Anahtar kelimeler: Fatsa Darlığından İstemli İleriye Yoğunluğu Ötürü Samsun Ret Dinlenildikten Hazır
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.01.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalıların ortağı olduğu ... Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'nin (... A.Ş.) A Grubu nama yazılı hisselerinden 300 adet paya tekabül eden 300.000,00 TL'si ve B Grubu nama yazılı hisselerden 900 adet paya tekabül eden 900.000,00 TL'sinin davacıya ait olduğunu, müvekkili ve davalı ... ile ...'ın ... Ticaret Ltd. Şti.'nin (...) 01.08.2019 tarihli genel kurul kararı ile ... A.Ş ile birleşmesine, 18.10.2019 tarihinde birleşme tescil edilerek 23.10.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilanla şirketin sicilden terkinine karar verildiğini, birleşme kararı öncesi, şirket ortaklarından ...'dan davalı ...'e yapılan 14.02.2019 tarihli pay devri ile birlikte davalı ...'ün 7.200 pay, müvekkilinin ise 800 pay karşılığı şirkete ortak olduğunu, davalı ... ile ... arasında imzalanan davalı ...'ın sahibi olduğu 9 00... payını 2.500.000,00 TL bedelle davalı ...'e devrettiğini, devir işleminin ... A.Ş yönetim kurulunun 19.05.2016 tarihli kararı ile onaylandığını, davalı ... ile ... arasında imzalanan 18.05.2016 tarihli hisse devri sözleşmesi ile ... ortaklarından davalı ...'ın sahibi olduğu 36 00... payını 50.000,00 TL bedelle davalı ...'e devrettiğini, devir işleminin 18.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararla onaylanarak 01.06.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, her iki şirket hisselerinin devrine ilişkin davalı ...'a yapılan toplam ödemenin 9.000.000,00 TL olduğunu, davalı ...'a ödenen devir bedelinin tamamının ... A.Ş. tarafından karşılandığını, davalı ...'ün hisseleri şirketin parasını kullanarak satın aldığını, yapılan devir işlemleri resmi olup, müvekkilinin bilgisi dahilinde ve müvekkil tarafından muvafakat edilmiş işlemler olduğunu, gelinen aşamada ...'tan ...'e yapılan hisse devir işlemlerinin altında, taraflar arasında imzalanan ikinci bir yazılı sözleşmenin bulunduğunun haber alındığını, davalı ... ile ... (vekaleten ...) arasında imzalanan, ...'ın şahit olarak imzaladığı 18.05.2016 tarihli "... Grubu Pay Devri Özel Protokolü" ile ... Grup firmalarından ... A.Ş. ve ... hisselerinin %45'ine sahip olan ...'ın hisselerinin bir kısmının sözleşmedeki şartlarda ...'e devrine ilişkin olduğunun belirtildiğini, sözleşme içeriği incelendiğinde ...'ın iki şirketteki %45'er hissesinin 25'ini ...'e 9 milyon TL'ye satmayı taahhüt ettiğini, hisselerin bedellerinin usulsüz olarak ... A.Ş.'nin kasasından karşılandığını, görünüşteki işlem olan "... Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi"nin nisbi muvazaa nedeniyle hükümsüz olduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesi uyarınca iptali gerektiğini, gerçek işlem olan "... Grubu Pay Devri Özel Protokolü'nün ise şirket anasözleşmesinin 15. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 490 ve devamı maddeleri uyarınca hükümsüz olduğunu, 18.05.2016 tarihli protokol ile davalı ...'ın ...'daki 2000 payının davalı ...'e devrinde TTK'nın 595. maddesi uyarınca esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanmasının geçerlilik şartı olması ve 18.05.2016 tarihli protokolün adi yazılı şekilde yapılmış nedeniyle yapılan devir işleminin TTK'nın 595. maddesi uyarınca kesin hükümsüz olduğunu ileri sürerek davalı ... ile ... arasında imzalanan "... Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" ile davalı ... tarafından, davalı ...'e yapılan 500 paya ilişkin hisse devir işleminin TBK'nın 19. maddesi uyarınca nisbi muvazaa nedeniyle hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline; davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan Trabzon 3. Noterliğinin 18.05.2016 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ... ortaklarından davalı ... tarafından davalı şirket ortağı ... adına yapılan 2000 paya ilişkin hisse devir işleminin TBK'nın 19. maddesi uyarınca nisbi muvazaa nedeniyle hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline; davalı ... ile davalı şirket ortağı ... (vekaleten ...) arasında imzalanan ... Grup firmalarından ... A.Ş. ve ... hisselerinin %45'ine sahip olan davalı ...'ın hisselerinin %25'inin davalı ...'e devrine ilişkin 18.05.2016 tarihli "... Grubu Pay Devri Özel Protokolü"nün şirket anasözleşmesinin 15. maddesi ve TTK'nın 595. maddesi uyarınca hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı taraflar arasında devir işlemlerinin yapılmasının öncesinde ... Grup şirketlerinde hakim ortak olan ... hakkında FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğundan bahisle soruşturma başlatıldığını ve bu süreçte davalı ...'in yurt dışına kaçtığının öğrenildiğini, bu zaman zarfında ...'e ulaşılamadığından dava dışı ... Grup şirketlerinin işleyişinin durma noktasına geldiğini, hem müvekkili hem de davacının şirketlerin hakim ortağı davalı ...'e başvurarak, yokluğunda işlem yapılamadığı, şirkete kayyum atanması ile karşı karşıya oldukları hem siyasi hem ekonomik olarak zor durumda kaldıklarını belirterek hisselerini devretmesinin talep edildiğini, davalı ...'in çok yüksek devir bedeli istediğini, devrin vergi yükünün azaltılması amacıyla 2.500.000,00 TL olarak gösterilmesi talebi ile müvekkilinin, diğer davalının talep ettiği 9.000.000,00 TL'lik tutarı ödemesinin mümkün olmaması sebebiyle davacının da bilgisi dahilinde şirket adına kredi çekilmesine karar verildiğini, taraflar arasında bu hususların netleştirilmesi için de protokol düzenlendiğini, taraflar arasında 19.05.2016 tarihli ... Madencilik San. Tic. A.Ş Hisse Devri Sözleşmesi imzalandığını, ███████ sayılı 19.05.2016 tarihli yönetim kurulu kararı üzerine davalı ...'e 24.05.2016 tarihinde Türkiye İş Bankasındaki kişisel hesabından 2.500.000,00 TL'lik ödeme sağladığını, müvekkilinin kendi hesabından 26.05.2016 tarihinde 2.665.000,00 TL ödeme daha yaptığını ve 30.06.2016-30.05.2019 tarihleri arasında 36 ay vadeyle toplam 32 adet şahsi çekini düzenleyerek vekaletten ...'a teslim ettiğini, davacının 20.12.2021 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi, 04.11.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan yönetim kurulu kararına kadar yönetim kurulu başkan vekili olarak ... A.Ş.'de görev aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili süresinde cevap dilekçesi vermemiş, yargılama sırasındaki beyanında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davada ... ile ... arasında davacı ...'ın ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde nama yazılı 500 payın ...'e 2.500.000,00 TL bedelle devredildiği, devir sözleşmesi akdedildiği ve ███████ sayılı yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu başkanı sıfatı ile davacının da imzası ile karar alındığı, muvazaalı olduğu iddia edilen davalı ... ile davalı ... arasındaki ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti.'ndeki 2000 payın ...a 50.000,00 TL bedelle devrine ilişkin işlemin 18.05.2016 tarihli genel kurulda onaylanmak suretiyle ilan edildiği, bu işlemlerin olduğu dönemde davacı ... ile ...'ün arasında yapılan mail yazışmaları ve çeşitli kurumlara yapılan müracaatların bulunduğu, davalı ...'ün hesabından diğer davalıya 2.500.000,00 TL banka yoluyla ödeme yaptığı, muvazaa iddiasını dayandırdığı 18.05.2016 tarihli protokolün işleme konulduğunun ispatlanamadığı, davacının iddiasını ileri sürüş biçimi, somut olayın özellikleri ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi dikkate alındığında işbu davanın dinlenebilmesi için öncelikle davacının iddia edilen muvazaaya dahlinin bulunmaması gerektiği, davalı ... vekili tarafından süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde protokole göre işlem yapıldığının kabul edildiği ancak muvazaa ile iptali talep edilen işlemin tarafı olan davalının kendi muvazaasından yarar sağlamasının mümkün olmadığı, neticede genel kurul kararı ile TTK hükümlerine uygun olarak yapılan hisse devir işlemlerine karşı devirden haberdar olan davacının iptal talebinin öncelikle iyiniyet kuralına aykırılık teşkil edeceğinden muvazaa iddiasının kabul edilmediği, devirlerin TTK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini gösterir başkaca somut delil sunulmadığından anasözleşmeye ve TTK hükümlerine göre devir işleminin iptalini gerektirir hususun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse devrinin muvazaa ve TTK'nın 490 ve devamı, 595. maddesi uyarınca hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!