Anahtar kelimeler: Bam Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Üye Hallerden Karara Yoluna

T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
7. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2021-█████/2021
DAVACI
: ... - ...
...
VEKİLİ
: Av. ... -...
DAVALI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... ...
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, ...plakalı aracının motor revizyonu ve bakımının davalı tarafından yapıldığını, kısa süre sonra tekrar arızalandığını, davalının tamir etmediğini, başka servise götürdüğünü, aracın tamir, bakım ve revizyonunun yanlış yapıldığının tespit edildiğini, ihtarname gönderildiğini, 5.000,00.-TL’nin işçilik bedeli olarak fatura düzenlendiğini, parçaların ... ... San. Tic. Ltd. Şti ‘den alınarak davacı adına fatura kesildiğini, sonraki tamirin ... tarafından yapılıp üç adet fatura düzenlendiğini, davalıya ödenen bedelin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, 3.820,00.-TL’lik faturanın davalı tarafından düzenlenmediğini, motor revizyonu yapılarak aracın Mart 2018 tarihinde teslim edildiğini, faturanın ise Haziran 2018 tarihinde kesildiğini, 5000km’de bir bakıma getirilmesi gerekirken getirilmediğini, ihtarnamenin Ocak 2019 tarihinde gönderildiğini, arada 10 ay bulunduğunu, aynı arızanın yapıldığına dair tespit bulunmadığını, aynı arıza tekrarlamış olsa idi 1 yıl 8 ay beklenemeyeceğini, süresinde ihbar bulunmadığını, ayıp iddiasının doğrulayacak tespit veya rapor bulunmadığını, parça bedellerini talep edemeyeceğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; ilk tamirle arıza arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ilk tamirden sonra ikinci defa aynı arızayı yaptığını tanık ...’ün beyan ettiğini, tanık ...’ın aynı arızanın oluştuğunu beyan ettiğini, ikinci tamirinde de aynı işlemin yapıldığını, bu nedenle süre yönünden illiyet bağı olmadığının kabulünün yerinde olmadığını, raporda arızanın aynı olup olmadığının, aynı tamir ve onarımın yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini, ayrıca motor rektifiyesi sonucu 6 ay gibi kısa süre içinde aynı arızanın olup olmayacağının tartışılmadığını kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, arabuluculuk sürecinden usule uygun olarak haberdar edilmediklerini, arabuluculuk dosyası celp edilmediğinden içeriğini göremediklerini, davet mektubu bulunup bulunmadığını, usule uygun olup olmadığını denetleyemediklerini, bu nedenle yargılama masraflarından sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, yargılama masrafının yargılamada haklı çıkan tarafa yükletilemeyeceğini, vekalet ücretinin avukata ait olması nedeniyle vekalet ücretine karar verilmemesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, davalı aleyhine haksız olarak takip yapıldığını, alacağın likit olduğunu, kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın reddine ve istinaf nedenlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, araç tamirinden kaynaklanan alacağın tahsil için başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya ait aracın davalı tarafından tamir edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tamirin ayıplı olduğunu ileri sürerek ödediği bedelin iadesi için takip başlatmıştır. Dosya içinde bulunan bilirkişi raporuna göre, davacı firmanın tacir olduğu kabul edilerek yargılama sürdürülerek sonuçlandırılmıştır.
Davalı vekili arabuluculuk sürecinden usule uygun olarak haberdar edilmediklerini, arabuluculuk dosyası celp edilmediğinden içeriğini göremediklerini, davet mektubu bulunup bulunmadığını, usule uygun olup olmadığını denetleyemediklerini istinafa getirmiştir. Dava, açıldığı tarih itibarıyla zorunlu arabuluculuğa tabi bulunmaktadır. Arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair tutanak dava dilekçesi ekinde sunulmuş, davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde ileri sürdüğü arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği itirazını ilk duruşmada da tekrarlamış, aynı duruşmada, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğundan itirazın reddine karar verilmiştir. Dava açılmadan önce düzenlenen arabulucu son tutanağına göre, " davalıya yurt içi kargo ile davet mektubunun █████/2019 tarihinde gönderildiği, █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ... nolu telefonundan tüm aramalara rağmen oturuma katılmadığının " tutanağa yazıldığı ve karar tarihine kadar arabuluculuk tutanağına ilişkin somut bir itiraz bulunmadığı dikkate alındığında, davalının istinaf dilekçesindeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Öte yandan taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sonraki tamirin, davalının yaptığı tamir, bakım ve motor revizyonundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinden ibarettir. Dinlenen tanıklardan; tanık ... beyanında, aracı tamir etmek üzere davalıya teslim ettiklerini, yaklaşık bir hafta on gün sonra teslim aldıklarını, tekrar arıza yaptığını, davalıyı arayıp söylediğinde, aracı getir dediğini, çekici ile aracı Bursa'ya getirdiklerini, davalının hata olduğunu kabul ettiğini, "malzemeyi siz alın işçiliği ben ücretsiz yapacağım" dediğini, tamir ettiğini, aynı sorunun iki kez daha tekrarladığını, ilk tamir de komple motor sökülüp tamir edildiğini, ilk tamir ile ikinci arıza arasında üç gün olduğunu, başka bir tamirciye aracı yaptırmamız ile ilk arıza arasında üç dört ay gibi bir süre olduğunu, bu süreçte aracın çalışmadığını,
Tanık ... beyanında, aracın son tamirini yapan usta olduğunu, aracın her tarafından yağ damlattığını ve motorun sesli çalıştığını, motoru dağıttım subapların pistonun üzerine vurduğunu gördüğünü, rektefe yapmaya gittiğinde davalıyı bilgi almak için çağırdığını, ilgilenmediğini,
Tanık ... beyanında, aracı kendisinin tamir ettiğini, tamirden sonra tekrar arıza verdiğini, bu arızanın sebebinın devir daim pompasından kaynaklandığını, bir kez daha tamir ettiğini, elemanın aracın içerisine pul düşürmüş olması nedeniyle arıza oluştuğunu, tamir ettiklerini, aracın 5000 km de bir bakıma gelmesi gerektiğini, getirmediklerini, Hakan otomotiv den alınan parçaları kendisinin aldığını, faturayı davacı adına kestirdiğini söylediği anlaşılmış bu beyanlar bilirkişi raporuna da yazılmıştır.
Mahkemenin tamir ile sonraki arıza arasında illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği kararı istinafa getiren davacının istinaf nedenlerine göre, ilk ve sonraki tamirlere ilişkin iş emrinin, servis kayıtlarının, araca hangi işlemlerin yapıldığına ilişkin belge ve bilgiler getirilmeden, iki arıza arasında araca akaryakıt alındığı, altı aylık süre de dikkate alındığında illiyet bağının mevcut olmadığına dair tespit dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır
Bu açıklamalardan sonra, davalı ve tanık ...'ın sahibi olduğu iş yerlerine müzekkere yazılarak aracın tamirine ilişkin bilgi, belge, servis kayıtlarının kullanılan malzemelerin nelerden ibaret olduğunun bildirilmesinin istenilmesi, bunlar geldikten sonra dosyanın bilirkişiye verilerek tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirilme yapılması suretiyle davalı tarafından yerine getirilen hizmetin ayıplı olup olmadığının sonraki arızaya sebep olup olamayacağının tespiti ile bundan sonra kötü niyet tazminatı talebinin değerlendirilmesi gerekmekte olup hükme esas alınacak tüm deliller dosyaya celp edilmeden bilirkişi raporuna göre verilen karar usul ve yasaya uygun olmayıp davacının ve davalının diğer istinaf nedenleri yerindedir.
HMK nun 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK nun 353/1.a.6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarih .../...-.../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında taraflarca yatırılan karar ve ilam harcının yatırana iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!