Anahtar kelimeler: Tekstil Aylarında Eylül Aralık Satım Yapmaya Ulaşılmıştır Usd Adresi Eser

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili şirketin davalı şirket ile 2022 yılı Eylül Aralık aylarında tekstil ve tekstil ürünleri alım satım yaptığını, bu ticari kapsamda müvekkilinin davalıya 11.10.2022 tarih ----- nolu ve 5.042,79 USD bedelli, 14.10.2022 tarih ve ----- nolu, 5.535,00 USD bedelli, 19.10.2022 tarih ve ----- nolu ve 6,717,60 USD bedelli, 24.10.2022 tarih, ---- nolu ve 10.227,60 USD bedelli, 24.10.2022 tarih, ----- nolu ve 1.080,00 USD bedelli 25.10.2022 tarih ----- nolu ve 3.520,80 USD bedelli, 28.10.2022 tarih ve ----- sayı ve 2.430,27 USD bedelli, 31.10.2022 tarih, ----- nolu ve 1.609,74 USD bedelli, 16.11.2022 tarih, ----- sayı ve 3.243,24 USD bedelli, 23.11.2022 tarih, ----- nolu 380,16 USD bedelli, 25.11.2022 tarih ---- nolu ve 1.496,88 USD bedelli, 26.11.2022 taih ----- nolu ve 11.536,02 USD bedelli, 26.11.2022 tarih ve ----- nolu ve 344,52 usD bedelli 13.12.2022 tarih ve ------ nolu ve 11.759,58 USD bedelli olmak üzere toplam 96.834,96 USD tutarında 17 tane fatura düzenlendiğini, bahse konu faturaların büyük bir kısmı tahsil edilmiş ise de müvekkilinin tüm sözlü ve yazılı uyarılarına rağmen bakiye 39.814,32 USD’nin ödenmediğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine bakiye tutarın tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğü’nün ------sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, buna rağmen 24.02.2023 takip tarihinden sonra fakat huzurdaki davadan önce 28.02.2023 tarihinde 150.000 TL, 02.03.2023 tarihinde toplam 150.000,00 TL, 02.03.2023 tarihinde 150.000,00 TL ve 20.03.2023 tarihinde 138.338,75 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davalı tarafından, sanki defolu ve iade edilmiş mallar varmış gibi 300 adet malın defolu olduğundan bahisle 07.03.2023 tarih ----- nolu 67.333,58 TL bedelli iade faturası düzenlediğini, söz konusu iade faturasının müvekkili şirketçe----Noterliğinin 10.03.2023 tarih ve---- yevmiye sayılı ihtarnamesiyle süresinde itiraz edildiğini, işbu ihtarnameye karşı davalı şirket tarafından------.Noterliğinin 24.03.2023 tarih ve ----- yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile malların müvekkili şirket tarafından dikildiği/üretildiği ve teslim alındığını, ancak kendileri tarafından paketlenmiş bir şekilde teslim alınan bu malların tek tek kontrol edilmeden doğrudan müşteriye gönderildiği, nihai tüketiciye ulaşan bu mallardan 300 tanesinin müşteriler tarafından iade edildiği ve halen depoda bulunduklarının belirtildiğini, görüldüğü gibi davalının, ihtarnameyle muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini açıkça ikrar ettiğini belirtmiş olup, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmenin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının müvekkili tarafından düzenlenen faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğini, söz konusu malların ayıplı olması halinde açık ayıplarda iki gün açıkça belli olmayan ayıplarda 8 gün içinde ayıp ihbarı yapılması gerektiğini, takipten sonra yapılan ödemelerin, taraflar arasındaki anlaşma gereği ----- Bankası’nın fiili ödeme tarihlerindeki USD efektif satış kuru üzerinden dolara çevrildiğini, neticede 8.841,73 USD tutarında borcun kaldığını belirtmiş olup, davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin 8.841,73 USD tutarındaki asıl alacağa işleyecek bir yıllık USD mevduatına ödedikleri en yüksek faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına, davalı aleyhine 8.841,73 USD’nin %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Müvekkili şirketin kendi markası ile ürettiği ürünlerden bir kısmını fason olarak davacı şirkete diktirdiğini, ürünlerin davacı tarafından dikildikten sonra paketlenmiş olarak müşteriye gönderilerek şekilde müvekkiline teslim edildiğinden paketlenmiş ve satışa hazır olarak gelen ürünlerin paketini açılarak hepsinin tek tek kontrol edilmesi ve dikilen ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, ürünlerin müşterilere ve nihai kullanıcıya ulaştıktan sonra ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğunun ortaya çıktığını ve ürünlerden yaklaşık 300 adedinin müvekkiline iade edildiğini, davacı tarafından üretilen ayıplı ürünlerin müvekkiline iade edilmeye başlandıktan sonra gelen ayıplı ürünler ile ilgili olarak davacı şirket yetkililerine derhal bilgi verildiğini, bu konuda ----- yazışmaları ile davacı şirket yetkililerinin durumdan haberdar edildiğini, satılan ürünlerin kaç adedinin ayıplı olduğunun bilinmemesinden dolayı ayıplı ürün sayısına göre iade faturası kesileceği, bu durum belli olduktan sonra yapılan işten dolayı müvekkilinin davacıya bir borcunun kalmaması halinde bakiye kalan alacaklarının kendilerine ödeneceği hususunun davacı tarafa bildirilmesine rağmen davacı şirketin bu süreci beklemeden müvekkili aleyhine icra takibi başlattıklarını, davacı şirket ile ayıplı ürünlerin miktarı ve kesilecek iade faturası hususlarının henüz netleştirilmeden yaptıkları ürünlerin tamamında hiçbir ayıp yokmuş gibi icra takibi başlattığından taralar arasındaki alacak borç miktarının tespitinin ancak ayıplı ürünlerin sayısının net olarak tespitinden sonra ortaya çıkacağından icra takibine itiraz ettiklerini, müşterilerden müvekkili şirkete iadesi yapılan ayıplı ürünler için de davacı şirkete 07.03.2023 tarih ------ nolu, 67.333,58 TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, faturanın davacı tarafa gönderildiğini, davacının, gönderilen faturay-----Noterliğinin 10.03.2023 tarih, ----- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile müvekkiline iade ettiğini, gönderilen ihtarnameye müvekkili tarafından ----Noterliğinin 24.03.2023 tarih ------ yevmiye sayılı cevabı ihtarı ile itiraz edildiğini ve davacıdan alınan ürünlerin ayıplı olması nedeniyle ayıplı ürünlerin davacı şirket tarafından kontrol edilmek istendiğinde kendilerine gösterilebileceği ve bu ürünler teslim alınmak istediklerinde ise ayıplı ürünlerin kendisine iade edileceğinin ihtaren bildirildiğini, davacının fason olarak ürettiği ürünlerin ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin davacıya kesmiş olduğu iade faturasının usul ve yasaya uygun olduğunu, her ne kadar icra takip dosyasına itiraz edilmiş ise de davacıya kesilen iade faturası ile ayıplı ürünleri adedi ve bedeli belli olduktan sonra davacı tarafa; 27.02.2023 tarihinde 150.000,00 TL (7.944,91 USD), 28.02.2023 tarihinde 150.000,00 TL (7.944,91 USD), 02.03.2023 tarihinde 150.000,00 TL (7.940,70 USD), 03.03.2023 tarihinde 150.000,00 TL (7.940,70 USD), 20.03.2023 tarihinde 138.338,75 TL (7.286,65 USD), 27.04.2023 tarihinde 14.720,52 TL (757,22 USD) olmak üzere toplam 753.059,27 TL karşılığı 39.815,09 USD ödeme yapıldığını, Ayrıca davacıya kesilen iade faturasının 67.333,58 TL olup, faturanın kesildiği tarihi itibariyle usd karşılığının 3.556,97 USD olduğundan davacıya yapılan ödeme ve kesilen iade faturası toplamının 43.372,06 USD olduğunu, davacının müvekkili hakkında başlattığı icra takibindeki talebinin 39.814,32 USD olup müvekkilinin davacı tarafa takip talebinde yer alan alacağından fazla ödeme yaptığını, yapılan tüm ödemelere rağmen davacının halen 8.841,73 ABD doları alacağı olduğundan itirazın iptali davası açmasının mesnedinin bulunmadığını, Davacı vekilinin her ne kadar davacı tarafından müvekkile gönderilen ürünlerin ayıplı olduğuna dair yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını iddia etmekte ise de dilekçe ekinde sunulan ----- yazışmaları ve yargılama safhasında dinletecekleri tanık beyanları ile ayıplı ürünler ile ilgili davacı tarafa derhal bilgi verildiği ve davacının durumdan haberdar olduğunun anlaşılacağını, davacı tarafından müvekkiline yapılan ürünlerin bir kısmının ayıplı olması nedeniyle ürünlerdeki ayıpların tespiti ve ayıplı ürünlerin bedelinin belirlenmesi dolayısıyla davacının gerçek alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın likit bir alacağının varlığından söz edilemeyeceğini belirtmiş olup, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava ; Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası, heyet bilirkişi raporu, heyet bilirkişi ek raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya bir mali müşavir bilirkişi, bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ve bir tekstil mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş █████/2024 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- Davalının Ayıp İddiası ve İade Faturası Yönünden: • Tespiti yapılan ayıpların, ürünün aktif kullanımında, nihai kullanıcı tarafından ( kullanıcı bebek veya küçük yaş çocuk ) kullanılmasında, istenen konforu sağlamayacağı/ yada kimi durumlarda ölçünün istenenden çok dar gelmesi durumunda ürünlerde kullanımını engelleyeceği yada akabinde kullanım ile birlikte problemlere sebebiyet verebilecek şeklinde ayıplar olduğu; •Tespiti yapılan ayıpların üretim safhasında meydana gelen ayıplar olduğu; •Ürünlerin kesim-dikim -kalite kontrol-ütü paket işleminin davacı tarafından gerçekleştirildiği; •Sonrasında davacı tarafından ürünlerin nihai müşteriye teslim edilecek formda paketlenip, davalıya gönderilmiş olması ( ütü-paketi yapılıp öyle teslim edilmiş olması ) ve incelenen ayıplı ürünlerin yüzdelik diliminin düşük olması sebebi ile davalı tarafından ürünlerin sevkinden sonra olası bir sondajlama yöntemi ile yapılan kontrolde bu hatalara denk gelme ihtimalinin düşük olacağı; • Üretimin teslimatının geç yapıldığı konusunda taraflar arasındaki yazılı sipariş formu ve istenen yükleme tarihleri tarafımızca görülemediği için, davalı açısından siparişin gecikmeli yüklenip yüklenmediği ya da istenenden ne kadarlık bir gecikme ile yüklendiğinin tarafımızca somut açıdan net olarak tespit edilemediği;• Davalı açısında ürün satışlarının ön sipariş alma yöntemi ile yapıldığı; Bu aşamada davacı ve davalı arasındaki siparişin hangi aşamada olduğunun dosya kapsamı içeriğinden tarafımızca bilinemediği; • Bu sebeple davalının müşterilerine karşı gecikmeli pozisyona düşmüş olmasının gerçek sebebinin tarafımızca net olarak tespit edilemediği ( müşteri yazışmalarında gecikmeye sebebiyet verdiği belirtilen üretimde yaşanan bir problem olarak adlandırılan problem ile ilgili dosya kapsamına sunulmuş taraflar arasında olması normal koşullarda beklenen herhangi bir yazışmanın dosya kapsamında mevcut olmadığı ); C- AYIP İHBARI YÖNÜNDEN : Taraflar arasında 03.03 / 07.03 / 10.03 tarihli ----- yazışmalarının dosyada olduğu ; davalı tarafından müşterilerinden gelen ürünlerle ilgili ilk yazılı ayıp ihbarının ----- üzerinden 03 Mart 2023 tarihinde yapıldığı ; Davalıya müşterileri tarafından yapılan özellikle dar kalıp ile ilgili ayıp ihbarlarının tarihlerinin ( 2022 yılının 11. Ayı / 12. Ayında başlamış olması sebebi ile ) göz önüne alındığında, davalı tarafından davacıya 03.03.2023 tarihinden önce yapılmış herhangi bir yazılı ihbara dosya kapsamında rastlanmadığı; D- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı ve hesaplama yapıldığı üzere; SEÇENEK-1 İADE FATURASININ KESİLMESİNİN HAKSIZ OLMASI HALİNDE; Davalının teslim aldığı ürünleri muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle ayıptan kaynaklanan hakları kullanamayacağı benimsenmeyip iade faturasının hesaplamaya dahil edilemeyeceği kabul edildiğinde; Takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak tutarı, 39.814,32 USD olup, takip sonrası yapılan ödemeler neticesinde 01.06.2023 dava tarihi itibariyle davacı şirketin talep edebileceği alacak tutarının 7.390,65 USD olarak hesaplandığı belirlenmekte olup dava tarihi itibariyle TL karşılığının 153.844,44 TL’dir. SEÇENEK- 2 İADE FATURASININ KESİLMESİNİN HAKLI OLMASI HALİNDE; Sektör uygulaması gereği, %5 in altında ayıbın yüklü miktarda satışında sondaj yoluyla muayene yapıldığından söz konusu ayıpların tespit edilememe ihtimalinin de bulunduğu ve ----- yazışmalarında davacının ayıplı ürünlerin düzeltilerek tekrar teslim edileceği yönündeki beyanları dikkate alınarak 3.564,00 USD bedelli iade faturasının kabul edilmesi düşünülebilecek olup, bu ihtimal bakımından değerlendirildiğinde; Takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak tutarı, 36.250,32 USD olup, takip sonrası yapılan ödemeler neticesinde 01.06.2023 dava tarihi itibariyle davacı şirketin talep edebileceği alacak tutarının 3.213,50 USD olarak hesaplandığı belirlenmekte olup dava tarihi itibariyle TL karşılığının 66.909,91 TL’dir. E- FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Ancak, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle takip tarihinden sonrasında yabancı para (USD) ana para alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “…Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)…” faizi isteyebileceği, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı şeklinde sonuç bildirmiştir.
Bilirkişi raporunu tanzimden sonra ortaya çıkan hukuki ve mali durumlar ve taraf vekillerinin itirazlarının da değerlendirilmesi suretiyle ek rapor tanzim ettirilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;
1. İHTİMALE YÖNELİK HESAPLAMA
:
Davacı taraf icra takibini 24.02.2023 tarihinde 39.814,32 USD üzerinden başlatmıştır. Davalı tarafından söz konusu icra takibine mahsuben yapılan ödemeler aşağıda yer almakta olup, dava tarihi itibariyle bunların ödendiği dikkate alınmalıdır. Kapak hesabı her ne kadar kök raporda ortaya konulmuşsa da, takip sonrası yapılan ödemelerin hesaplamasının İcra Müdürlüğü tarafından sistem üzerinden yapılması mümkün olacağından, takipte talep edilen 39.814,32 USD’nin haklı olduğu, aşağıda tarihleri belirtilen beş ayrı Türk Lirası olarak 603.059,27 TL karşılığı ödemenin USD cinsi karşılığı ile 31.769,38 USD’nin davacıya takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce haricen ödendiği, ödemelerin öncelikle ferilerden gerçekleştirilmesine göre hesaplamanın İcra Müdürlüğü tarafından yapılacağı, 2. İHTİMALE YÖNELİK HESAPLAMA
3.564,00 USD bedelli iade (ayıp) faturasının uygun olduğunun değerlendirilmesi halinde; Davacı şirket defterlerinde her ne kadar 738.330,77 TL alacaklı, davalı şirket defterlerinde de 738.330,75 TL borçlu duruma geçecekse de taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD dövizli olarak yürütüldüğü, faturaların USD olarak düzenlendiği, yapılan ödemeler TL olarak yapılmış olsa da ödeme tarihinden USD Efektif Satış Kuru dikkate alınarak USD’ye çevrildiğinde, davacı şirketin alacaklı gözüktüğü tutarın 39.814,32 USD, davalı şirketin de borçlu gözükeceği tutarın 39.814,32 USD olacağı ve bundan iade faturası miktarının düşülmesi durumunda, alacağın 36.250,32 USD olacağı kabul edilmek üzere ikinci ihtimalin hesabına yönelik değerlendirilmesi,Davacı taraf icra takibini 24.02.2023 tarihinde 36.250,32 USD üzerinden başlatılması gerektiği, Davalı tarafından söz konusu icra takibine mahsuben yapılan ödemeler aşağıda yer almakta olup, dava tarihi itibariyle bunların ödendiği dikkate alınmalıdır. Kapak hesabı her ne kadar kök raporda ortaya konulmuşsa da, takip sonrası yapılan ödemelerin hesaplamasının İcra Müdürlüğü tarafından sistem üzerinden yapılması mümkün olacağından, takipte talep edilen 36.250,32 USD kadarının haklı olduğu, aşağıda tarihleri belirtilen beş ayrı Türk Lirası olarak 603.059,27 TL karşılığı ödemenin USD cinsi karşılığı ile 31.769,38 USD’nin davacıya takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce haricen ödendiği, ödemelerin öncelikle feriyerden gerçekleştirilmesine göre hesaplamanın İcra Müdürlüğü tarafından yapılacağı şeklinde sonuç bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın eser sözleşmesi sebebi ile vaki olan alacağın tahsili talepli takibin itirazla durması üzerine takibin devamının sağlanması amaçlı itirazın iptali davası olduğu, davacının eser sözleşmesinde yüklenici davalının ise iş sahibi olduğu, davacının talebinin eser sözleşmesi sebebi ile edimlerini eksiksiz yerine getirmekle sözleşme çerçevesinde düzenlemiş olduğu faturalar dolayısı ile alacağının tahsili olduğu, davalının ise ayıp iddiası ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, takip dosyası olan ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosya incelendiğinde takibin 39.814,32-USD asıl alacak(cari hesap) üzerinden başlatıldığı, takipten sonra davadan önce davalı iş sahibi tarafından yapılan ödemeler tenzil edilerek iş bu davanın ise 8.841,73-USD üzerinden açıldığı, eser sözleşmesinin akit tarafları olan tarafların tüzel kişi şirket/tacir oldukları, tacirlerin ayıp ihbarlarını nasıl yapacaklarının 6098 sayılı TBK ve 6102 sayılı TTK çerçevesinde belirlenmesi gerekeceği, taraflarca sözleşme ile ayıp ihbarının davacı lehine daha kolay yapılması yahut sair bir yöntem belirlenmesi üzerinde anlaşılmadığı takdirde(-ki somut dosyada böyle bir anlaşma yoktur) ayıp ihbarının davalı iş sahibince usulüne uygun olarak 6098 sayılı TBK ve 6102 sayılı TTK hükümleri uyarınca eksiksiz yapılması gerekeceği, hem davacı hem de davalının ticari şirket olmakla tüzel kişi tacir oldukları bu noktada somut olaya uygulanacak kanunun 6102 sayılı TTK ve 6098 sayılı TBK olacağı, hukukumuzdaki cari olan ayıp ve ihbarı ile ilgili mevzuat incelendiğinde 6102 sayılı TTK'nın 23. Maddesinde ticari satış ve mal değişimi hususunun düzenlendiği maddenin başında bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, 1. Fıkranın c bendinde ise malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesinin gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu diğer durumlarda ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağının vazedildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223. Maddesi incelendiğinde ise alıcının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağını, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağının vazedildiği, 6102 sayılı TTK'nın 23. maddesi delaletiyle ticari satış ve mal değişimi hususunun düzenlendiği maddenin başında bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, 1. fıkranın c bendinde ise malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesinin gerekeceğinin vazedildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağının vazedildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223. Maddesi incelendiğinde ise alıcının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağı, bu doğrultuda somut olayda ürünlerin boyutu, sayısı, mahiyeti vb. Faktörlerin davalı olan iş sahibinin muayene ve ihbar külfetini/yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, davalının süresinde gerekli muayeneyi yapmadığı ve ihbarda da bulunmadığı, TTK 18/3 gereğince ayıp ihbarının ne şekilde yapılacağının kanun tarafından belirlendiği ancak davacı tarafından isbat yükü üzerinde olmakla süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunun ispat olunamadığı, bu sebeple yasal süresinde muayene külfetini yerine getirmeyen iş sahibi olan davalının malları ayıplı hali ile teslim almış sayılacağı, teslim aldığı ve kendi müşterilerine sattığı ürünlerdeki iddia olunan ayıpların sonradan ortaya çıkması ve iş sahibi olan davalının malları müşterilerinden iade almış olmasının da davalı iş sahibinin süresinde muayene külfetine katlanmadığı ve malları ayıplı hali ile kabul etmiş sayılacağı sonucunu değiştirmeyeceği, bu doğrultuda mahkememizce yukarıda açıklandığı üzere davalının davacıya hitaben düzenlemiş olduğu iade faturalarına hukuken değer atfedilemeyeceği ve mali hesaplamada dikkate alınmaması gerektiği, bu yönde yapılan hesaplamada davacının tespit edilen 39.814,32-USD takip tarihi itibari ile alacağı mevcut olup bu alacaktan takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler tenzil edildiğinde davacının neticeten davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 7.390,65-USD olacağı mahkememizce anlaşılmış, █████/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış ve açılan davanın 7.390,65-USD asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiş, asıl alacak likit olmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 7.390,65-USD asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince değişen ve değişecek oranlarda faiz işletilmesine,
Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen (7.390,65 USD x 18,91 TL= 139.757,19 TL) = 27.951,43-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 9.546,81 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 9.366,91 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 51.687,25 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin davanın kabul/red oranına göre 2.607,95 TL'sinin davalıdan, 512,05 TL'sinin davacıdan olmak üzere tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından harç olarak yatırılan 179,00 peşin harç ve 179,90 başvurma harcı olmak üzere toplam 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 36.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 198,25 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 36.198,25 TL'nin davanın kabul/ret oranına göre 30.257,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!