Anahtar kelimeler: Usûlüne Hasren Edenin Görüşü İhlali Edilebilir Hükmüne Konut Mala Dokunulmazlığının

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaKonut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarına yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 22.06.2022 tarihli ek karar ile sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verildiği, ek kararın sanık müdafiine usûlüne uygun olarak tebliğ edildiği ve anılan ek karara yönelik herhangi bir temyiz isteminde bulunulmadığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne hasren yapılan temyiz incelemesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç kastının bulunmadığına, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1-Yaz saati uygulamasının kalıcı hale geldiği 27.03.2016 tarihinden sonra işlenen suçlarda, eylemin gece sayılan zaman aralığında olup olmadığının belirlenmesi için UYAP sisteminde "Güneşin Doğuş - Batış Zamanlarına" ilişkin tabloda yer alan "Yaz saati uygulamasında, tablodaki değerlere (1) saat ilave edilecektir" şeklindeki açıklama da dikkate alınarak öncelikle güneşin güncel doğuş/batış saatleri bulunup, bu sonuca göre TCK'nın 6/1-e maddesi kapsamında güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat önceye kadar devam eden gece vaktinin tespiti gerektiği belirlenerek bu bilgiler ışığında; somut olayda UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, gece vaktinin saat 19.21'den itibaren başladığı, olay anını gösteren kamera kayıtlarına göre eylem saatinin 21.27-21.49 saatleri arası olduğu, bu şekilde eylemin gece vakti gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,2-Suç tarihi "10.10.2020" tarihi olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak 15.10.2020 tarihinin gösterilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Batı 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.