Anahtar kelimeler: Cismani Bam Esaskarar Başkan Katip Ölüm Üye İhbar Olunan Vekilleri

T.C. .... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - .../...
T.C.....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A..... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ..../....KARAR NO
: .../...BAŞKAN
: ..........ÜYE
: ...........ÜYE
:.......KATİP
: ........İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: .../...KARAR NO
: .../...KARAR TARİHİ
: ......İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
:........DAVACILAR
: 1-.............2-..........3- .........VEKİLLERİ
: Av. ...............DAVALI
: 1 -...........DAVALI
: 2 -............VEKİLLERİ
: Av. .............Av. ..............DAVALI
: 3 -........VEKİLİ
: Av. ..........DAVALI
: 4 -..........VEKİLİ
: Av ..............İHBAR OLUNAN
: 1 -............VEKİLİ
: Av. ...........İHBAR OLUNAN
: 2 -........VEKİLİ
: Av. .........İHBAR OLUNAN
: 3 -...........VEKİLİ
: Av..................DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)B.A.M. KARAR TARİHİ
: ............KARAR YAZIM TARİHİ
: ................Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili ile davalı .......... ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalılardan ..............'ın maliki, ..........'ın sürücüsü, diğer davalı (............) nin işleteni olduğu ............ plakalı aracın kontrolsüz şekilde müvekkili ...........'ın sevk ve idaresindeki .......... plakalı araca arkadan çarpması sonucu ........ tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, araç içerisindeki diğer kişi ...........'nin vefat ettiğini, kaza ile ilgili olarak ........ ....Ağır Ceza Mahkemesinin .../.. esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, kazanın oluşumunda ......plakası araç sürücüsü ............'ın %100 oranında kusurlu bulunduğunu, yaşanan kaza sonucu müvekkili ................'ın ağır şekilde yaralanıp yoğun bakımda tedavi gördüğünü, bu esnada anılan kişinin sahibi ve şirket müdürü olduğu .............. unvanlı işyerinde çalışamadığını, müşterilerle ilgilenemediğini, siparişlerin hazırlanamadığını, ödemelerin gerçekleştirilemediğini ve sonuçta ........... tarihinde işyerini fiilen kapatmak zorunda kaldığını, müvekkillerinin geçimlerini bu işyeri ile sağladığını belirterek müvekkilerinin çektiği ve çekmeye devam ettiğini, davalı ........' nin dava tarihi itibariyle herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek müvekkili ............... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile 70.000,00.-TL manevi tazminat, annesi .............. için 15.000,00.-TL ve babası ........... için 15.000,00.-TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili █████/2021 tarihli değer artırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 364.178,54 TL 'ye yükselterek kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ............... haricindeki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .......... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddinin gerektiğini, istenen tazminatın dayanağını gösterir hiçbir belge sunulmadığını, davanın kendi adreslerinin bulunduğu İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, kazanın meydana geldiği tarihte kazaya karışan ......plakalı aracın ...........'a ait olduğunu, taşıtın adı geçen kişi tarafından ............. unvanı altında fakat kendi nam ve hesabına çalıştırıldığını, taraflar arasındaki taşıt sözleşmesine göre tazminat sorumluluğunun taşıt sahibine ait olduğunu, kaza tarihinden üç yıl sonra açılan dava hakkının zaman aşımına uğradığını, kazada kusurlarının bulunmadığını, kusurun bilirkişi tarafından belirlenmesini, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının başka yerlerden ödeme alıp almadığının araştırılmasını, maddi ve manevi tazminat talepleri ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, ceza dosyasının sonucunu beklenmesini talep etmiştir.Davalılar ......... ve ........... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddinini gerektiğini, zarar görenin yakınlarının manevi tazminat istemesi için uygun şartların oluşmadığını, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığını, saatte 10 km hız farkıyla meydana gelen çarpmada bir aracın taklalar atarak devrilmesinin makul olmadığını, kazada kendilerine ait otobüsün sadece far camının kırıldığını, diğer aracın yoldan çıkıp taklalar attığını, kazanın davalı aracının aşırı yüklü olmasından kaynaklandığını, kaza yerinin tereddütler doğurduğunu, keza kaza yerinde gerekli yol önlemi ve bariyer bulunmaması nedeniyle Karayollarının da kusurlu olduğunu, manevi tazminat yönünden davanın ................. ye , ferdi koltuk sigortası yönünden ...............' ye ihbarını talep etmiştir.Davalı .............(.........) vekili cevap dilekçesinde, ........... yönünden davanın reddini talep ederek sigortacının sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, kısmi dava açılamayacağını, maddi zarar nevinin açıklanmasını, zararla olay arasında illiyet bağının ispatı gerektiğini, tedavi giderlerinin istenemeyeceğini, sürekli sakatlık halinin Adli Tıp Kurulu 3.İhtisas Kurulu raporuyla ispatını istediklerini beyan etmiştir.Mahkemece, davacının maddi tazminat davasının kabulü ie 360.713,54 TL iş göremezlik tazminatı ile 3.965,00TL dolaylı tedavi masraflarının davalılar ...............................'den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ............'a ödenmesine, davacıların manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, davacılardan ...................... yönünden 40.000,00TL, davacı .............. yönünden 5.000,00TL, davacı ............... yönünden 5.000,00TL manevi tazminatın davalılar .............'den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddi ile yapılan ödeme ile sigorta limiti tüketildiğinden ve davacılar vekilinin █████/2017 tarihli celsedeki beyanları nazara alınarak davalı sigorta şirketi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, mahkeme tarafından müvekkili lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ........ vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin taşıt sözleşmesi uyarınca işleten sıfatı bulunmadığından müvekkili yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından taşıt sözleşme hükümlerinin yalnızca sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, üçüncü kişileri bağlamayacağına ilişkin kabulünün hatalı olduğunu, ATK raporunda cerrahi müdahale ile başarı oranı bildirilmeyeceğinin ancak yüksek ihtimal olduğunun bildirilmiş olması karşısında kesin ve net olmayacak şekilde maluliyet oranının belirlenmesi nedeniyle bu rapora dayalı hüküm tesis edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının tekrar ameliyat olmak istememesi nedeniyle oluşan maluliyetten müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının ameliyat olmak istememesi karşısında mahkeme tarafından takdiri indirim yapılmamasının doğru olmadığını, maddi tazminat hesabında ..........yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, geçici maluliyetten kaynaklı tedavi giderlerinden SGK 'nın sorumlu olduğunu, geçici iş görmezliğin tedavi gideri olduğunu, bu nedenle tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından yapılmadığını, mahkeme kararın gerekçe içermediğini ve takdir edilen manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu olayda davalı ...................' nin işleten sıfatı bulunup bulunmadığı, kazadaki kusur durumu, davada zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı, maluliyet oranı ile maddi tazminat hesabı ve manevi tazminat miktarıdır.2918 Sayılı KTK'nu hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde "işleten araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracı uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.Somut olayda, davalı Turan Kasap adına trafikte kayıtlı olan ............. plakalı aracın kaza sırasında üzerinde davalı ................. adına taşımacılık yapıldığı iddia edilmiş ise de davalı ..................... vekili yargılama aşamasında müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığını ileri sürmüş ve dilekçesinin ekinde noterden tanzim edilmiş taşıt sözleşmesi ibraz etmiştir.Davalı sürücü ...................’ın kullandığı otobüs üzerinde .....................' ye ait logo bulunmaktadır.Kara yolları Trafik Kanunu’ndaki işleten tanımı ve işletenin sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler ışığında otobüs işletmesinin durumu incelenmelidir. Günümüzde büyük seyahat firmaları, kendilerine ortaklarına veya üçüncü kişilere ait araçları şehirlerarası yolcu taşımacılığında kullanmaktadırlar. Ne var ki, bu kullanma (özellikle üçüncü kişilere ait araçlarda) davalı şirketin ileri sürdüğü gibi yalnız belirlenen güzergahta yolcu temin etmek ve komisyon almaktan ibaret değildir. Üçüncü şahsa ait olsa da aracın üzerinde firmanın adı yazılmaktadır. Taşıma işlemleri, aracın gerçek maliki adına değil tamamen taşıma işlemini yüklenen firma adına yapılmaktadır. Yurdumuzda giderek artan trafik kazalarında taşıyıcı firmaya karşı halkın güvenini arttırmak ve onu doğabilecek zararlardan korumak için aracın işletilmesine araç sahibiyle birlikte katılmak kural haline gelmiştir. Taşıyıcı firmanın araçların işletilmesine katılması tamamen kendi çıkarlarına olduğu için aksinin ileri sürülmesi yaşamın olağan akışına aykırıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85.maddesine göre; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Kazanın bu güzergah dışında gerçekleşmiş olmasının davalı firmanın sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir niteliği bulunmamaktadır. O halde davalı .............nin Trafik Kanunu’nun 85. maddesinde belirlenen teşebbüs sahibi olarak kabul edilmesi ve diğer davalılarla birlikte zarardan müteselsilen sorumlu tutulması gerekmekte olup mahkemenin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gibi KTK 88 maddesi uyarınca davalıların zarardan müteselsil sorumlu olmaları nedeniyle taşıt sözleşmesi hükümleri üçüncü kişi konumunda bulunan üçüncü kişiler açısından sonuç doğurmayacağından ve ancak sözleşmenin tarafları arasında rücu davasında dikkate alınacağından davalı .................... vekilinin işleten sıfatına ve sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. ( Yargıtay █████/2008 tarih █████████ E █████████ K)6111 sayılı Kanun 59 maddesi ile 2918 sayılı KTK 98 maddesinde yapılan değişiklik ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sorumlu olacaktır. Ancak SGK, açıklanan madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 17 HD ████████ E-█████████ K sayılı ilam) .Somut olayda davacı tarafından talep edilen tedavi giderinin ambulans ücreti, eczane masrafı ve araç kiralama gideri olduğu ve bu giderlerin dolayı tedavi gideri olması nedeniyle 6111 sayılı kanun kapsamında SGK'nın sorumluluğunda bulunan belgeli tedavi gideri olmadığı anlaşılmakla davalı sürücü ile işletenin bu giderlerden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı gibi, geçici iş görmezlik tazminatı bir tedavi gideri olmadığından davalıların bu zarardan da sorumluluğu söz konusu olduğundan davalı .............. vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Kaza nedeniyle davacıda maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti için .......Dairesinden kaza tarihindeki geçerli yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmış olup alınan rapor uyarınca ; davacının %43 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin ( iş göremezlik süresinin) olay tarihinden itibaren 9 ay olarak kabulünün uygun olduğu, ancak kişide mevcut femur kırığının kaynamamış ve pseudoartroz meydana gelmiş olduğu ve kişinin maluliyetinin buna göre belirlendiği, pseudoartroz arızasının cerrahi ile düzeltilebilir bir komplikasyon olduğu, düzeltilmesi durumunda maluliyet oranının değişebileceği mütalaa edilmiştir. Bu hususta davalı tarafların itirazları üzerine yapılacak cerrahi müdahalenin başarı oranı hususunda ihtisas dairesinden görüş sorulmuş olup ......... İhtisas Kurulunun .............. karar numaralı raporuna göre; pseudoartroz ile ilgili yapılacak cerrahi müdahalenin başarı oranı sorulduğundan rakamsal bir oran verilememekle birlikte bir veya bir kaç girişim ile kırığın kaynama ihtimalinin yüksek olduğu, ancak bu durumda da maluliyetinin nasıl etkileneceğinin tıbben öngörülemeyeceği mütalaa edildiği görülmüştür.Davacı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesi ile cerrahi müdahalenin başarılı olacağı kesin olmadığından müvekkilinin ameliyat olmak istemediğini beyan ettiği görülmekle davacının tekrar ameliyat olmak istememesi karşısında kimsenin isteği dışında cerrahi müdahalenin yapılması konusunda zorlanması söz konusu olmadığından davacının mevcut durum itibariyle maluliyetinin %43 olarak kabul edilmesi hususunda ilk derece mahkemesi takdirinde isabetsizlik bulunmadığından davalı ..................vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Hukukumuzda hakkaniyet, 6098 sayılı TBK 51.maddesinde düzenlenmiş olup, 6098 sayılı TBK 51/1 maddesi gereği, hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hallerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hakimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir. (Yargıtay 4 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam).Yukarıdaki açıklamalar uyarınca her ne kadar davacının cerrahi müdahale yaptırmaya zorlanması söz konusu değil ise de yapılacak cerrahi müdahalenin başarı oranının yüksek olması ile maluliyet oranın düşmesi ihtimali bulunmakta olup davacının cerrahi müdahalede bulunmak istememesi karşısında davalılar lehine tazminattan TBK 51 maddesi uyarınca % 20 oranında indirim yapılması gerekirken takdiri indirim yapılması talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından davalı .................. vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü ile kararı istinaf eden tarafların kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekmiştir .Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- ███████-███████ sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, tazminatın hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 17 HD. █████████ E. - █████████ K. sayılı ilam).Somut olayda maddi tazminat hesabı aktüerya alanında uzman bir bilirkişi tarafından yapıldığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın yukarıdaki esaslara uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla davalı ...........vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davalı vekili, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğu ileri sürülmüşse de, yerel mahkeme kararında HMK 297.maddesi uyarınca uyuşmazlığın tespit edilerek davalıların sorumluluklarının dayanaklarının tarafların iddia ve delilleri ile ilişkilendirildiği ve bu yönüyle yeterli gerekçenin bulunduğu anlaşılmakla bu hususa yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; kusur, zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir.Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 56.] maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarihli ve 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Yine Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve ███████-1098 E., █████████ K.; 02.03.2021 tarihli ve ███████-41 E., ████████ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacının yaralanmasının derecesi ve kaza tarihindeki yaşı, davalının kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacı ............. için 50.000,00 TL, diğer davacılar anne ve baba için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken daha az manevi tazminata hükmedilmiş olması nedeniyle davacılar vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.Kabule göre de; maddi ve manevi tazminat için haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiği halde, faiz başlangıç tarihi belirtilmeksizin ve 6100 sayılı HMK 297 maddesine aykırı olacak ve infaza elverişli olmayacak şekilde kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.6098 sayılı TBK 51 ve 52 maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için diğer taraf yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği (Yargıtay 4 HD █████████ E-██████████ K sayılı ilam) göz önüne alınarak, Dairemiz'ce yapılan hakkaniyet indirimi sebebiyle, davalı .................. lehine vekalet ücreti takdiri cihetine gidilmemiştir.6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; davacılar vekili ile davalı.............. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekili ile davalı .............. vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle ayrı ayrı KABULÜ ile ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarih ve ..../... - .../.... sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,a)Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 360.713,54 TL iş göremezlik tazminatının 72.142,71 TL sinin sadece ...............'tan, bakiye 288.570,83 TL sinin tüm davalılardan █████/2012 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine 3.965,00 TL dolaylı tedavi masraflarının davalılar .............................'den müştereken ve müteselsilen █████/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ..............'a ödenmesine,b)Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, davacılardan ..................................... yönünden 50.000,00TL, davacı ............. yönünden 10.000,00TL, davacı .........yönünden 10.000,00TL manevi tazminatın davalılar ..........'den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,c)Yapılan ödeme ile sigorta limiti tüketildiğinden ve davacılar vekilinin █████/2017 tarihli celsedeki beyanları nazara alınarak davalı sigorta şirketi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,d)Alınması gerekli 29.692,89-TL harçtan başlangıçta alınan 343,30-TL peşin harç ve 1.250,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 28.099,59-TL harcın 23.435,95 TL'sinin davalılar ..................müşterek ve müteselsilen, bakiyesi 4.663,64 TL sinin davalılar .........'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,e)Davacılar tarafından yapılan 343,30-TL peşin harç, 24,30-TL başvurma harcı ve 1.250,00-TL tamamlama harcının davalılar davalılar ..................... müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,f)Davacılar tarafından karşılanan ile 500,00 TL bilirkişi reddiyatı, 572,50 TL ATK fatura ücreti ile 1.372,8 TL posta, tebligat ve müzekkere masrafından ibaret toplam 2.445,6 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 2.338,03 -TL'sinden 1.949,99 TL sinin davalılar ..............'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye 388,04 TL sinin davalılar .............. müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,g)Kabul edilen maddi tazminat talepleri yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 33.977,49-TL vekalet ücretinin 27.255,87 TL'sinin davalılar ..........'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 6.721,62 TL sinin davalılar ..............'tan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...............'a ödenmesine,h)Davacı ............ için kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 7.300,00-TL vekalet ücretinin davalılar .............'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine,ı)Davacı ............. için kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalılar .................'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine,i)Davacı ............... için kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalılar ....................'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine,j)Reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden davalılar ................kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.500,00-TL vekalet ücretinin davacılardan birlikte tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine, ( davacılar ........................ bu tutarın 450,00 TL si ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla)k)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,2-a)Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde iadesine,b)Davalı ................... Tarafından yatırılan 7.081,67 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,3-Gider avansı ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf aşamasında yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Karar tebliğ ve harç tahsil işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca davacılar yönünden kesin, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 hükmü uyarınca davalı ................Yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay'da Temyiz yolu açık olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.........Başkan..................Üye..................Üye................Katip...........