Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Yazim Katip Bursa Üye Birleşen Karara Vekilleri

T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
7. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: ....
KARAR NO
: ....
BAŞKAN
: ....
ÜYE
: ....
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ....
KARAR NO
: ....
KARAR TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2021 (Davacı ) █████/2022 (Davalı )
DAVACI
:....
VEKİLLERİ
: Av. Ö....
DAVALI
: ....
VEKİLİ
: Av. M....
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
BİRLEŞEN .... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ..../.... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI
: ....
VEKİLLERİ
: Av. ....
DAVALI
: ....
VEKİLİ
: Av. M....
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkile ait taşınmazda fabrika binası inşa edilmesi için davalı şirket ile 06.10.2016 ve 17.12.2016 tarihli sözleşmeler imzalandığı, davalının fabrika binasını kararlaştırılan sürede teslim etmemesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart yönünden davalı hakkında .... 15. İcra Müdürlüğü'nün ..../.... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada, davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme gereği edimlerin tamamının teslim alındığı, davacının edimlerin tamamını kabul etmesi nedeniyle cezai şart talep edemeyeceği, ilave imalatların yapılması için müvekkile tanınması gereken ek süre hakkının hesaplanarak tespiti yönünden .... 3. .... Hukuk Mahkemesi'nin ..../.... D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığı, inşaattaki gecikmelerin müvekkilden kaynaklanmadığını belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Birleşen davada, davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında davacıya ait arsaya fabrika binası kurulması için anlaşma yapıldığı, davalının edimini geç yerine getirmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan gecikme tazminatının tahsili için davalı hakkında .... 15. İcra Müdürlüğü'nün ..../.... esas sayılı dosyasında icra takibine başlanıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .
Birleşen davada, davalı vekili cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediklerini, sözleşmenin zamanında ifa edildiğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, sözleşmede teslim süresinin ruhsat tarihinden itibaren 10 ay olarak kararlaştırıldığı, teslimin süresinde olmaması halinde her ay için 75.000,00.-TL cezai şart ödeneceği, buna göre teslim süresinin 28.09.2017 tarihi olduğu, sürenin uzatıldığı savunması ispatlanamadığından davalının 28.09.2017'de temerrüde düştüğü, 17.12.2016 tarihli sözleşmenin ifası için gün kararlaştırılmadığı, 4. maddede 06.12.2016 tarihli sözleşmeye ek olarak düzenlendiği, oradaki hükümlerin geçerli olduğunun belirtildiği, 14.08.2017 tarihli sözleşmenin ilave işlere ait olduğu, bedeli 259.420.Euro + KDV olarak belirlendiği, sözleşme gereği tutanak tutulmadığı için ilave süre talep edemeyeceği, TBK 180/f.1. gereği ceza şart talep edebileceği, davacının teslimi ile ticari kayıtsız kabul ettiği savunmasının yerinde görülmediğinden davanın kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,
Birleşen dava da ise davacının uğradığı zarar cezai şart miktarını aşmadığından birleşen dosyanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekil istinaf dilekçesinde, esas dava yönünden, davalının sözleşme gereği işi ne zaman teslim etmesi gerektiğini ancak geciktiği için edemediğini herkesten iyi bildiği, ki gecikmesinde mahkemecede kabul edildiği, davalı geciktiği için cezai şart ödeyeceğini de bildiği, dava tam kabul edildiğinden alacağın miktarı yargılamayı gerektirmemekte olup likit olduğu, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiği,
Birleşen dosya yönünden, üretim binasının inşası için akdedilen 06.10.2016 tarihli ve 17.12.2016 tarihli sözleşmeler gereğince sözleşmede yazılı cezai şart talebinde, idari binanın inşası için akdedilen 14.08.2017 tarihli sözleşme gereğince ise gecikmeden kaynaklı fazladan ödediği kiralara ilişkin uğradığı zarar talebinde bulunduğu, bu taleplerin 2 ayrı sözleşmeden kaynaklandığı, dolayısıyla iki talebinde kabulü gerektiği, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi hem cezai şartın hem de uğranılan zararların birlikte talep edileceğinin sözleşmelerde belirtildiği, TBK'nın 180/2 hükmünün emredici nitelikte olmadığı, dolayısıyla hem gecikmeden kaynaklı zararların ödenmesine, hem de cezai şarta ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 06.10.2016, 17.12.2016 ve 14.08.2017 tarihli sözleşmelerdeki işlere başlama konusunda davacı tarafından müvekkile yapılmış bir yazılı bildirim ya da taraflar arasında düzenlenmiş bir iş-işe başlama tutanağı olmadığı halde davalının 28.09.2017 tarihinde ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğü yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu, olayda sözleşmede belirlenmiş ifa süresini ileriye atıp belirsiz hale dönüştüren 3 ayrı sebep olduğu,
-İlave işler için imalat ek süresi, davacının isteği ile yapılan ve davacı iş sahibine fiilen teslim alınıp kullanıldığı konusunda uyuşmazlık olmayan sözleşme dışı ilave işlerin sırf tutanakla teslim edilmediği gerekçesiyle ispat edilmemiş sayılması ve nazar alınmamasının sonuca etkili bozma nedeni olduğu, tutanağın tutulmamış olması yapılan teslim edilen ve davacı iş sahibince fiilen kullanılan imalatı yok hükmüne sokmayacağı ve yüklenicinin ek süre hakkını doğumu için engel olmadığı, tutanak mahiyetindeki mail yazışmalarında nazar alınmadığı, davacı iş sahibinin fabrika inşaatı kapsamı içinde başka kişilere verdiği işlerin gecikmesi, müvekkil davalının işinin sürecini etkilediği, bu firmaların çalışma programları ve iş teslim koşullarının davalı inisiyatifi dışında olduğu,
-3. şahsın komşu istinat duvarının sürece etkisinin gözetilmediği, komşu Uzanlar firmasının inşaata bitişik istinat duvarının teknik şartlara uygun yapılmadığından çatladığı ve kendi inşaatları için can ve yapı güvenliği tehlikesi yarattığı, bu nedenle inşaatın durdurulduğu, bu durumunun bizzat davacı tarafından yaptırılan .... 5. .... Hukuk Mahkemesi'nin ..../.... D.İş sayısıyla tespit edildiği halde mahkemece bu durumun değerlendirilmemesinin ve reddedilen davada kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu,
-Asıl dosyada, davacı davada konu edimleri ve faturaları hiçbir itirazda bulunmadan kabul etmiş olduğundan cezai şart talepli davanın reddi gerektiği halde kabulüne karar verilerek gerçekte 9 ay gecikmeyen davalı aleyhine 675.000,00.-TL cezai şarta hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, asıl dava sözleşmenin geç ifası nedeniyle cezai şart talebi, birleştirilen dava ise, geç ifa nedeniyle gecikme tazminatının tazmini için başlatılan icra takiplerine yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Dosyada mevcut sözleşmeler, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm delil ve belgelere göre, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında Bursa ili .... .... .... ada , 4 parsel
sayılı taşınmaz üzerine fabrika binası vs. yapılması hususunda 06.10.2016 tarihli ana ,
17.12.2016 tarihli ve 14.07.2017 tarihli ek sözleşmeler imzalanmış 06.10.2016 tarihli sözleşme ve 17.12.2016 tarihli gereğince yüklenici davalının sözleşmeye
konu işleri 28.09.2017 tarihine kadar tamamlayarak davacı iş sahibine teslim edeceği kararlaştırılmıştır.
06.10.2016 tarihli sözleşmenin konusu;.... ada .... parselde yapılacak prefabrik yapı elemanlarının imali,nakli,montajının ekli teknik şartnameye uygun olarak yapılmasıdır.Sözleşmenin 5.maddesinde işin süresi ruhsat alım tarihinden itibaren 10 ay olarak belirlenmiştir. Yine aynı madde de işlerin teslim süresi içerisinde yapılmaması halinde gecikilen her ay için yüklenici tarafından işverene 75.000 TL cezai şart ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ruhsat 28.11.2016 tarihinde alınmış olup, 10 aylık sürenin bitimi 28.09.2017 tarihidir. Sözleşmede işin teslim süresinin taşeronlardan kaynaklanan sebeplerle uzaması halinde bu gecikmenin tutanak altına alınarak teslim süresine ekleneceği kararlaştırılmış olup sözleşme hükmü uyarınca tutulan herhangi bir tutanak ibraz edilmediğinden davalının sözleşmenin süresinin uzatıldığı savunması ispat edilememiştir. Bu durumda davalının 28.09.2017 tarihinde ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
17.12.2016 tarihli ikinci sözleşmenin konusu;binaya 5.katın ilave edilmesi ve yangın merdiveninin 5.kata çıkartılması hususunu içermektedir.Bu sözleşmenin ifası için ilave bir süre kararlaştırılmamış olup,sözleşmenin 4.maddesinde █████/2016 tarihli sözleşmeye ek olarak düzenlendiği oradaki hükümlerin geçerli olduğu belirtilmiştir. Bu sözleşmede yapılacak işler için ilave süre kararlaştırılmamış olduğundan ve ilk sözleşmenin eki olarak düzenlendiğinden teslim süresi ilk sözleşmede kararlaştırılan tarihtir.
14.08.2017 tarihli üçüncü sözleşme ise;yapılacak ilave işlere ilişkin olup,sözleşme bedeli 259.420 Euro+KDV olarak belirlenmiştir.Bu sözleşme ile ilgili olarak .... 5..... Hukuk Mahkemesinin ..../.... D.İş sayılı dosyasında yapılan işin değerinin 321.147,00 TL olduğu ve sözleşme gereği ve tutanak tutulmadığı için ilave süre talep edilemeyeceği kabul edilmelidir.
Cezai şarta ilişkin yasa düzenlemesi TBK 180/f.1 maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre, gerek sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi gerekse ifanın zamanında veya yerinde yapılmaması halinde cezai şart ödenmesi kararlaştırılmışsa, alacaklı bunu hiçbir zarara uğramamış olsa bile isteyebilecektir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde kararlaştırılan aylık 75.000 TL cezai şart ifaya ekli bir cezadır.
Davalı savunma olarak iş sahibinin ihtirazi kayıtsız eseri kabul ettiği ve işin gecikmesinin davacıdan kaynaklandığını ileri sürmüş ise de davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen 04.10.2017 ve 09.08.2018 tarihli maillerde bir kısım eksik hususlar ve gecikmelerden bahsedildikten sonra "gecikme ve her türlü cezanın yansıtılacağı" iyi niyetle ödemeler aksatılmamış ise de cezai şart ve uğranılan zararlara yönelik hakların saklı tutulduğu belirtildiğinden davalının, davacının yapılan işleri itirazi kayıtsız kabul ettiği savunmasının kabulü mümkün değildir.
Davalının bir diğer savunması ise sözleşmenin ifasındaki gecikmenin davacıdan kaynaklandığı yönündedir.Ana sözleşmenin 5.maddesinde ifanın mücbir sebeplerden dolayı veya taşeronlardan kaynaklanan sebeplerden dolayı gecikmesi halinde bu gecikmelerin tutanak altına alınarak teslim süresine ekleneceği kararlaştırılmış olup davalı tarafça bu yönde bir delil ibraz edilmediğinden davalının bu savunmasına itibar edilmemesinde ve hüküm vermeye yeterli görülen bilirkişi raporunda hesaplanan 675.000 TL cezai şarta hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Birleştirilen dava da gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep edilmiştir. Talep iki ayrı sözleşmeden kaynaklansa da yapılan işin bütün olduğu, sözleşme idari binaya ait olmasına rağmen davacının fabrika binasının gecikmesi nedeniyle uğradığı zarar olarak kira bedelinin tazmini talep ettiği anlaşılmaktadır.
TBK 180/1-2 maddeleri uyarınca "alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekeceği ve "alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza miktarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı talep edemeyecektir.
Somut olayda, alacaklının uğradığı zarar bilirkişi kurulu tarafından 473.750,00.-TL olarak hesaplanmıştır. Bu durumda davacının uğradığı zarar cezai şart miktarı olarak belirlenen miktarı aşmadığı için birleştirilen davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
Asıl davada alacak miktarı ve gecikme süresi yargılamayı gerektirdiğinden ve bu nedenle alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına,birleştirilen dava da ise davacının kötü niyetle icra takibi başlattığı ıspatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan tarafların istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ..../....-..../.... E-K sayılı karar usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE,
2-a)Asıl ve birleşen dava yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
b)Asıl dava yönünden İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gerekli 46.109,25-TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.527,31-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 34.581,94.-TL harcın ilk derece mahkemesince davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
c)Birleşen dava yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf talebinde bulunanlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf yargılama giderlerinin, gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile █████/2024 tarihinde karar verildi.
....
Başkan
...
.....
Üye
...
.....
Üye
...
.....
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!