Anahtar kelimeler: Sarkıntılık Saldırı Süreç Görüşü Hukukî Cinsel Neticesinde Suçunu Atılı İşlediği

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.ŞİKAYETÇİ
: Aile ve Sosyal Hizmetler BakanlığıSUÇ
: Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, sanık ile katılan arasında husumet bulunduğuna, katılanın işten çıkarıldıktan sonra sanık hakkında suçlamada bulunduğuna, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.III. GEREKÇEA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönündenİlk Derece Mahkemesinde gerçekleştirilen yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine dair kurulan hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı kararına aykırılık oluşturacak şekilde iade kararı verilerek ilk derece yargılaması sırasında davaya katılmayan Bakanlık vekiline gerekçeli kararın tebliğine müteakip aleyhe istinaf başvurusunda bulunması sağlanmış ise de; Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle CMK'nın 279. maddesi hükmüne göre reddine karar verilmesi gerekirken hukuki dayanaktan yoksun olarak duruşma açılıp Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle yapılan inceleme neticesinde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi YönündenGerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği YönündenGerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.01.2026 tarihinde karar verildi.