Anahtar kelimeler: Ahşap Satımdan Kestiğini Firmaya Sakarya Ölçü Esaskarar Muhtelif Esnaf Alıcı

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ahşap ürün üzerine üretim yapan bir esnaf olduğunu, davalı firmaya da muhtelif ölçü ve miktarlarda toplu ahşap ürün sattığını, malzeme satışına karşı alıcı firmaya 20.03.2025 tarihli 435.600 TL bedelli, 15.05.2025 tarihli 248.400 TL bedelli ve 13.06.2025 tarihli 165.600 TL bedelli faturaları kestiğini, davalının satın aldığı bedellerin bir kısmının karşılığını nakit olarak öderken 254.600 TL kalan bakiyeyi vekil edene ödemediğini, şifai görüşmelerden müspet bir netice alınamaması üzerine davacı tarafça Hendek 2. Noterliği'nin 25.07.2025 tarih,... Yevmiye numaralı ihtarıyla davalı borçlu firmaya ödeme yapması ihtarı gönderildiğini, ancak davalı firmanın ısrarla bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsilini sağlamak için davalı firma aleyhinde Hendek İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının açılan takibe itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, bu sırada davalı firma borcunu ödememek adına davacı adına 25.07.2025 tarihli ZSS2025000000019 Fatura numaralı 158.616,00 TL 'lik iade faturası tanzim ettiğini, ancak durumun davacı tarafça fark edilerek yasal süresi içinde Hendek 2. Noterliği'nin 08.08.2025 tarih, ... Yevmiye Numaralı işlemiyle İade Faturasına İtiraz edildiğini, kötü niyet dikkate alınarak davalının mal kaçırma olasılığıda düşünülerek ve dosyadaki bilgiler, takip dosyası, ihtarnameler de dikkate alınarak teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, özetle davalı tarafından Hendek İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptaline, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalının cevap dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.Davalının cevap dilekçesi ile; Davacının iddia ve taleplerinin haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin ticari defter kayıtları ve diğer deliller ile ispatlanacağı üzere, davacının talep ettiği bakiye alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği alacak kalemlerinin ve miktarlarının, davacının defter ve kayıtları ile uyuşmadığını, davacı tarafın alacak iddiası, taraflar arasındaki ticari ilişkinin doğal akışı içinde gelişen ve karşılıklı mutabakata dayanan işlemler zincirinden ibaret olduğunu, yapılan ticaret ve fiyat farkı mutabakatında; 20.03.2025 tarihinde davacıdan 435.600 TL tutarında mal alımı yapıldığını (Cari Döküm – Alış faturası), 10.04.2025 tarihinde bu alım karşılığında 390.000 TL tutarında çek verildiğini, bu işlemlerin sonucunda cari hesap dökümüne göre 45.600 TL bakiye kaldığını, davacı tarafça belirtildiği üzere, 24.04.2025 tarihinde karşılıklı mutabakat çerçevesinde, %10 fiyat farkı olarak 43.600 TL tutarında bir fatura kesildiğini,15.05.2025 ve 17.06.2025 tarihlerinde de sırasıyla 248.400 TL ve 165.600 TL tutarında mal alımı yapıldığını, karşılığında çekler verildiğini, açıklanan nedenlerle; davacının takibe konu ettiği alacağından, davalı şirketin fiyat farkı faturası ve ticari iadeden kaynaklanan alacaklarının takas/mahsup edilmesine, takas/mahsup savunması dikkate alınarak, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine, davacı tarafın hukuki mesnetten yoksun icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı ve davalı ... ’ın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla, konusunda uzman Bilirkişi İncelemesi yapılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Defterdarlıklara yazı yazılarak takibe dayanak faturaların BS ve BA formlarda yer alıp almadığı sorulmuş, istenilen bilgilerin dosya arasına ibraz edildiği anlaşılmıştır.Sakarya Defterdarlığı'na, Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan yazı cevabında davacının tacir kaydının bulunmadığı yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Açılan dava, itirazın iptali davasına yöneliktir.Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 19.09.2025 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.Somut olayda;Sakarya Vergi Dairesi Müdürlüğünün 06.10.2025 tarihli cevabi yazısından davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu , bildirilen matrahın VUK 177. maddesinde belirtilen limitleri aşmadığı, esnaf odasının cevabi yazısına göre kaydının olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünde ve Ticaret ve Sanayi Odasında kaydının bulunmadığı, alınan tüm cevabi yazılara ve dosya kapsamına göre davacının tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır.Bu durumda eldeki davada, davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,Dair, davacı vekili yüzünde, davalı vekili yokluğunda verilen kararın gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek ya da aynı sürede başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. █████/2026Katip ...e-imzaHakim ...e-imza