Anahtar kelimeler: Çarparak Oluşmuştur Eylemden Hasarlı Olmuş Plaka Kazaya Kimliği Terk Araca

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkil şirket nezdinde ..... numaralı “Trafik Sigorta Poliçesi” ile sigortalı bulunan davalı sigortalı ......'ın maliki olduğu ..... plaka sayılı araç, 14.01.2022 tarihinde sürücü ...... 'ın sevk ve idaresinde araç kullanırken kusurlu eylemi neticesinde ..... plakalı araca çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı kazaya sebep olmuş, bu araçlardan ..... plaka sayılı karşı araçta bulunan .....'da yaralanmak suretiyle maluliyet oluşmuştur. Kazanın oluşumunda sürücü kimliği olay yeri terk olması sebebiyle tespit edilemeyen ..... Plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/b maddesi (Sürücülerin yönetmelikte belirtilen şartların dışında geriye gitmeleri yasaktır, yine karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadırlar.) trafik kuralını ihlal ettiği kaza yeri tetkiki, sürücü beyanı ve 048 nolu mobese kamerası kamera kaydından anlaşılmıştır...." hususları tespit ve rapor edilmiştir. Kaza mağduru ....., bu kaza sonrasında; Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma hastanesine kafa travması ve sol dizinde kırık ile hastaneye kaldırılmış ve sol bacağı komple alçıya alınmış olup bu tedaviler sonrasında dava dışı sürücü .......'da “antaljik yürüyüş bozukluğu" arza husule gelmiştir. Kaza mağdurunun sürekli sakatlık veya maluliyet durumu ile ilgili olarak Kırklareli Üniversitesi Tıp fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Kurumunun hasta ve o güne kadar yapılan tüm tedaviler baz alınarak yapılan incelemeler sonucunda heyet olarak verilen 08.08.2022 tarihli sağlık raporunda ve 16.01.2023 tarihli ek raporda sağlık raporunda; mağdur .......'da "sürekli nitelikte %8 oranında vücut engeli bulunduğu" tespit edilmiştir. Davaya konu trafik kazası; Karayolları Trafik Kanununa tabi aracın dava dışı sürücü ..... tarafından kullanılırken ve otoyol üzerinde geriye doğru manevra yapmak suretiyle sürücünün ağır kusuruyla meydana gelmiş ve sürücü olay yerini terk etmiştir. Bu durum davalı sigortalı yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarına aykırılık teşkil etmektedir. Davaya konu kazanın meydana geliş şekli ile ilgili; dava dışı sürücü ....., mağdur sürücü .....'ın ifade tutanakları, emniyet müdürlüğü tarafından tutulan Taksirle Yaralama tahkikat evrakları ve Mobese Kayıtları Görüntü İnceleme Tutanakları ve sürücünün ifadesindeki ikrar nitelikli beyanları, davaya konu olayın hukuki niteliğini açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, Taksirle Yaralamaya sebebiyetten dolayı Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının ..... sayılı dosyası üzerinden yaptırılmış olan Bilirkişi İncelemesinde; davaya konu trafik kazasında sürücü .....'ın "asli ve tam kusurlu", mağdur sürücü .....'ın "kusursuz" olduğu █████/2022 tarihli raporla tespit edilmiştir. Hasar Dosyası kapsamında elde edilen bilgi, belge ve görüşler kapsamında mağdur sürücü .....'ın kaza sonrasındaki engel, özür ve maluliyet değerlendirmesinin yapılması amacıyla Medeksper/Serebral Asistans Tıbbi Danışmanlık Hizmetleri tarafından hekimler vasıtası ile hazırlanmış olan 20.09.2022 tarih ve .... sayılı rapor ile de daha önceki bulgular ile örtüşür nitelikte tespitler yapılarak mağdur yayadaki sürekli vücut engel oranları tespit edilmiştir. ..... Aktüerya Emeklilik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti tarafından 22.09.2022 tarihli Sürekli Sakatlık Tazminatı raporunda .......'a ödenmesi gereken sürekli sakatlık tazminatının 190.557,17 TL olarak tespit edilmiştir. Sürekli sakatlık raporuna istinaden Davacı Sigorta şirketi tarafından dava dışı .......'ın vekiline 190.557,17 TL tazminat ödemesi yapılmış olmakla ödeme sonrasında Sigorta Genel Şartları gereğince sorumlu olan davalı .......'a █████/2022 tarihinde rücu ihtarnamesi keşide edilmiş ancak bu ihtardan bir sonuç alınamaması nedeniyle davalı hakkında Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış ancak borçlu tarafından takibe itiraz edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, davalı hakkında asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkilimiz dava konusu .... Plaka numaralı aracın maliki ise de bu aracı işletilmek üzere .... isimli kişiye kiraya vermiştir. ...... isimli kişi de öteki takip borçlusu olan ........'ı çalıştırmıştır. Müvekkil ile ....... isimli kişi arasında yapılan araç kira anlaşması uyarınca, araçta oluşacak tüm giderler, vergi ödemeleri ile olası oluşabilecek tüm madde ve manevi zararlarda kiraya verenin sorumlu tutulmayacağı, kiralayanın bunları karşılayacağı kararlaştırılmıştır. Ayrıca bu durum araç kiralama sözleşmesinin ruhunda mevcuttur. Bu nedenle mevcut davaya müvekkil ile birlikte esas sorumlu olan ........'ın da davaya dahil edilmesi gerekir. Sadece müvekkil aleyhinde İtirazın İptali davası açılmış olması usul ekonomisine de aykırıdır. Müvekkilimiz kazadan kaza sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararlardan sorumlu tutulamaz. Esas sorumlular dava edilmemişken müvekkil aleyhinde dava açılmış usul ve yasaya aykırıdır, şeklinde beyanda bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
: Mahkememizden verilen █████/2025 tarih ve ..... Esas ..... sayılı kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin █████/2026 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilerek iş bu esas numarasını almıştır.
Dava, dava dışı yaralanan kişiye yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı sonucu yapılan incelemede; Davacı sigortacı, ZMSS kapsamında, karşı araçta yaralanan kişiye maluliyet tazminatı ödedikten sonra, davalı sürücü .....'ın kazadan sonra olay yerini terk etmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu ve hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia ederek kendi sigortacısına karşı eldeki davayı açmıştır.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, davacıya ZMSS sigortası bulunan davalı ......'a ait aracın karıştığı kaza sebebi ile dava dışı 3. kişiye ödenen tazminatın, davalının olay yerini terk etmesi sebebi ile rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmektedir.
Davalı sigortalı, 6502 sayılı Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici; sigortalı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesi ise aynı Kanun’un 3. maddesinin l bendi gereğince tüketici işlemidir. Bu durumda uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemelerine tevzii edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. █████/2026
Katip.....
Hakim....
e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!