Anahtar kelimeler: Alaşehir Talebiyle Güveni Süreç Edenin Görüşü Hukukî Kötüye Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2019 tarih ve █████████ sayılı iddianamesi ile , sanık hakkında "güveni kötüye kullanma" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Alaşehir Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.2. Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.20 20... /782(E) ve ████████ karar sayılı kararı ile sanık hakkında " güveni kötüye kullanma" suçundan beraat kararı verilmiştir.3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 gün ve ████████ E. ████████ K. Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü ve 50 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 80 TL ve 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına uygulanmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İstemiSuçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık ile katılan arasında alım satımdan kaynaklı hukuki ihtilaf olduğuna, ilişkindir.III. GEREKÇEYapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;1. Katılanın sanığa 5000 TL parayı kendi adına üzüm bulması için verdiğini, ancak üzüm satın almadığını belirtirken sanığın ise bu parayı katılanın üzüm bulması için değil kendi bağındaki üzümleri satın aldığı için bu üzümlerin ilaç ve bakım masrafı için verdiğini beyan ettiği ancak sanık kendi bağındaki üzümleri sattığını savunmakta ise de bu ticarete ilişkin belge, tanık ve delil sunmadığı, tanık ... da katılan ile birlikte sanığın yanına gittiklerini ve sanığın kendisine ait olduğunu iddia ederek üzüm bahçeleri gösterdiğini ve bir kamyon üzüm göndereceği taahhüdünde bulunduğunu ve katılanın sanığa 5000 TL para verdiğini, hatta sanığın üzümler hazır demesi üzerine kamyon ve işçi ayarladıklarını, ancak sanığa ulaşamadıklarını belirterek katılan beyanlarını doğruladığı olayda ; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında kalan "basit dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulması,2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı CMK'nın 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması , hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.01.2026 tarihinde karar verildi.