Anahtar kelimeler: Niteliteki Sakarya Finansmanı Esaskarar Kredinin Borcuna Kefalet Kefil Yazildiği Katip

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...DAVALI
: ...DAVA
: Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ortakları olan davacı ... ile davalı ... şirket faaliyetlerinin finansmanı amacıyla alınan ...’na ait ticari kredi borcuna kefil oldukları, kredinin ödenmemesi üzerine Sakarya 2. İcra Dairesi █████████ Esas sayılı dosyada başlatılan takip kapsamında borcun tamamının davacı tarafından 11.04.2025 tarihinde ödendiği, davalının kendi payına düşen sorumluluğu yerine getirmediği, TBK madde 587 ve madde 596 gereğince kefillerin birbirlerine rücu hakkının bulunduğu, taraflar arasında sorumluluğun paylaşımına ilişkin başka bir anlaşmanın da mevcut olmadığı, bu nedenle davalının sorumlu olduğu 176.774,39 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte rücuen tahsilinin gerektiği konuları ileri sürülmüştür.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı anlaşıldı.Tüm dosya ve kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Dava, kefil tarafından yapılan ödemenin davalı kefilin hissesine düşen miktarının rücuen tahsili taleplidir.Tarafların dava dışı şirketin kullandığı kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili oldukları konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tarafların birlikte kefil oldukları ticari kredi borcunun icra takibi sırasında tamamının davacı tarafından ödenmesi üzerine, davacının diğer kefile kendi payına düşen kredi borcu tutarı için rücu alacağı talep edip edemeyeceği yönündedir.TBK'nın müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde, kefilin müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmesi halinde alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği düzenlenmiştir.587. Maddesinde ise birden çok kişinin aynı borca birlikte kefil olmaları halinde, her birinin kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olacağı, borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her birinin, borcun tamamından sorumlu olacağı, ancak bir kefilin, kendisiyle birlikte daha önce veya aynı zamanda müteselsilen yükümlü bulunan ve Türkiye’de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmiş olmadıkça, kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabileceği, kefilin, bu hakkı, diğer kefillerin kendi paylarını ödemiş veya ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanabileceği, aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefilin, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. (818 sayılı BK madde 488),Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 27.06.2013 tarih ve █████████ esas ██████████ karar sayılı ilamı ile ''Kefaletin fer’iliği niteliği itibarıyla kefilin sorumluluğu için öncelikle asıl borçlunun, muaccel olmuş ve sorumlu olduğu bir borcun bulunması gerekmektedir. Dosyadaki 27.12.2010 tarihli banka cevabi yazısında, asıl borçlu dava dışı firmanın iki adet kredi taahhütnamesi ile güncel kredi riski bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kefilin sorumluluğunu gerektirecek bir borç bulunup bulunmadığı ve davacının ödemeyi neye istinaden yaptığı hususları araştırılıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulup, tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' şeklindedir.Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığının 05.06.2017 tarih ve ████████ esas █████████ karar sayılı ilamı ile "... Mahkemece yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının ödeme yaptığı tarihte kredi borcunun muaccel olup olmadığı, böylelikle kefilin sorumluluğunu gerektirecek bir borç bulunup bulunmadığı ve davacının ödemeyi neye istinaden yaptığı hususları araştırılıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulup, tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklindedir.Mahkememizce dosya bankacılık alanında uzman bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiştir.. Bilirkişi raporunda; asıl borçlu dava dışı ... Şirketinin kat ihtarının tebliği ile temerrüte düştüğü, dava dışı bankanın ticari kredi kartından kaynaklanan toplam alacağının takip tarihi itibariyle 276.2023,45 TL olduğu, davalıların asıl borçluya kefil olmalarının geçerli olduğu, eşin rızasının aranmayacağı, borçtan sorumlu oldukları belirtilmiştir.Somut olayda
:Dava dışı ... ile dava dışı ... arasında 05.04.2024 tarih, 500.000,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, Business Card Üyelik Sözleşmesi ve Ticari Kredi Kartı Başvuru Formu düzenlendiği, davacı ve davalının 05.04.2024 tarih, 500.000,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine 05.04.2024 tarihinde attıkları müteselsil kefil imzaları ile 510.000,00 TL’ye kadar, Business Card Üyelik Sözleşmesine 05.04.2024 tarihinde attıkları müteselsil kefil imzaları ile 500.000,00 TL’ye kadar kefil oldukları görülmüştür.Tarafların Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinde ve Business Card Üyelik Sözleşmesinde kefalet türü, kefalet miktarı, kefalet tarihi ve kefil adı, soyadı el yazısı ile doldurulup ıslak imza ile imzalanması ve dava dışı ... ortağı olmalarından dolayı sözleşmelerdeki müteselsil kefil imzalarında eşin rızasının aranmayacak olması nedenleriyle TBK'nın 584. Maddesine göre kefil işlemleri geçerlidir.Dava dışı ... tarafından dava dışı... Firmasına borçlu, davacı ... ile davalı ...’ya kefil sıfatıyla Akyazı 1. Noterliği'nin 03.03.2025 tarih, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesini gönderilmiştir. Hesap kat ihtarnamesi, 06.03.2025 tarihinde dava dışı ...'ne, davalı ...'ya ve davacı ...'a tebliğ edilmiştir. Tebliğin 06.03.2025 tarihinde gerçekleştiği ve kat ihtarındaki 3 iş günü dikkate alınarak 10.03.2025 tarihinde temerrütün gerçekleştiği tespit edilmiştir.Dava dışı ..., davacı ve davalı aleyhine Sakarya 2. İcra Dairesi █████████ Esas sayılı dosyası ile 246.529,91 TL Asıl Alacak (İstenen: %60,60 Yıllık Diğer), 21.847,26 TL İşlemiş Tem. Faizi 60,60% (02.02.2025-27.03.2025), 1.092,36 TL BSMV, 7.730,39 TL Masraf, 7,500,00 TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti olmak üzere toplam 284.699,92 TL asıl alacak üzerinden takip başlatmıştır. Başlatılan icra takibine davacı ... tarafından 11.04.2025 tarihinde 354.000,00 TL ödeme yapılmıştır.Bilirkişi raporunda aşağıdaki şekilde hesaplama yapılmıştır.Bilirkişi raporundaki hesaplamaların usul ve yasaya uygun, denenetlenebilir olduğu anlaşılmış ve rapora itibar edilmişti. Rapora yönelik taraflarca bir itiraz da sunulmamıştır.Dosyadaki tüm delillere göre; tarafların dava dışı ... ile dava dışı ... Arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinde ve Business Card Üyelik Sözleşmesine kefil olmuşlardır. Kefaletin niteliği itibari ile kefilin sorumluluğu için önce asıl borçlunun muaccel ve sorumlu olduğu bir borcunun bulunması gerekir. Bilirkişi tarafından banka şubesinde kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak sunulan raporda dava dışı bankanın alacak miktarı hesaplanmıştır. Hesaplanan muaccel borç miktarı için dava dışı ... İle tarafların temerrüte düşürüldüğü tespit edilmiştir.Dava dışı ...'nin kefiller olan davacı ve davalı aleyhine Sakarya 2. İcra Dairesi █████████ Esas sayılı dosyası ile takip başlattıktan sonra davacı ... tarafından 11.04.2025 tarihinde 354.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Bu durum TBK'nın 587. Maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde tüm kefillere yönelik dava dışı banka tarafından takip başlatıldığından davacının kendi payından fazlasını ödemekten kaçınamayacağı ve borcu ödeyen davacının kendi payını aşan kısım kadar diğer kefile karşı rücu hakkına sahip olduğu sonucuna varılmıştır.Davacı davada haklı görülmekle birlikte muaccel olan borç miktarı bilirkişi tarafından hesaplanmış ve takip talebine göre daha az çıktığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının talep edebileceği miktar resen hesaplanmış ve aşağıda gösterilmiştir.Davalıların Sakarya 2. İcra Dairesi █████████ Esas sayılı dosyasına göre kefil olarak sorumlu oldukları toplam borç miktarları;244.203,45 TL Asıl Alacak (İstenen
: %60,60 Yıllık Diğer),20.907,89 TL İşlemiş Tem. Faiz1.045,39 TL BSMV,3.126,23 TL Masraf,7,500,00 TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti (Takip dosyasında ekli Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D. İş sayılı kararı)olmak üzere toplam 276.782,96 TL asıl alacakSakarya 2. İcra Dairesi █████████ Esas sayılı takip dosyası içerisinde yer alan 11.04.2025 (davacının ödeme yaptığı tarihte) kapak hesabına göre;276.782,96 Takipte Kesinleşen Miktar25.187,25 Harç Miktarı (% 91) - (%4.55)0,00 Başvurma Harcı5.459,82 Toplam Faiz (ödeme emrine ve takip tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen ticari faiz)33.213,95 Vekalet Ücreti (Nispi)(3/4)3.325,40 Masrafolmak üzere toplam 343.969,38 TLDava dışı bankanın Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinde ve Business Card Üyelik Sözleşmesine dayalı olarak yürüttüğü Sakarya 2. İcra Dairesi █████████ Esas sayılı dosyasında borçluların ödemesi gereken tutar ödeme tarihine göre 343.969,38 TL olması gerekirdi. Davacı taraf 354.000,00 TL ödeme yapmış olsa da talep edebileceği miktar 343.969,38 TL alacak miktarından kendi payının (yarısının) düşülmesiyle birlikte kalan 171.984,69 TL'dir. Buna göre davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/3-761 E. ████████ K. ve 15.12.2004 tarihli kararında, "... kefil durumundaki davacı, alacaklı Bankanın sadece sıfatından kaynaklanan haklar bakımından onun halefi sayılamaz." TBK'nın 587. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca diğer kefilin sorumluluğu her bir kefile düşen pay ile sınırlı olduğu, ayrıca davacının davalıdan ödemiş olduğu miktar için rücu ilişkisinde uygulanacak faiz oranı sözleşme ile kararlaştırılmadığından ve taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığından kabul edilen miktara yasal faiz uygulanmıştır. (ayrıca bknz emsal; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ███████ Esas ve ████████ Karar numaralı, 09.05.2024 tarihli ilamı)Bir üst paragragta belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararı dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,-171.984,69 TL'nin ödeme tarihi olan 11.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 11.748,27-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.018,87-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.729,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 3.018,87-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.634,27TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,5-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.188,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.188,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%97,29 oranında kabul) 15.749,79-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,8-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL ücretin, kabul red oranı dikkate alınarak (%97,29 oranında kabul) 4.475,34-TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye kısmının ise Davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı taraf yokluğunda verilen kararın reddedilen kısmın kesinlik sınırında kaldığından davacı bakımından KESİN olmak üzere, davalı bakımından ise kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...¸E-İmzalıdırHakim ...¸E-İmzalıdır