Anahtar kelimeler: Edildiliğini Satıma Çeklere Atmnin Kasasından Çalıntı Girişildiğini Çalındığını Tedbiren Men

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kasasından █████/2018 tarihinde icra takiplerine dayanak teşkil eden çeklerin çalındığını, çeklere ilişkin çek iptali davası açıldığını, ödemeden men kararı alındığını, çeklerin davalılar tarafından bankaya ibraz edildiğini, çek iptali davasından ve çekin çalıntı olduğundan haberleri olmasına rağmen icra takibine girişildiğini, akabinde Bakırköy ... ATM'nin ... D.iş sayılı dosyasıyla ihtiyati tedbir talebiyle talep edildiliğini, icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, takiplerin başlatılmasından sonraki aşamada çek örneğinin incelendiğini ve müvekkili şirketin kaşesi olarak basılan kaşenin müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirkete atfen atılan imzanın müvekkili şirket yöneticilerinin eli ürünü olmadığnı, ciro silsilesinde arada görünen isim ve unvanların gerçek olmayan ... firmalar olduğunu, davalıların dava konusu çeklere uygun işlem yapabilecek ticari kapasitede olmadıklarını, davalıların kötüniyet olduklarından bahisle dava konusu iki adet çekin müvekkili şirkete iadesine, yapılan icra takibinin iptaline, çek bedellerinin ödenmesi halinde, bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... - ... Tic.vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu çekleri, çekler görüntü itibari ile çek vasfını ihtiva eder bir durumda olduğu için ve müvekkil de ticaretini çek,senet ve buna benzer evraklarla yapmakta olduğundan çeki aldığını, çekleri, ticaret ürünü olarak yaptığı işlere karşılık iktisap ettiğini, davaya konu çek incelendiği zaman müvekkilin kötü niyetle iktisabını ya da basiretli tacir gibi hareket etmeden çekleri iktisap ettiği gibi bir durum söz konusu olmadığını, dava konusu çekin ıktısabında müvekkılin kötü nıyetı veya agır kusuru bulunmadığını, keşidecisi .... San. ve Tic. AŞ, lehtarı müvekkil şirket, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 25.02.2019, seri no.su ..... olan, 300.000,00 TL bedelli ...bank çek için İstanbul .... İcra Dairesinin E.... ve Keşidecisi ... Dış Ticaret AŞ, lehtarı müvekkili şirket, keşide yeri K.Maraş, keşide tarihi 03.04.2019, seri no.su ... olan, 212.992,53 TL bedelli ...bank çek için İstanbul .... İcra Dairesinin E. ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerien mahsus haciz yoluyla takip başlattıklarını, davacının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile tedbir kararı aldığını, fakat bu tedbir kararında davacı olmayan .... San. ve Tic. AŞ, ve ... Dış Ticaret AŞ, için de karar verildiğini belirterek iyiniyetli ve meşru hamil müvekkile karşı açılan davanın reddine , tedbir kararının kaldırılmasını aksi halde sadece davacı yönünden devam etmesi davacı olmayan borçluları kapmasamadığı yönünde devamına, davacının dava konusu asıl alacağın % 20’ ından aşağı olmamak üzere tazminat ve dava konusu alacağın % 10’ u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER VE YARGILAMANIN ÖZETİ
:
Dava; İİK'nun 72/3.maddesine göre kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı ve çeklerin tahsili halinde bedelinin istirdatı isteminin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Mahkememizce daha önce verilen █████/2022 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Daires'inin 02.10.2025 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile şu gerekçe ile kaldırılmıştır:
"Davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiğinin, dava dilekçesinde sunulan UYAP kaydı görüntülerinden de davalı ... hakkında çok sayıda benzer dosyalar nedeniyle hukuk ve ceza davası bulunduğu , dairece yapılan UYAP kaydı sorgulamasında, mahiyeti tam olarak görülmemekle birlikte 56 adet soruşturma ve 27 adet ceza dosyasının yanı sıra 202 adet hukuk dava dosyasının bulunduğunun, Davacı, dava dilekçesi ile dosyaya sunduğu diğer beyanlarında davalı ...'ın fiktif işlemler ve gerçekte var olmayan şirketler üzerinden ciro ettirdiği çekleri takibe konu ettiği ve bu şekilde yapılan işlemlerin davalının kötü niyetini veya en azından iktisabında ağır kusuru ortaya koyduğu, diğer yandan bu ve benzer çeklerle ilgili olarak davalı ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından, özellikle dava konusu çekler bakımından bir soruşturma açılıp açılmadığı veya açılmışsa soruşturmanın kamu davasına dönüp dönmediği dosya içerisinden anlaşılamadığı, bu nedenle mahkemece belirtilen UYAP entegrasyon ekranındaki dosyaların incelenerek, çok sayıda benzer işlemlerin yapılmış olmasının davalı bakımından kötü niyet veya ağır kusur oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmediği ve davacının istirdada ilişkin talebinin bu yönüyle gerekçesiz bırakıldığı anlaşıldığından, belirtilen şekilde inceleme yapılması ve uyuşmazlığın esasına ilişkin deliller tam olarak toplanarak bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir."
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı ve çeklerin tahsili halinde bedelinin istirdatı isteminin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin █████/2019 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararının da davacı vekilinin İstinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM ... Hukuk Daires'inin █████/2019 tarihli ... Esas, .... Karar sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca istinafa konu kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı, dosya incelemesinde davacının talebinin dava değeri olarak toplamda 512.992,00-TL'ye tekabül ettiği, davacının davasını 1.000-TL üzerinden harçlandırdığı, davacı vekiline eksik harcı yatırması için 1 haftalık kesin süre verildiği, eksik harcın █████/2021 tarihinde yatırıldığına dair harç makbuzunun dosyaya ibraz edildiği, dava dosyasının miktar itibariyle HEYETÇE görülmesi gerektiği anlaşılmakla, heyete tevdine karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen sicil kayıtlarına göre; ... sicil numarasında kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ... Mahallesi ... Cad. Mai ... Sit. B Blok N.100B/59 Kartal/İstanbul adresinde sicilde kain olduğu, █████/2015 tarihinde kurulduğu, şirket yetkilisinin ... olduğu, ... sicil nolu ... Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İkitelli ... Mah. ... Blok Sokak No:23 Başakşehir/İstanbul adresinde sicilde kain olduğu, █████/2017 tarihinde kurulduğu, şirket yetkilisinin ... olduğu, ... sicil nolu ... İnş. Ve Taahhüt San. Ve Tic.Ltd.Şti.'nin █████/1992 tarihinde kurulduğu, şirket yetkililerinin ..., ... oldukları anlaşılmıştır.
Çorlu .... Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkere cevabında ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunun bildirildiği,
... Bankası A.Ş.ne, ... Bankası A.Ş.'ne, ...bank A.Ş.'ne, Tekirdağ ... Noterliği'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu ... Bankası ... Şubesine ait, keşidecisi ... Dış Ticaret AŞ, lehtarı davacı şirket, keşide yeri K.Maraş, keşide tarihi 03.04.2019, seri no.su ... olan, 212.992,53 TL bedelli çek arka yüzü üzerinde "... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi"adına atfen atılı bulunan imzanın mürekkepli kalem ile oluşturulmuş ıslak imza olmayıp, kaşe imza olduğu tespit edildiği, inceleme konusu çek arka yüzü üzerinde "... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi"adına atfen atılı bulunan kaşe imzanın "..."ın imzaları model alınarak oluşturulmuş kaşe imza olmadığı tespit edildiği, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu ...bank .... Şubesine ait, keşidecisi ... San. ve Tic. AŞ, lehtarı davacı şirket, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 25.02.2019, seri no.su ... olan, 300.000,00 TL bedelli çek arka yüzü üzerinde "... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi"adına atfen atılı bulunan kaşe imzanın "..... " eli ürünü olmadığı tespit edildiği görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra müdürlüğü ve banka yazı cevapları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Davacı çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek İİK m.72 maddesine dayalı olarak menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Bilindiği üzere kural olarak çekin de aralarında bulunduğu kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Hukukumuzda soyut borç ikrarı kural olarak geçerli olup soyut borç ikrarında bulunan borçlu karşısında alacaklının alacağın sebebini ispat etmesi kural olarak zorunlu değildir. Kambiyo senetlerinde de geçerli olan soyutluk prensibinin etkisi de bu kurala paralel olarak kambiyo taahhüdünün sebepten bağımsız, soyut bir hukuki işlem olması şeklinde ortaya çıkar.
Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senedi ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmek yükümlülüğü altına girer. Bu nedenle bir kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. (Yarg. HGK. 29.09.1976,██████-2564; Yarg. TD. 23.11.1970, █████████; B. KURU, Hukuku Muhakemeleri Usulü, C.2, s. 367, UYAR, Olumsuz Tespit Davaları, s. 560, B. UMAR/E. YILMAZ, İspat Yükü, s. 132; Yarg. 19. HD. 22.09.1992; █████████)
Sebebi gösterilmeyen (soyut) bir borç ikrarı niteliğinde olan bir kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren tarafın önce borcun sebebini, akabinde ise bu sebebin gerçekleşmediğini yahut geçersizliğini veya sebebe bağlı olarak ödeme gibi borcu sona erdiren bir olguyu ispat etmesi gerekir. Tüm bu durumlara rağmen ispat yükü üzerinde olan taraf ispat yükünü yerine getirememiş ve yemin deliline dayanmış ise kendisine yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı ve sonucuna göre de karar verilmelidir.
Davacı Lehtar ciranta söz konusu her iki çekteki cirodaki kaşe ve imzanın sahte oluşturulduğunu iddia ederek menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuştur.
Bir çek üzerinde bulunan imzanın sahte olması halinde imza sahibinin bu çek ile bağlı olamayacağı sonucuna varmak gerekir. Elbette bu durum çekteki diğer imzaların sıhhatini etkilemediği halde kendisine imza atfedilen şahsen sorumlu olmasını ise engeller .
Esasen çekteki imzanın sahte olduğunun açıklanmış olması imza atfedilen kişi tarafından ileri sürülen bir def'i niteliğindedir. Bu def'inin niteliği ve imzanın sahte olmasına dayanılmış olması, bu def'in herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün kılan bir def'idir. Nitekim doktrinde dahi kambiyo evrakı niteliğindeki belgede yer alan imzanın sahte olması halinde ileri sürülen definin herkese karşı ileri sürülebilen bir defi olduğu kabul edilmektedir.(Prof Dr. Oğuz İmregün, Kara Ticaret Hukuku Ders kitabı )
Açıklanan durum karşında davalı şahsın iyi niyetli olması dahi herhangi bir önem arzetmeyecek olup, bu def'inin adı geçen davalıya karşı ileri sürülmesi de yasal olarak mümkün olacaktır.
Somut olay bakımından İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibine konu edilen, "...bank ... Şubesi'ne ait, █████/2018 çek basım tarihli, ... seri nolu, K.Maraş - █████/2019 Keşide yer ve tarihli, 212.992,53 TL tutarlı" çeke ilişkin yapılan imza itirazının görüldüğü İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ" adına atfen atılı bulunan imzanın mürekkepli kalem ile oluşturulmuş ISLAK imza olmayıp, KAŞE İMZA OLDUĞU..." tespitlerine yer verilmiştir. İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının 16.02.2021 tarihli duruşmasında da yukarıda alıntılanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; verilen bu kararın ise 07.09.2021 tanzim tarihli kesinleşme şerhi ile 09.06.2021 tarihin kesinleştiği tasdik edildiği anlaşılmıştır.
İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibine konu edilen, "...bank ... Şubesine ait, 25.02.2019 keşide tarihli ve ... seri numaralı, keşidecisi ... San. ve Tic. AŞ. Olan, alacaklı ... San. ve Tic. AŞ. emrine düzenlenmiş, 300.000-TL tutarlı" çeke ilişkin yapılan imza itirazının görüldüğü İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından alınan 22.10.2021 tanzim tarihli bilirkişi raporunda ise; "...Söz konusu imzanın ıslak kalemle atılmış imza olmadığı, KAŞE İMZA olduğu tespit edilmiştir... Çek aslının arka yüzünde birinci ciranta ... San. ve Tic. AŞ. adına atfen atılı bulunan söz konusu KAŞE İMZANIN ... ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI kanaatine varılmıştır." tespitlerine yer verilmiştir. Tüm bu teknik incelemeler dikkate alındığında Huzurdaki davaya konu her iki çek bakımından da imza itirazının görüldüğü İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... E. sayılı dosyalarından alınan bilirkişi raporları ile bahis konusu çekler üzerinde davacı şirkete atfen atılan imzaların şirket yetkilisinin eli ürünü olmayıp kaşe imza olduğu hususları sübuta ermiştir.Bu durumda usul ekonomisi gereği inceleme yapılan imzanın kaşe ıslak olmayıp kaşe imza olması karşısında objektif olarak her mahkemede ve incelemede ortaya çıkarılabilecek bu türden sahte imza incelemesinin ayrıca mahkememizde yaptırılması usul ekonomisinin ve makul en az yargılama gideri ile yargılamanın sonuçlandırılması ilkeleriyle bağdaşmayacağından tespiti açık bu hususta yeniden ayrıca rapor alınması gerek görülmediğinden alına raporlar yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak huzurdaki davaya konu her iki çek bakımından da imza itirazının görüldüğü alınan bilirkişi raporları ile takip konusu çekler üzerinde davacı şirkete atfen atılan imzaların şirket yetkilisinin eli ürünü olmayıp kaşe imza olduğu hususları sübuta erdiğinden imza sahteliği mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülmesi mümkündür. Dava konusu çekteki birinci ciranta konumunda olan davacı ciro imzasının sahteliği tespit edildiğinden davacının çekten dolayı davalı icra takibi başlatan hamil ...'a borçlu olmadığı ve davaya konu çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığı kanaatine varılmıştır.
6102 sayılı Kanun'un 792. Maddesi şu şekildedir:
"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür"
İlgili hükümden görülebileceği üzere çekin yetkili hamilin rızası ve iradesi dışında elinden çıkması halinde yeni hamilin çeki kötü niyetle veya ağır kusur sonucunda iktisap ettiğinin ispatlanması halinde çekin istirdatı talep edilebilecektir.
İşbu davaya konu icra takiplerine dayanak yapılan çekler incelendiğinde; icra takibinin alacaklısı davalı ...'ın takiplere dayanak çekleri davalıların sırası ile cirosu sonrasında aldığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirketlerin UYAP kayıtları sorgulandığında çok sayıda soruşturma dosyalarının bulunduğu ve resmi belgede sahtecilikten kaynaklandığı, suç tarihlerinin ve soruşturma tarihlerinin birbirine yakın olduğu genellikle 2018 yılına tekabül ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı hamil ...'ın savcılık soruşturmaları yönünden UYAP kayıtları sorgulandığında da; şüpheli olarak kayıtlı olduğu 49 ayrı derdest soruşturma dosyasının bulunduğu, ekseriyetinin resmi belgede sahtecilik suçundan kaynaklandığı, soruşturma dosyalarının farklı illerde ve farklı adliyelerde olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı hamil ...'ın ceza davalarına yönelik UYAP kayıtları sorgulandığında; sanık olarak kayıtlı olduğu 31 ayrı derdest ceza dava dosyasının bulunduğu, ekseriyetinin resmi belgede sahtecilik suçundan kaynaklandığı, soruşturma dosyalarının farklı illerde ve farklı adliyelerde olduğu anlaşılmaktadır.
Yine ilgili taraflar hakkındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararları UYAP sisteminden incelendiğinde; davalı ... yönünden çok sayıda çek hakkında yetkili hamilinin rızası hilafına elden çıkması suretiyle çeklerin cirolanarak takibe konu edildiğinin tespit edildiği ve ilgili davalarda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davalı ... hakkında benzer eylemler sebebiyle çok sayıda soruşturma ve ceza dava dosyasının bulunduğu ve davalı yönünden açılan davalarda çek istirdatına karar verildiği gözetilerek, yargılamanın geçirdiği aşamada, aradan geçen süre ve davalı ile davalıdan önceki ciranta şirketler hakkındaki soruşturma ve dava dosyaları gözetilerek davalının benzer cirantalardan asıl yetkili hamilinin rızası hilafına elinden çıkan çekleri ciro ile elde ederek takibe koyması hususunda basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı olarak gerekli inceleme ve araştırmaları yapmadan çekleri iktisap etmesinde ağır kusurlu olduğu Mahkememizce sabit görülmüştür.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında emsal nitelikte şu yönde değerlendirme yapmıştır:
"Dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın, davalının taraf olduğu aynı nitelikte çok sayıda dava bulunduğunu beyan etmesi üzerine, UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucu, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza kovuşturması bulunduğu, bunun yanı sıra davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği tespit edilmiştir. Kargodan çalınan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların bir şekilde davalı şirketin eline geçmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olup, bu durumda davalı şirketin basiretli bir işadamı gibi davranma yükümlülüğü gereği çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 26.05.2021 tarih, █████████ E. - █████████ K. sayılı kararı)."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararı incelendiğinde ilgili kararda şu değerlendirmeler yapılmıştır:
"Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP’nda yapılan tespitler neticesinde Dairemizin ... Esas sayılı dosyası ile istinaf incelemesine konu edilen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E-... K dosyası içerisinde mevcut Bakırköy ... ACM 'nin ... esas sayılı dosyasında davalı hakkında açılmış kamu davası bulunduğu ,18.04.2016 tarihli duruşmada davalının ... çalışanı ve bu şirket yetkilisinin yeğeni olduğunu beyan ettiği , davalı ve kendisinden önce gelen ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının birçok olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak davalı ve ..... ltd.şti tarafından farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği sabittir. Bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.İlk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ise ... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Davalı tarafından davacı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında 28.559,00 TL bedelli çek sebebiyle icra takibi yapıldığı, çeklerin davacı elinden rızası hilafına çıktığı, bu nedenle davacı tarafça Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, işbirliği içinde olduğu beyan edilen ... San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti ve davalı hakkında Bakırköy CBS'nun ... soruşturma sayılı dosyası ile evrakta sahtecilik suçu ile soruşturma açıldığı, mahkemece delil olarak sunulan suç duyurusu ve savcılık soruşturmasına istinaden yapılan araştırma çerçevesinde UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosya arasına alınan kayıtlara göre, davalı ...'e ait benzer mahiyette 35 sayfa ve 300 ün üzerinde gerek hukuk ve gerekse ceza davalarının olduğu ve aynı şekilde iş bu dosyası incelenen mahkemede görülen ..,..,.. E. sayılı dosyalarının da benzer olduğu, kargoda çalınan çeklerin aynı yöntem ile davalı ... in eline geçtiği, sadece davacısının farklı olduğunun tespit edildiği görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesinde " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiş olup, hükümden de anlaşılacağı üzere davacının alacağını ispat etmesi yanında, yeni hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisap ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde, kargodan çalınan çok sayıda çekin hamilinin davalı olması, bu sebeple davalı hakkında açılmış çok sayıda hukuk ve ceza dosyası ile savcılık soruşturması bulunmasının, hayatın olağan akışına uygun olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesine göre normal şartlarda çeki elinde bulunduran kişinin kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun kanıtlanması gerekirken, hayatın olağan akışına aykırı şekilde kargodan çalınan ve soruşturma ya da dava konusu olan bir çok çeki olduğu gibi bu çekide elinde bulunduran davalının çeki iyi niyetle ve ağır kusuru olmadan elinde bulundurduğunu kanıtlaması gerektiği, burada ispat yükünün yer değiştirdiği, dosya kapsamına göre davalının çeki, geçerli bir hukuki ilişkiye dayanarak iyi niyetli ve ağır kusuru olmadan elinde bulundurduğunu kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır.
Davalı vekilince her ne kadar, Yerel Mahkemenin, HMK'nın 25. maddesine aykırı olarak davacı tarafın dayanmadığı delilleri kendiliğinden araştırarak kararına gerekçe gösterdiğini ileri sürmüşse de, mahkemece davalı hakkında yapılan suç duyurusun ve savcılıkça başlatılan ve delil olarak gösterilen soruşturmanın içeriği ve davayla bağlantısı ve akıbetini öğrenme kapsamında yaptığı araştırmanın, taraflarca gösterilen delillerin toplanması işlemi olduğu, mahkemece yapılan araştırmanın HMK 25. maddeye uygun olduğu, davacı vekilinin bu istinaf sebebinin yerinde olmadığı, bu doğrultuda ilk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ise ... E., ... K. Sayılı kararında davalı ... hakkında benzer nitelikte kargo hırsızlığı neticesinde çalınan çeklerin davalı ... tarafından takibe konulması üzerine açılan istirdat davasında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Bakırköy C Başsavcılığının ... Sor sayılı Soruşturma evrakına █████/2020 tarih ve ... Karar sayısı ile Birleştirme Kararı verilerek evrakın ... Sor sayılı evrakı ile birleştirildiği, ...soruşturma sayılı evrakın █████/2021 tarih ve ... karar sayısı ile ... Sor sayılı evrak ile birleştirildiği, ..,...,...,... sor sayılı evraklarda soruşturmaların devam ettiği, ... Sor sayılı evrakın █████/2021 tarih ve ... Karar sayısı ile Yetkisizlik Kararı verilerek İstanbul Anadolu C Başsavcılığına gönderildiği,Anadolu C Başsavcılığının ... Soruşturma sırasına kaydının yapıldığı, ... Soruşturma sayılı soruşturma evrakına █████/2020 tarih ve ... Karar sayısı ile yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Küçükçekmece C Başsavcılığına gönderildiği,burada ... Soruşturma sırasına kaydının yapıldığı bildirilmekle aradan geçen zamana göre soruşturmada verilen yetkisizlik, birleştirme kararları bulunan tahkikatın sonuçlanmadığı , olaya çok sayıda kişinin dahil olması ve soruşturmalarınn bitirilmesinde yaşanan güçlükler nedeniyle davacının haklarının korunması gerektiği, soruşturma neticesinin beklenmesi yargılamaya katkısı olmayacağından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Olay tarihinde meydana gelen kargo hırsızlığı olayında Türkiye'nin çeşitli yerlerinde ikamet eden birbirleriyle ilişkisi olmayan çok sayıda keşideci şirketlere ait çok sayıda çeklerin çalındığı hususu sabittir.Bu çeklerin (davalı ... soruşturma sırasında 40,45 adet olduğunu beyan etmiştir.) elde ki bu dosyadaki davalı şirketlere ait ciro silsilesiyle davalı ...'a geçtiği ,ciranta şirketlere veya yetkililere ulaşılamadığı,sadece Doğuses şirketi yetkilisinin şirketin kendisinin olmadığı ekonomik zorluk nedeniyle,şirketi para karşılığı üzerine aldığını ,kendisinin hiç çek imzalamadığını ,diğer ortağın yapmış olabileceğini ifade ettiği ,soruşturmaların halen sürdüğü anlaşılmaktadır.Soruşturma evrak içeriklerine göre davalı ...'a çok sayıda çekin yetkililerine ulaşılamayan aynı ciro silsilesi ile davalıya kadar ulaşması ve çeklerin tümünün davalı tarafından icra takibine konu edilmesi davalının bile bile borçlu zararına hareket ettiğinden öte organize bir durumu işaret etmekte olup ;çalıntı tüm çeklerin aynı kişide çıkması davalının veya ilişkide bulunduğu kişilerin doğrudan hırsızlık olayı ile ilgisine işaret etmektedir.Davalının iyiniyetli hamil iddiası dinlenebilir değildir.Aynı olayda çekleri çalınan başkaca şirketlerin de aynı davalılara açtığı davaların Bakırköy .... ATM ve .... ATM lerinde görülmekte olduğu belirlenmiştir. Soruşturma dosyasında yapılan tespitler neticesinde dava konusu çeklerin hırsızlık sonucunda çalınarak sonuçda davalı eline geçtiği ; gerçek bir ticari ortaya konulmadığı gibi zaten gerçek bir alacak borç bulunmadığı açık seçik belli olduğunundan her iki çek bakımından davacı davalı şirketlere borçlu bulunmadığının kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle ;davacının çekler nedeniyle davalılara borcu olmadığının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir."
Sonuç olarak davaya konu çekler bakımından davacı şirket adına çekler üzerindeki imzaların kaşe imza olduğunun sabit olduğu, davaya konu çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığı, istirdat talebi yönünden davalılar hakkındaki UYAP kayıtları sorgulandığında benzer nitelikte çok sayıda kambiyo senedine dair soruşturma ve davaların devam ettiği, davalı ...'ın bu suretle çekin iktisabında ağır kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiği, Türkiye'nin farklı yerlerindeki ve farklı adliyeler nezdinde benzer soruşturmalarının bulunması, kargoda çalınan çeklerin aynı ciro zinciri ile davalı ... eline geçmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalıların hepsi hakkında resmi belgede sahtecilik soruşturma ve kovuşturma dosyalarının olduğu, dolayısıyla davalılar arasında gerçek bir ticari ilişkiden bahsedilemeyeceği anlaşılmakta olup, davacının bu sebeple istirdat talebinin kabulü ile Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu ...bank ... Şubesine ait, keşidecisi .... San. ve Tic. AŞ, lehtarı davacı şirket, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 25.02.2019, seri no.su ... olan, 300.000,00 TL bedelli çek ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu ...bank ... Şubesine ait, keşidecisi ... Dış Ticaret AŞ, lehtarı davacı şirket, keşide yeri K.Maraş, keşide tarihi 03.04.2019, seri no.su ... olan, 212.992,00 TL bedelli çekin davalı ...'dan istirdatı ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından diğer ciranta davalılar bakımından da menfi tespit talep edilmiş ise de davacının istirdat talebinin kabulüne karar verilmesi sonucunda çeklerin davacıya geri dönmesi neticesinde çekler üzerindeki ciro zinciri gözetilerek diğer davalıların çek üzerindeki ciro zincirine göre davacıdan sonraki cirantalar olmaları nedeniyle diğer davalıların hukuken davacıya başvurması imkanı olmadığı ve diğer davalıların davaya konu takiplerde borçlu konumunda oldukları gözetilerek ... dışındaki diğer davalılar yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile;
- Davaya konu İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu ...bank ... Şubesine ait, keşidecisi .... San. ve Tic. AŞ, lehtarı davacı şirket, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 25.02.2019, seri no.su ... olan, 300.000,00 TL bedelli çek ve İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu ...bank ... Şubesine ait, keşidecisi ... Dış Ticaret AŞ, lehtarı davacı şirket, keşide yeri K.Maraş, keşide tarihi 03.04.2019, seri no.su ... olan, 212.992,00 TL bedelli çekin davalı ...'dan İSTİRDATI ile davacıya verilmesine,
2-Diğer davalılar yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle davanın Usulden REDDİNE,
3-Şartları oluşmaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 35.042,48 TL harçtan peşin alınan 8.788,40 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 26.254,08 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 8.788,40 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.832,80 TL harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 2.215,70 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 82.078,72 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!