Anahtar kelimeler: Yidk Bam Şekillerden Oluşmuş Esaskarar Sinai Sınai Ekli Fikri Çeşitli

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin ... ve ... ibaresine ekli ve şekillerden oluşmuş çeşitli seri markalarının bulunduğunu, davalı markalarından daha eski tarihli olduğunu, “... Holding” ibaresinin seri marka grubu içerisinde yer aldığını, müvekkilinin tescil etmek istediği “... Holding” markası üzerinde eskiye dayalı kullanım nedeni ile 35 ve 39. Sınıflar için üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının itiraza mesnet markaları ile müvekkilinin tescil ettirmek istediği marka arasında 35 ve 39. Sınıf yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının itiraza mesnet markalarının "..." harfinin yanında "depo" ve "tır" resimlerinin bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde her iki taraf markalarının birbirinden ayırt edilebileceğini, davacı iş kolu ile davalı iş kolu değerlendirildiğinde ticari alan farklılığı nedeni ile markaların karıştırılmayacağını, müvekkili ile davalı arasında kötüniyetli marka kullanımına ilişkin İstanbul Anadolu 1. FSHHM nezdinde görülmekte olan bir dava bulunduğunu, eldeki davanın davacısı olan şirketin o davada davalı olduğunu ileri sürerek 2022/M-10961 sayılı kararının iptaline ve ██████████ sayılı “... Holding” ibareli markanın 35 ve 39. Sınıflarda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu markanın görsel, işitsel ya da kavramsal olarak davalı şirketin itiraza mesnet markaları ile karıştırılma ihtimaline yol açacağını, her iki taraf markalarının mal ve hizmetlerin farklı aynı/ aynı tür olduğunu, davacı markasının davalının itiraza mesnet markaları içerisinde yer alan şekil unsurundaki "..."’nin dizayn biçimi ile çok benzer olduğunu, kararın usul ile mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının tescil ettirmek istediği marka ile müvekkilinin itiraza mesnet markalarının görsel, işitsel, okunuş, esas unsur, mal ve hizmet sınıfları bakımından benzerlik taşıdığını, dolayısı ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacının tescil ettirmek istediği markada yer alan "..." unsurlu logonun bile itiraza mesnet markalarında yer alan "..." unsurlu logo ile aynı olduğunu, davacı şirket hissedarlarının bir dönem davalı şirketin sahibi olduğunu ve şirketi tüm malvarlığı ile davalı şirkete sattıklarını, daha sonra dava konusu markayı aynı iş kolunda tescil ettirmeye çalışarak haksız menfaat elde edilmeye çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin itiraza mesnet olarak gösterdiği markalarından ██████████ sayılı “... ... ANTREPO VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ” ile ██████████ sayılı “... ANTREPO VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ” markasının tescilli olduğu sınıflardan 35. ve 39. Sınıf ile aynı olduğu ve halihazırda davacı markasının başvuru kapsamından da çıkarıldığı ve tescil kapsamında yer almadığı, bütünsel ve görsel olarak markalara bakıldığında davacı markası ile davalı markalarının ... ibareli logolarının ayniyet derecesinde benzer olduğu, buna ek olarak görsel olarak davalıya ait ██████████ sayılı turuncu renkli marka kompozisyonu ile davacı markasının kompozisyonundaki renklerin de ayniyet derecesinde benzer göründüğü, davalıya ait her iki markada kelime unsuru olan ... ibaresinin, davacı markasında birebir aynı yer aldığı, markalar arasında tek farkın davaya konu olan markada fazladan olarak “-lar” olan çoğul hecesinin yer alması olduğunu, bunun markalar arasındaki benzerliği bertaraf etmeyeceği, davacı şirketin itiraza mesnet markaları ile dava konusu marka arasında görsel açıdan bir benzerlik bulunduğu, davacının sunduğu delillerin davacının dava konusu markasının eskiye dayalı nitelik ve nicelikte davaya konu olan özellikle 35 ve 39. sınıftaki hizmetlerde yoğun ve eylemli olarak kullanıma konu etmediği, davacının dava konusu olan “...” işaretinin dava konusu hizmetlerde kullanımının, SMK m. 6/3 hükmünde aranan markasal kullanımının “geniş bir coğrafyada kullanım” koşullarını karşılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemece verilen kararın, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin (███████ esas, ████████ karar sayılı) kesin hükmüyle çelişir nitelikte olduğunu, müvekkilin markasında mevcut "..." ibaresi üzerinde müvekkilinin müktesep hakkının mevcut bulunduğunu, müvekkilinin yıllarca kullanımında bulunan ve tescil edilen mal ve hizmetler bakımından ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırdığı "..." ibareli markanın müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, davacı ve davalı şirketlerin faaliyet konuları da dikkate alındığında tarafların faaliyeti konusunda benzerlik bulunmadığını, kötüniyetle yapılan marka tescilinin hukuken korunmayacağını, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "Şekil+ ... Holding" ibareli marka başvurusu ile davalının ██████████ sayılı “ ... ANTREPO VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ” ile ██████████ sayılı “... ANTREPO VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ” markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, başvuruda bulunan "LAR" ekinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, diğer yandan markalarda bulunan şekillerin de benzer olduğu, ayrıca davalı şirketin itiraza mesnet olarak gösterdiği markalarının tescilli olduğu sınıflardan 35. ve 39. Sınıf ile başvurunun kapsamının aynı olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, ayrıca SMK'nın 6/3. maddesinin somut olaya uygulanabilme koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!