Anahtar kelimeler: Olursa Adlî Olsun Beş Görüşü Ret Suçlar Mala Neticesinde Esastan

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve █████████ E., ████████ K. sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''sanık hakkında verilen kararın gerekçesinin dosya kapsamındaki delil ve beyanlar ile örtüşmediğine, sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediğine, tanık beyanlarının sanık savunmasını desteklediğine, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda fotoğraf karşılaştırma işleminin yapılmasının mümkün olmadığının bildirildiğine, yine raporda sadece 3 şüpheli şahsın bulunduğunun tespit edildiğine, suç materyali üzerinde sanığa ait parmak izi veya DNA'nın tespit edilemediğine, olay saatinde sanığın olay yerinde olmadığı diğer sanıkların beyanları ve bilirkişi raporu ile sabit olduğuna, diğer sanıkların yargılandığı davada diğer sanıkların parmak izinin suç materyallerinden çıktığı ve görüntüdeki kişilerin diğer sanıklar ile aynı olduğunun tespitinin yapıldığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Kamera kayıtlarının incelenmesinde, sanık ile iştirak halinde suçu işleyen kişilerin yüzlerinde maske takılı olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-f bendinde düzenlenen "tanınmamak için tedbir alarak hırsızlık" suçunu oluşturduğu ve 142/2-f-h maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği hâlde, aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.