Anahtar kelimeler: Acentelik Bam Esaskarar Eki Layihalar Menfi İstenmiş Ankara Özeti Adliye

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit ve Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2025 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, taraflar arasında █████/2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi ve eki cari hesap sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalının Ankara Bölge Müdürlüğüne Bağlı ... Acentesinin işletilmesini üstlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, buna rağmen davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin sözleşmenin kurulmasına güvenerek masraflar yaptığını, 100.000 TL - 150.000 TL civarında hakedişinin ödenmediğini, ayrıca müvekkiline ait olup acentenin kullanımına tahsis edilen ... plakalı ve ... plakalı araçların da iade edilmediğini, müvekkilinin davalı tarafa teminat olarak verdiği █████/2018 tanzim, █████/2018 vade tarihli 50.000,00 USD tutarlı senet nedeniyle İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının takipte haksız olduğunu, müvekkilinin yapılan takibe dayanak senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, █████/2015 tarihli Acentelik Sözleşmesinden kaynağının belirlenmesine sözleşmeden kaynaklı alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'sinin ve ... plakalı ve ... plakalı araçların aynen teslimi mümkün olmaması halinde bedellerinin şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı taraf ile yapılan acentelik sözleşmesi gereği davacı yanın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkiline vermesi gerek ödemeleri yedinde tuttuğunu, bu nedenlerle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacı hakkında başlatılan takibe dayanak senedin teminat olarak verildiği iddiasının soyut iddiadan ibaret olduğunu ve davacı tarafça ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... tarafından, davacı ...'a Beyoğlu 41. Noterliği kanalıyla gönderilen 24.11.2018 tarih ve 02897 sayılı ihtarnamede taraflar arasında imzalanmış olan keşideci şirketin Ankara Bölge Müdürlüğüne bağlı ... acentesinin davacı muhatap tarafından işletilmesine yönelik 31.07.2015 tarihli acentelik sözleşmesi, aynı tarihli ek protokol, aynı tarihli ek protokol niteliğinde cari hesap sözleşmesi ve alt kira sözleşmesindeki yükümlülüklere aykırı hareket edildiği belirtilerek sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, dosyada acentelik sözleşmesi bulunmadığından, sözleşme hükümleri yönünden bir tespit yapılamadığından mevcut durum itibariyle hangi tarafın sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği yönünde bir tespit yapılamadığı, taraflarca imzalanmış olan "... Acente demirbaş Listesi" ve "Cari hesap sözleşmesi ek-2" başlıklı iki bila tarihli belge dosyaya ibraz edilmiş olup, bunlardan ilkinde ... plakalı aracın leasingli alım tutarının 9.965,99 € olarak belirtildiği, ... plakalı araç için bedel ödendiğine dair bir delil ise dosyaya sunulmadığı, "Cari hesap sözleşmesi ek-2" başlıklı ikinci belgede de plaka numarası belirtilmeden araç bedelinin 9.966 € olarak belirtildiği, bu durumda 9.965,99 € bedelin sadece ... plakalı araca ait olduğunun değerlendirildiği, ikinci belgede ayrıca demirbaş bedelinin 7.269,00 €, iki kalemin toplamının 17.235,00 € olduğunun, demirbaşın 1.645,00 € kısmının ödendiğinin ve bakiye 15.590,00 € borcun kaldığının belirtildiği, bu tutarın da 15.09.2015 - 15.07.2017 tarihleri arasında ödenmek üzere 23 aylık sıralı vadeye bağlandığı, söz konusu ödemelerin yapıldığına dair dosyaya belge sunulmadığı, bu nedenle araçların davacı adına tesciline yönelik talebin haklı olmadığı, davacının bir diğer talebi olan, takip dosyasına konu senet yönünden menfi tespit istemi ile ilgili olarak yapılan değerlendirme de, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyası ile 152.260,00-TL asıl alacak ve 456,78-TL komisyon olmak üzere 152.716,78-TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı, takip tarihinin 13.08.2018 tarihi olduğu, borçlusunun ..., kefilinin ... ve alacaklısının ... Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık AŞ olarak gösterildiği, takip dayanağı olarak 29.01.2018 tanzim, 28.02.2018 vade tarihli ve 50.000,00-USD miktarlı senedin gösterildiği, senedin ön yüzünde teminat senedi olarak verildiğine dair bir kaydın yer almadığı, bu haliyle takip konusu senedin teminat senedi olarak verildiğinin davacı yanca ispat edilmesi gerektiği ancak dosyaya bu hususta da bir delil veya belge sunulmadığı, davacının bakiye hakediş bedelinin tahsili talebi ile ilgili olarak ise, davacı taraf ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, buna karşılık dava konusu edilen ... Şubesine ait 10.09.2015 - 31.01.2018 tarihleri arasında düzenlenmiş 30 adet hakediş raporunu ve eki listeleri sunduğu, dosyaya sunulan bu hakediş belgeleri incelenmiş olup, belgelerde davacının bakiye hakediş alacağı olduğuna dair bir belirleme yapılamadığı, davacının ticari defterleri de incelenemediğinden, davacının kendi defterlerinde ne kadar alacaklı olduğunun, hakedişi yapılmamış olmakla birlikte deftere kayıt edilen ilave bir hakediş olup olmadığının teyidinin yapılamadığı, davacı defter kayıtlarını davalı defter kayıtlarıyla karşılaştırma imkanının bulunmadığı, davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede ise davalının davacıdan alacaklı olduğu hususunun tespit edildiği, toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre davacı tarafından dosyaya sunulan evraklar ile davacı taraf davalı ile aralarında bir acentelik sözleşmesi kapsamında davacı yan davadaki taleplerinin haklı olduğunu ispat edemediği, davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, yemin deliline başvuracaklarını bildirmeleri üzerine davacı yana yemin metnini hazırlaması için süre verildiği, hazırlanan yemin metni kapsamında davalı şirket yetkilisinin ikametgahı mahkemesi aracılığı ile yemine davet edildiği, davalı şirket yetkilisinin █████/2024 tarihli celsede "Acentelik sözleşmesinden kaynaklı, ... Kargo adına kayıtlı olan ve sözleşme gereği davacı adına tahsis edilen ... plakalı araç bedelinin bir kısmının ile ... plakalı araç bedelinin ise tamamının davacı tarafından davalıya ödenmediğine namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde yemini eda etmiş olduğu, bu kapsamda davanın sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili ve davalı şirket arasında 31.07.2015 tarihinde acentelik sözleşmesi ve eki niteliğinde cari hesap sözleşmesi imzalandığını, buna istinaden müvekkilinin davalı şirketin Ankara Bölge Müdürülüğüne bağlı ... Acentesinin acente olarak işletilmesini üstlendiğini, Beyoğlu 41. Noterliğinin 24.01.2018 tarih ve 2897 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş bu sözleşme ve protokollerin feshedilerek acentelik ilişkisinin sona erdirildiğini, davalı tarafça müvekkiline karşı İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ icra numarası Kambiyo Senetlerine Mahsus takip yolu ile haksız bir takip başlatıldığını, iş bu takibin dayanağının 29.01.2018 tanzim, 28.02.2018 vade tarihli 50.000,00 USD miktarlı senet olmakla birlikte senedin teminat maksadı ile verildiğini, müvekkilinin davalı tarafa dava konusu senetten dolayı herhangi bir borcunun olmadığını, tüm ödemelerin zamanında yapıldığını, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ve ek protokollerin davalı şirket tarafından feshedildiğini ancak sözleşmede belirtildiği üzere müvekkiline iade edilmesi gereken araç bedeli ve demirbaş giderlerine ilişkin bedellerin iade edilmediğini, bedelini ödediği aracı da kullanamadığını, müvekkilinin bahsi geçen acentelik sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu süre içerisinde 100.000,00 TL ile 150.000,00 TL civarında bir hakediş ücreti doğmuş olup davalı şirket tarafından buna ilişkin bir ödeme de yapılmadığını, davalının acentelik sözleşmesi imzalanırken müvekkilden alınan teminat senedinin yanı sıra müvekkilin babasına ait bağımsız bölümün de ipotek altına alındığını, söz konusu ipotek işleminin de davalı şirket tarafından müvekkilinden alınan 50.000,00 USD değerindeki senedin teminat senedi olduğunu teyit ettiğini, ayrıca Acente Sözleşmesinde teminat alınacağına dair hüküm de bulunduğunu, davalının 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait incelenen, sahibi lehine delil vasfına haiz resmi defter ve belgelerinde, dava konusu 28.02.2018 keşide tarihli 50.000,00 USD tutarlı senedin kaydına rastlanılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı ancak dosyaya bu sözleşmenin ibraz edilmediği, davacının taleplerinden olan araçların bedellerinin ödendiğine dair belge sunulmadığı, dava konusu senedin ön yüzünde teminat senedi olarak verildiğine dair bir kaydın yer almadığı, bu senedin teminat senedi olarak verildiğinin davacı yanca ispat edilemediği, ayrıca davacının ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede ise davalının davacıdan alacaklı olduğu hususunun tespit edildiği, ayrıca davacı tarafça yemin deliline de dayanıldığı, davalı tarafça yemin eda edildiği, dosya kapsamına göre davacının taleplerinin haklı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.100,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,00-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!