Anahtar kelimeler: Eylemden Esaskarar Kazaya Kasko Karıştığı Yazim Limited Poliçe Katip Plakalı

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ADANA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ... A.ŞVEKİLİ
: ... - ...DAVALILAR 1- ... - ...2- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2023YAZIM TARİHİ
: ...Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; ... plakalı aracın 14.12.2021-14.12.2022 tarihleri arasında müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı poliçe kapsamında Kasko Sigortası kapsamında sigortalandığı, söz konusu aracın 13.06.2022 tarihinde davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı araç ile kazaya karıştığı, bu kaza neticesinde davalı sürücünün kusurlu bulunduğu, müvekkili tarafından söz konusu kaza sebebiyle dava dışı 3. Kişilere/sigortalıya 433.774,30 TL ödeme yapıldığı, davalının aracının sigorta şirketinden 90.000,00 TL tahsilat yapıldığı, bakiye kalan 343.774,30 TL ise davalıdan tahsil edilemediği, bu bedelin tahsili ile ilgili olarak davalı aleyhine Adana 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, bu nedenlerle davanın kabulü ile 362.846,71 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.Dava Kasko Sigorta Poliçesine dayalı olarak sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle TTK'nın 1472. maddesi gereğince, zarar sorumlusuna rücu talebiyle başlatılan takibe itiraz nedeniyle itirazın iptali talebine ilişkindir.Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasında alacaklı davacı tarafından borçlu davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibi durmuştur.Davacı şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın, █████/2022 tarihinde davalı ... idaresindeki diğer davalının maliki olan aracın çarpması sonucunda hasarlanmıştır.... plakalı araç 14.12.2021-14.12.2022 tarihleri arasında ... numaralı poliçe kapsamında Kasko Sigortası kapsamında davacı sigorta şirketi Tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalanmıştır. Bu araçta oluşan hasar nedeniyle davacı sigortacı ödeme yapmıştır.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ███████ E., ███████ K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.6102 Sayılı TTK'nın 16/1. maddesinde ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların da tacir sayılacağı belirtilmiştir. Davalı tacir sıfatını taşımaktadır. Davacının halefiyete dayalı dava açması nedeniyle davaya bakma görevinin adli yargıda bulunduğu belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26.03.2018 tarih █████████ E., █████████ K.sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2016 tarih ██████████ E., ███████ K.sayılı kararları da bu yönde olup idare mahkemesi dava da görevli değildir.Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle
: Davacının, ödemekle yükümlü olduğu zararı 3. kişiye ödediği ve bu 3. kişiye ödemek zorunda kaldığı bedeli davalılara rücu için icra takibine başladığı, takibe itiraz edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı, görevli mahkemenin tayininde sigortalı (dava dışı şahıs) ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınmasının gerektiği, yukarıda anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararı ile diğer Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi eldeki davada davalılardan biri şirket tacir ise de, sigortacının sigortalısı ... gerçek kişi olup, uyuşmazlığın haksız fiilden (TBK'nın 49. maddesi) kaynaklandığının sabit olduğu, dava dışı sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasını, asliye hukuk mahkemesinde açacağı gözetilerek, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı, asliye hukuk mahkemesi olduğu değerlendirilerek görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Benzer Adana BAM 3. Hukuk Dairesi ████████ E.████████ K. Sayılı ilamı )HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldıKatip ...E İmzalıdırHakim ...E İmzalıdır