Anahtar kelimeler: Tesisli Paftada Hepsinin Hepsini Nakden Noterden Konutun Blok Vaadi Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tapu İptal ve TescilDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptal ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile davalı şirket ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, .... Ada, 15 Parsel, 2/3 Paftada kayıtlı kat irtifakı tesisli olan 6/4040 arsa paylı, D Blok, 4. Kat, 119 numaralı bağımsız bölümün satışı için █████/2018 tarihinde ''Düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi'' imzalandığını, dava dışı ... ile davalı şirket arasında imzalanan █████/2018 tarihli sözleşmede konutun bedelinin 126.060,00TL olarak kararlaştırıldığını, bedelin hepsinin ödendiğini, davalı tarafın noterden yapılan sözleşmede tutarın hepsini nakden ve tamamen aldığını beyan ettiğini, yine asıl sözleşme ile ... ile davalı şirket ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında İstanbul İli, .... İlçesi, ... Köyü, ... Ada, 15 Parsel, 2/3 Paftada kayıtlı kat irtifakı tesisli olan 6/4040 arsa paylı, C Blok, 3.Bodrum Kat, 6 numaralı bağımsız bölümün satışı için █████/2018 tarihinde ''Düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi'' imzalandığını, yine dava dışı ... ile davalı şirket arasında imzalanan █████/2018 tarihli sözleşmede konutun bedelinin 67.100,00TL olarak kararlaştırıldığını, bedelin hepsinin ödendiğini, davalı tarafın noterden yapılan sözleşmede tutarın hepsini nakden ve tamamen aldığını beyan ettiğini, daha sonra dava dışı ...'nin söz konusu taşınmazları; Beyoğlu .... Noterliğinde █████/2025 tarihinde .... yevmiye numaralı işlem ile müvekkili ...'a satarak temlik ettiğini, satış bedelini aldığını, dava konusu gayrimenkuller ile alakalı herhangi bir menfaati, hakkı ya da alacağı kalmadığını, söz konusu ilk sözleşmede taşınmazların teslimi hususunun düzenlendiğini, buna göre konutun en geç █████/2019 tarihinde teslim edileceğinin hüküm altına alındığını, müvekkiline tek taraflı şerh hakkı verildiğini, davalı şirketin yaklaşık 6 yıldır inşaatı durdurduğunu, bitirmediğini, şirketin iflas masasına devredildiğini, bununla birlikte dava konusu gayrimenkuller üzerinde kamu hacizleri bulunduğundan söz konusu sözleşme tapuya Esenyurt Tapu Müdürlüğü tarafından şerh edilemediğini, müvekkilinin şerh ve alım hakkının tüm haciz ve ipoteklerden önce doğduğunu, iflas halindeki davalı şirketin bir türlü tapu tescilini sağlamaması ve tapunun hala davalı şirket adına kayıtlı olması ve davalı şirketin taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunabileceği de göz önünde bulundurularak dava konusu gayrimenkulün müvekkili adına tapuda tescilinin sağlanması için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; davalı ile müvekkilinin arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi uyarınca İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Ada, 15 Parsel, 2/3 Paftada kayıtlı kat irtifakı tesisli olan 6/4040 arsa paylı, C Blok, 3.Bodrum Kat, 6 numaralı bağımsız bölüm ile yine aynı parselde yer alan D Blok, 4. Kat, 119 nolu bağımsız bölümlerin müvekkilinin adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir.Somut olayda; davacının öncelikli talebi bağımsız bölümün tapusunun iptali ve tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E., ... K. Sayılı kararında: "Taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur." Şeklinde gerekçe ile davacının asli talebi olan tapu iptal ve tescil talebinin mümkün olmadığı şeklinde değerlendirme yaparak görevsizlik kararı vermiştir.Davacının dava dilekçesi incelendiğinde; davacının temlik aldığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin kanunda öngörülen şekilde noterde yapıldığı, davacının temlik aldığı kişinin de müflisle yine kanunda öngörülen şekilde noterde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi .... E., ... K. Sayılı kararında taşınmaz satış vaadinin şahsi hak bahşettiği gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın kayıt kabul olduğunu belirterek görev yönünden davanın reddine karar vermiştir.Kanunda öngörülen şekle uygun olarak yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yine kanunda öngörülen şekle uyularak temliki ve bu şekilde şahsi tapu iptal ve tescil isteme hakkının temliki mümkündür.Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri şahsi hak doğuran sözleşmelerdendir. Böyle bir sözleşme ile alacaklı durumuna gelen kimse, sözleşmeden doğan bu şahsi hakkını, devir yasağı söz konusu olmadığı sürece borçlunun rızasını aramaksızın üçüncü bir kişiye yine taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile devir ve temlik edebilir. Bu durumda, alacağı temellük eden kimse, temlik edenin yerine geçerek onun haklarını kullanabilir."Bu bağlamda müflis ile yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi neticesinde vaat alacaklısı durumuna gelen kişinin davacıya yaptığı taşınmaz satış vaadi ile temlik işlemi sonucunda temlik edenin yerine geçerek onun haklarını kullanabilmesi gözetildiğinde davacının öncelikli talebi olan tapu iptal ve tescil talebinin değerlendirilmesi, temlik işleminin geçerli olup olmadığının tapu iptal ve tescil talebine konu davada değerlendirilmesi sonucunda tapu iptal ve tescil şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının asli isteminin tapu iptal ve tescil talebine yönelik olması karşısında ve eğer tapu iptal ve tescil şartları var ise davacının alacağının para alacağı kabul edilerek sıra cetveline kaydedilmesinin davacı yönünden hak kaybı yaratabileceği dolayısıyla davacının asli talebi olan tapu iptal ve tescil talebinin incelenerek koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin zaruri olduğu, tapu iptal ve tescil koşullarının bulunmaması halinde davanın reddi neticesinde davacının iflas idaresine başvurarak alacağını bildirerek alacağını sıra cetveline zaten yazdırma hakkı bulunduğu bu nedenle öncelikle davacının asli talebi olana aynen ifaya yönelik tapu iptal ve tescil talebinin ve temlik işleminin geçerliliğinin asli görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından incelenip değerlendirilmesi noktasında açılan işbu davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Nitekim iflastan sonra açılan davalarda tapu iptal ve tescil koşullarının bulunması sebebiyle müflise ait pek çok taşınmaza yönelik tapu iptal ve tescil kararı verilerek bir çok hak sahibinin tapu iptal ve tescil yolu ile aynen ifayı gerçekleştirdiği sabittir.Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Somut olayda; davacının öncelikli talebi satın alınan taşınmazın mülkiyetinin adına tescili; mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.Davacının davalı müflis yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, sözleşmenin açıklanan başlık kısmına göre yatırım amaçlı olduğu, dilekçe içeriğinde de taşınmazın kiraya verilmek istendiği ancak muvaffak olunamadığı açıklandığına göre, tüketici sözleşmesi niteliğinde olmayan satım sözleşmesinden kaynaklı davaya her davalı bakımından bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır."İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ...E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra açılmış olup; davacının öncelikli talebi taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.Davacının, davalı inşaat şirketinden, ... Mevkii ... Ada 7 Parsel üzerine inşa edilecek olan A Blok 9. Kat 109 ve 108 nolu iki adet konut niteliğini haiz taşınmaz satın aldığı, birden fazla konut alması nedeniyle konut ihtiyacını gidermek amacıyla hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği ve bu sebeple tüketici konumunda olmadığı, taşınmazların ticari işletme faaliyeti gereği satın alındığına dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge de bulunmadığı, buna göre davaya bakmak görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır.(İstanbul BAM 18. H.D. █████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı; Ankara BAM 13 HD █████████E. █████████K. ve Dairemizin █████████ E. - ████████ K. Sayılı kararı.)Her ne kadar asliye hukuk mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı yoksa da, görev kurallarının kamu düzeninden olması nedeniyle, uyuşmazlık çıkaran mahkemelerce sınırlı olmaksızın yargı yeri belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasına karar verilmiştir."İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra açılmış olup; davacının öncelikli talebi taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.Davacının yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(İstanbul BAM 18. H.D. █████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı; Ankara BAM █████████E. █████████K. ve Dairemizin █████████ E.- ████████ K. ve █████████ E ███████K Sayılı kararı.)"Somut olaya göre her ne kadar dava görevsizlikle mahkememiz esasına kaydedilmiş ise anılan gerekçelerle karşı görevsizlik verilerek davanın genel mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinin gerektiği anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli mahkemenin BÜYÜKÇEKMECE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,3-Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de BÜYÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BÜYÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmek üzere Büyükçekmece Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,6-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,Dair; 6100 sayılı HMK. gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.█████/2026█████/2026Katip ...e-imzaHakim ...e-imza