Anahtar kelimeler: Revize İnce Kaba Mah Akdedildiğini Kalemleri Yazildiği Projesine Eser Şart

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ...-
VEKİLİ
: Av. ...-
DAVALI
: ...-
VEKİLİ
: Av. ...-
DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
BEYANLAR
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkil şirketin maliki olduğu Konya İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel üzerindeki “... ” projesine ilişkin olarak davalı ... ile 09.11.2020 ve revize niteliğinde 04.09.2021 tarihli “İnce ve Kaba Malzeme İşçilik Sözleşmeleri” akdedildiğini, sözleşmelerde iş kalemleri, birim fiyatlar, bedeller ve sözleşmeye aykırılık halinde 500.000,00 TL tutarında cezai şart öngörüldüğünü, davalının 2020 yılı sonlarında işe başlayıp proje belirli aşamaya geldikten sonra sözleşmeyi yok sayarak haksız şekilde 1.500.000,00 TL “fark ödemesi” talep ettiğini, bu talep reddedilince 19.09.2022 tarihinde müvekkil şirket ortağına karşı fiziki saldırıda bulunup akabinde inşaat sahasındaki tüm işçilerini süresiz şekilde çekerek işi yarıda bıraktığını ve sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğini, bu gelişmeler üzerine Konya . Noterliği’nin 05.10.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fazladan ödenen paraların, menfi-müspet zararların ve 500.000,00 TL’lik cezai şart alacağının davalıdan talep edildiğini, ihtarnamenin 07.10.2022 tarihinde tebliğine rağmen davalının üç günlük süre içinde ödeme yapmayarak 11.10.2022 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünü, davalı sözleşmeyi haksız ve eylemli fesih ettiğinden inşaatın durduğunu, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosyasında yapılan keşif ve 14.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davalının projede gerçekleştirdiği iş kalemleri ve bunlara düşen bedelin tespit edildiğini, buna karşın müvekkil tarafından davalıya 21 adet bono ile 1.899.450,00 TL, 9 adet çek ile 1.850.000,00 TL, nakit 700.776,00 TL, kart çekimi 60.000,00 TL, ortak evrakla 1.000.000,00 TL ve daire devriyle 1.660.000,00 TL olmak üzere toplam 7.170.226,00 TL ödeme yapıldığını, davalının hak ettiği iş bedeli ile bu ödemeler kıyaslandığında müvekkilin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca yüklü miktarda alacaklı olduğunu, alacağın miktarının keşif, bilirkişi incelemesi ve davalının savunma ve delilleriyle netleşeceğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 gereğince belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 10.000,00 TL’nin 11.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca sözleşmeyle kararlaştırılan 500.000,00 TL cezai şartın da aynı tarihten itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, tarafların tacir olması nedeniyle uyuşmazlığın ticari nitelikte olup dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu fakat Konya Arabuluculuk Bürosu’nun ... Büro, ... arabuluculuk dosyası kapsamında anlaşma sağlanamadığını, alacağın rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı olması nedeniyle İİK m.257/1 uyarınca davalı şirketin kendi nezdindeki ve üçüncü kişiler nezdindeki taşınır-taşınmaz malvarlığı, hak ve alacakları üzerine ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının mesnetsiz ve sahte belgelerle dava açtığını, müvekkilinin Konya İli, ... İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parseldeki projede ince ve kaba malzeme işçiliğinin sadece bir bölümünü üstlendiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının dilekçesine eklediği 04.09.2021 tarihli sözleşmeyi ve bu sözleşmedeki 500.000 TL’lik cezai şartı, sözleşme üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle kabul etmediklerini, söz konusu belgenin sahte olduğu iddiasıyla şikayet haklarını saklı tuttuklarını, davacının iddia ettiği gibi “fark ödemesi” talebinde bulunulmadığını, tam aksine müvekkilinin yaptığı işin bedelini ve kendisine vaat edilen iki daireyi dahi alamadığını, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasındaki tespitin tüm inşaatı kapsadığını ve müvekkilinin hiç üstlenmediği işlerin dahi ona yüklenmeye çalışıldığını, bunun da müvekkilinin daire ve iş bedelini talep etmesini bertaraf etmeye yönelik kötü niyetli bir davranış olduğunu, davacının 7.170.226,00 TL ödeme yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, çek ve senetle yapılan ödemeler ile sadece 01.09.2021 tarihli 50.000 TL, 16.10.2021 tarihli 100.000 TL nakit ödemeleri ve 02.09.2021 tarihli 50.000 TL kart ödemesini kabul ettiklerini, diğer nakit, kart, ortak evrak ve iki daire devri ile yapılan ödemeleri kabul etmediklerini, davacının 5. ekindeki listedeki sadece ilk üç satır imzanın müvekkiline ait olup diğer imzalar ile el yazılarının müvekkiline ait olmadığını, imza inkarında bulunduklarını ve aksinin ispat külfetinin davacıda olduğunu, sahte imza ve belgeler yönünden şikayet haklarını saklı tuttuklarını, davacının da ikrar ettiği A Blok 2. Giriş 5 nolu ve A Blok 1. Giriş 6 nolu iki dairenin müvekkile teslim edilmediğini, bu dairelerin üçüncü kişiler olan ... ve ...’e devri için müvekkilinin hiçbir muvafakat ve imza vermediğini, 11.01.2022 tarihli devre ilişkin belgede de imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin üstlendiği işi tamamlayıp muntazam şekilde teslim ettiğini, buna rağmen bedelini alamadığını, bu kapsamda tapu kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, imza incelemesi, tanık, yemin, isticvap, keşif ve bilirkişi dahil her türlü delile dayanarak davacının ispat edilemeyen kötüniyetli davasının tamamen reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini 07.09.2023 tarihli dilekçeyle talep ettiklerini beyan etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (Doç. Dr. ... – ... – Av. Dr. ... ) █████/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; tarafların ticari defterlerinin HMK m.222 ile TTK m.64, 82 ve 83 hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olup sahipleri lehine delil niteliği taşıdığı, dava konusu iki faturanın her iki tarafın defterlerinde e-arşiv fatura olarak kayıtlı bulunduğu ancak malların teslimine ve bedellerin tamamen veya kısmen ödendiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, davacının 31.12.2023 tarihli ... no.lu yevmiye maddesiyle borç kapatma işleminin fiktif nitelikte olduğu ve dayanak belgesinin bulunmadığı, uyuşmazlığa konu faturalara ilişkin BA/BS formlarının ve iade faturalarının taraf kayıtlarında yer almadığı, taraflar arasında yalnızca iki faturaya dayalı sınırlı bir ticari ilişki bulunması ve ödeme kaydı olmaması nedeniyle TTK m.89 anlamında bir cari hesap ilişkisinin mevcut olmadığı, muhasebe kayıtlarına göre davacının dava tarihi itibarıyla davalıya 274.058,54 TL borçlu olduğunun ve bu hususta taraf defterlerinin örtüştüğünün, davacının söz konusu borcu fiktif bir kayıtla kapatmasının sonuca etkili olmadığının anlaşıldığı, 04.09.2021 tarihli İnce ve Kaba Malzeme İşçilik Sözleşmesi’ndeki imzanın davalıya ait olmamakla birlikte davalının inşaatın ince ve kaba işçiliğini kısmen üstlendiğini kabul ettiği, tespit raporunda belirtilen işlerin davalı tarafından yapıldığının görüldüğü, bu işlerin dava tarihindeki değerinin 16.511.099,26 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından yapılan ödemelerin dava tarihine güncellenmesi gerektiği ancak 1.000.000,00 TL tutarındaki “ortak evrak” ödemesinin vadelerinin ve tutar detaylarının, ayrıca ... ve ... ya devredilen dairelerin devir veya dava tarihindeki değerlerinin bilinmemesi sebebiyle güncelleme yapılamadığı, bu eksiklikler giderilirse dava tarihi itibarıyla borç-alacak durumunun net şekilde hesaplanabileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi (... ... ... ) 06.12.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; dava konusu yerin Konya İli, ... İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parselde bulunan ... Sitesi olduğu ve keşif sırasında A1, A2 ve B bloklardaki imalatların tamamlanmış olup bağımsız bölümlerde ikamet edildiğinin görüldüğü, taraflar arasında 04.09.2021 tarihli “İnce ve Kaba Malzeme İşçilik Sözleşmesi”nin bulunduğu, 09.11.2020 tarihli sözleşmeye ise dosyada rastlanmadığı, mahkemece 04.09.2021 tarihli sözleşmenin geçerli kabul edilmesi hâlinde davacının toplam 7.170.226,00 TL ödeme yaptığı, davalının iş tutarının 4.918.365,43 TL olduğu ve davacı alacağının 2.251.860,57 TL olarak hesaplandığı; sözleşmenin geçersiz kabul edilmesi hâlinde ise 04.03.2022 iş yapım tarihi esas alınarak davacının toplam 10.046.226,00 TL ödeme yaptığı, davalının iş tutarının 8.543.324,15 TL olduğu ve davacı alacağının 1.502.901,85 TL olarak hesaplandığı, bu hesaplamaların mahkemenin takdirine sunulduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
HMK'nın 307. maddesinde "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmü yer almaktadır. Yine anılan yasanan 311.maddesi gereği davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın ve davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere):
1-) Davanın F E R A G A T N E D E N İ Y L E R E D D İ N E,
2-) Feragatin ilk celseden sonra yapılmış olması nazara alınarak davacıdan maktu 615,40 TL harcın 2/3'ü olan 410,27 TL'nin alınması gerekmekte olup iş bu tutarın başta davacı tarafça ödenen 8.709,53 TL peşin harçtan düşülüp bakiye kalan 8.299,26 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
3-) Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
5-) Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-) Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine
7-) Taraflar lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme ile 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2025
Katip ... Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!