Anahtar kelimeler: Çarptığını Zmms Müzakere Mahrum Kalınan Ştinin Araca Kazanç Aşnin Poliçesiyle

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ███████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ Esas - █████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’un sürücüsü, ... Şti’nin maliki, ... AŞ’nin ZMMS poliçesiyle sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, araç hasar bedeli için 3.000 TL, mahrum kalınan kazanç kaybı için 3.000 TL, sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararı için 3.000 TL maddi tazminat ile manevi zararlar için 60.000 TL olmak üzere toplam 69.000 TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., . Ltd. Şti ve ... AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilin geçmiş tedavi ve bakım giderleri, gelecekteki tedavi ve bakım giderleri için şimdilik 3.000 TL maddi tazminatının kaza tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizli ile davalılardan ... ... ... AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı kanunun 101. Maddesi hükmünce davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... ...Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kazanın meydana geldiği yer olan yetkili mahkemenin Antalya mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın uzun dönem kiraya verilmesi sebebiyle aracın işleten sıfatının değiştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin huzurdaki davaya kayıtlı olduğu muhtarlığa bırakılan bilirkişi raporu ile haberdar olduğunu, öncesinde herhangi bir tebligat yapılmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Antalya Mahkemelerinin yetkili kılındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "sürekli-geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davacının davasının davalı ... ... ...şirketi yönünden reddine, davacının davasının davalılar...ve sigorta şirketi yönünden dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesi dikkate alınarak kısmen kabulü ile, 166.459,07 TL maddi tazminatın davalı...yönünden kaza tarihi olan █████/2014'ten itibaren, diğer davalı ... AŞ yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının söz konusu talebinin yargılama sırasında karşılanmış olması nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının davasının davalı ... ... ...şirketi yönünden reddine, davacının davasının davalı...yönünden kısmen kabulü ile; 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2014'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; dava konusu aracın Antalya 19.Noterliğinin █████/2014 tarihli Satış Senedi ile dava dışı 3.kişi ...’a satılmış olduğunu, aracın uzun süre kiralandığı yönündeki davalı savunmasının hiçbir gerçekliğinin bulunmadığını, davalının 24 aylık kiraya verdiğini iddia ettiği aracı alelacele satmasının da müvekkilden mal kaçırmak hususundaki kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, kendisine yapılan başvuruya rağmen kanuni süresi içerisinde ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının, işbu davada araç hasar bedelinin de talep edilmesine sebebiyet verdiğini, davalının bu talep açısından yargılama giderleri ve ücreti vekaletten sorumlu olduğununu belirtmiştir.Davalı...vekili istinaf başvurusunda bulunmuş ancak sonrasında sunduğu dilekçe ile istinaf talebinden vazgeçtiğini bildirmiştir.Davalı ... vekili; davanın açılmasına müvekkili kurum tarafından sebebiyet verilmediği nazara alınarak müvekkili lehine tam yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerine göre, trafik sicil kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işleten sıfatının 3'üncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Nitekim aynı Kanunun 3'üncü maddesinde işleten, " ... araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." biçiminde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 85'inci maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; mahkemece alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirildiği, defterlere kaydedildiği, kira sözleşmesinin, uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olduğu belirlendiğinden, davalı ... ...Limited Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Araç hasar tazminatı yönünden yargılama sırasında yapılan ödeme ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilip harcın davalı tarafa yükletildiği görülmüştür. Davacı vekili her ne kadar konusuz kalan davada lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de, ilk derece mahkemesince verilen ilk kararda bu hususta istinaf başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle davalı bakımından oluşan usuli kazanılmış hak nazara alınarak, Dairemiz kaldırma kararı sonrasında verilen kararda konusuz kalan dava yönünden istinaf itirazları değerlendirilmemiştir. İlk derece mahkemesince verilen ilk karara karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle davacı bakımından oluşan usuli kazanılmış hak nazara alınarak, Dairemiz kaldırma kararı sonrasında verilen karara ilişkin davalının vekalet ücreti yönünden istinaf itirazları değerlendirilmemiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvuran davalı...vekili istinaf kanun yolu başvurusundan vazgeçtiklerini bildirmesi ve HMK'nin 344. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar harcının harcını yatırmaması karşısında, kanun yolu incelemesi için öngörülen istek koşulu oluşmadığından, davalı...vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı...vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,4 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davalı ... harçtan muaf olduğundan, harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-İstinafa başvuranlar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026