Anahtar kelimeler: Aşamalı Buraya Yönteme İzah Şöyle Adresi Bilinen Muhatabın Adres Tacir

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: Mahkumiyet1.Sanık ... yokluğunda verilen temyiz incelemesine konu gerekçeli karar ve katılan vekillerinin temyiz başvuru dilekçesinin, sanığa tebliğine ilişkin işlemin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında izah edilen yönteme uygun olmadığı, şöyle ki; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi ile aynı olması durumunda MERNİS şerhi düşülmeksizin, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ yoluna gidilmesi, bu şekilde çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi durumunda aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca MERNİS şerhiyle ve tebligata Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerektiği"ne dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde sanığın son bildirdiği aynı zamanda MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ yapıldığı anlaşılmakla, sanığa usulüne uygun olarak gerekçeli karar ve katılan vekillerinin temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesi,2.Katılanın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 02.09.2021 tarihinde öldüğü anlaşıldığından; 5271 sayılı CMK'nin 243. maddesi uyarınca katılanın ölmesi nedeniyle katılma hükümsüz kalmış olup, yine katılan ve vekili arasındaki vekalet ilişkisi ölümle son bulduğundan, mirasçıların katılanın yasal haklarını takip etmek üzere davaya katılma hakları olduğundan katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılma haklarının bulunduğu hususunu içeren açıklamalı davetiye ile gerekçeli kararın yasal mirasçılara tebliğ edilmesi,Hükümlerin temyizi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ek tebliğname düzenlenmesinden sonra iadesinin temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.