret, tehdit ve hürriyeti tahdit suçlarından ceza aldığını, bu ceza dosyasının bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğunu, ceza dosyasında davalının bonoların sözleşmeye istinaden verildiğini kabul ettiğini, takipsizlik kararlarının eksik incelemeye dayandığını ve tanık dinletme taleplerinin reddinin usule aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, takibe konu bonolardan kaynaklı açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davaya konu bonoların tüm zorunlu unsurları barındıran kambiyo senedi vasfında olmasına, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olup, soyut bir borç ikrarı içermelerine, davalının kabul etmemesi karşısında 1080.000,00 TL bedelli bononun araç alım satımına ilişkin sözleşme sebebiyle düzenlendiğini ve araçların devirlerinin yapılmaması sebebiyle bedelsiz kaldığını iddia eden davacının bu hususu yazılı delillerle ispatlamasının gerekmesine, sunulan sözleşmede bono ile ilgili herhangi bir düzenlemenin bulunmamasına, yine 120.000,00 TL bedelli bononun dolandırılmak suretiyle alındığını iddia eden davacının bu iddiasını da ispat edememesine, olaya ilişkin açılan soruşturma dosyalarının takipsizlikle sonuçlanıp bu kararların kesinleşmesine, yine Dairemizce inceleme izni gönderilerek celp edilen Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı yapılan yargılama sonunda davalı sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilmiş olup, sanık ifadelerinde davacının iddiasını destekleyecek nitelikte bonolarla ilgili herhangi bir ikrarın bulunmadığının anlaşılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!