Anahtar kelimeler: Tahrir Ölü İhdas Osmaniye Davalıkarşı Oğlu Alanında İli İlçesi Köyü
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., 2022/2 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı yönünden davanın reddine, asli müdahiller yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı bir kısım davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan eski 439 parsel sayılı taşınmaz, 1937 ihdas tarihli 269 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle... oğlu ölü ... (...) mirasçıları, ... (...) oğlu ölü... mirasçıları ile ... (...) oğlu ölü ... mirasçıları adına tarla vasfıyla tespit edilmiş olup, 2011 yılında yapılan ifrazla davaya konu taşınmaz 7 50... sayılı parsel numaralarını almış ve akabinde 2012 yılında 22/a çalışması ile 2 32... ile 6 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur.
Davacı ... oğlu ... dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı davalılardan satın aldığını ileri sürerek, satın almış olduğu hisse oranında adına tescil edilmesini talep etmiştir. Tespit maliki mirasçıları olan davalılardan ... oğlu... ... (...) ile oğlu ... (...) dava dilekçesinde; davalıların hisselerini satın aldıklarını, davalıların taşınmazda haklarının kalmadığını ileri sürerek; taşınmazın hisseleri oranında adlarına tescil edilmesini talep etmişlerdir.
Kadirli 1. Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı, davacı ... mirasçısı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 01.02.2011 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla; hükmü temyiz eden ... yönünden temyiz inceleme isteğinin reddine, davalı ... yönünden temyiz inceleme isteğinin reddiyle, 12.10.2009 tarihli ek kararın onanmasına karar verilmiştir. İlamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmiş olup; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; ".... davalı ... tarafından temyiz edilmiş ise de, Dairemizce sehven temyiz istemi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olduğu anlaşıldığından, karar düzeltme talebi temyiz istemi olarak kabul edilerek Kadirli 1. Kadastro Mahkemesinin 12.10.2009 tarihli ve ████████-███████ Esas-Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüne, karar düzeltme talebinde bulunan davalı ...’nin annesi... (...)’nin temyizi üzerine önceki yerel mahkeme kararı Dairemizin 26.10.2004 tarihli ve █████████-3904 Esas-Karar sayılı ilamı ile bozulduğundan davalı ...’nin miras bırakını...’nin dava konusu dosyada davalı konumda olduğuna göre mahkemece davalı ... ...’nin mirasçıları belirlenip davaya dahil edilmesi, davalı ... ...’nin miras bırakan ... oğlu ...’ın mirasçısı olup olmadığı konusunda mirasçılarına savunma hakkının tanınması, ...’nin miras bırakan ...’ın mirasçısı olduğunun belirlenmesi halinde de...’nin mirasçılarına davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanması, gösterecekleri delillerin toplanması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre esasla birlikte bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı ...’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu sebeplerle bozulmasına ..." gerekçeleriyle, onama ilamının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı hükmünün davalı ... miras bırakanı... yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın muris ...'dan mirasçılarına intikal ettiği, ...'ın ölüm tarihi tam olarak belirlenemese dahi nüfus tahririnden önce öldüğünün kesin olduğu, bu tarihin de 743 sayılı Medeni Kanun'un yürürlüğe girdiği 1926 yılından önceye tekabül ettiği, elbirliği ile mülkiyet hükümleri ise 743 sayılı Medeni Kanunun yürürlüğe girmesi ile uygulanmaya başlandığından Medeni Kanun'un yürürlüğünden önce ölen murisin terekesi hakkında müşterek mülkiyet hükümlerinin geçerli olacağı, ancak 26.05.1954 tarihli ve 7/17 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile de belirtildiği üzere 1926 tarihinden önce ölen miras bırakanın mirasçıları arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin işlemeyeceği, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle diğer mirasçıların haklarını kaldırma ve bağımsız olarak mülkiyeti kazanma imkanının bulunmadığı, bu sebeple ... oğlu... dışındaki mirasçıların dava konusu taşınmazda zilyetlikleri bulunmasa da mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği işlemeyeceğinden yalnızca zilyetlik göz önüne alınarak taşınmazın ... oğlu... adına tescil edilemeyeceği, ancak ... kızlarının ve ... oğlu ....'in muris ... terekesinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olması sebebi ile miras paylarını satışlarının geçerli olduğu, ... oğlu...'ın mirasçılarının tümü tarafından yapılan hisse devrinin de geçerli olduğu, sonuç itibari ile ... oğlu ... dışındaki mirasçıların miras haklarının ... oğlu...'ya geçtiği, bu itibarla dosya arasında mevcut ███████-53 Esas-Karar sayılı veraset ilamından da anlaşılacağı üzere ölümü ile geriye altı mirasçı bırakan ...'ın dört çocuğunun miras hakkının oğlu...'ya geçtiği, geriye kalan diğer mirasçı ... oğlu ...'a gelindiğinde ise, ... mirasçılarından kızı... ile oğlu...'in terekeye karşı üçüncü kişi durumundaki ...'a babaları ...'dan gelen hisseyi adi senetle yaptıkları devirlerin geçerli olmadığı, zira her ne kadar ... oğlu ...'ın ölüm tarihi mahkememizde yapılan yargılamada ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada kesin olarak belirlenemese de ... kızı...'nin 1929, ...'nın ise 1931 doğumlu olduğu göz önüne alındığında ... oğlu ...'ın Medeni Kanunun yürürlüğünden sonra öldüğünün kabulü ile usulünce taksim edildiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir husus bulunmayan terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı taşınmazın tamamına yaygın olduğundan bir kısım mirasçının miras paylarını adi senetle üçüncü kişiye devredemeyeceklerinden bu devrin geçerli kabul edilemeyeceği sebebi ile ... oğlu ... mirasçılarının da dava konusu taşınmazda miras haklarının bulunduğu" gerekçesiyle davacı ...'ın davasının reddine, katılan davacı ... oğlu .... ve ... oğlunun davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!