Anahtar kelimeler: Taşere Yapmışsa Sunulu Mimarlık Ekte Alımına Satımdan Hesaptan İlişkiden Birçok

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı gerçek kişi tacir ve müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı hizmet alımına ilişkin müvekkili şirket tarafından davalı adına birçok fatura düzenlenmiş olduğunu, mimarlık alanında faaliyet gösteren davalının, dava dışı 3. kişilerden aldığı işi müvekkili şirkete taşere etmiş ve müvekkili şirketten mal ve işçilik hizmeti almış olduğunu, ekte sunulu açık hesaptan da anlaşılacağı üzere davalı bir kısım ödemeler yapmışsa da icra takibine dayanak teşkil eden ve ticari ilişki kapsamında icra takibine konu edilen fatura alacaklarını ödememiş olduğunu, davalının, icra konusu edilen borcunu ödememiş, bu nedenle de müvekkili şirket tarafından, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan ödenmeyen faturalara ilişkin Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra dosyasından düzenlenen ödeme emri davalıya 11.12.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ise icra dosyasında takibe, borca ve ferilerine itiraz edilmiş ve icra müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, davalının, alacakları likit ve muayyen olmasına rağmen icra dosyasında borca, borcun ferilerine haksız ve kötüniyetli, olarak itiraz etmiş olduğunu, davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde takibin durmuş olup taraflarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ...... arabuluculuk numaralı dosyasından arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da sürecin ANLAŞAMAMA ile sonuçlanmış olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmemiş olup icra dosyasına konu edilen alacaklarının likit ve muayyen olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında mevcut ticari ilişkinin sonucu ürün tedariki ve işçilik hizmet alım satımı yapılmış olup bunlara istinaden ekte de sunulan ödemesi eksik ve hiç yapılmamış 20.08.2024 tarihli ..... nolu fatura, 02.09.2024 tarihli ...... nolu fatura, 10.09.2024 tarihli ...... nolu fatura, 23.11.2024 tarihli ..... nolu faturalar düzenlenmiş olduğunu, söz konusu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunu beyanla; haklı davanın kabulüne, Bakırköy ....... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğundan cihetle huzurdaki davayı açmış olduğunu, ancak dava usule aykırı ikame edildiğinden reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıya bir iş taşere ettiği konusunda ihtilaf bulunmadığını, müvekkili tarafından bir miktar ödemeler yapıldığı konusunda da ihtilaf bulunmadığını, ihtilafın; davacının yapmış olduğu işlerdeki hataları ve eksikleri gidermesi talep edilmesine rağmen bunları gidermeden müvekkiline karşı fatura düzenleyip, tebliğ etmeden icra takibine konu etmesinden olduğunu, davacının izlediği yolun usule aykırı olduğunu, sunacakları deliller arasında görüneceği üzere, davacı tarafın, kendisinden yapması beklenen işleri kusurlu ve eksik yapmış olduğunu, bu kusur ve eksikleri gidermesi talep edildiğinde ise müvekkilini oyalamış olduğunu, kusur ve eksikleri giderdiğinde müvekkiline fatura kesmesi belirtilmiş, ancak davacı tarafın bu duruma aykırı hareket etmiş, müvekkilinden onay almadan fatura kesmiş, kestiği faturaları da müvekkiline tebliğ etmemiş olduğunu, yani dava dilekçesinde bahsedilen, yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmeme gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı taraf kesmiş olduğu faturaları müvekkiline tebliğ etse idi, fatura bedellerinde uyuşmazlık olduğunun icra takibinden önce anlaşılacak olduğunu, ancak davacının faturaları tebliğ etmeden icra takibine konu ettiği için, müvekkilinin faturalardan ancak icra takibi vasıtası ile haberi olduğunu, müvekkilinin davacının yapmış olduğu işlerde ayıp bulunduğunu davacıya defalarca kez bildirmiş olduğunu, bu iddialarının delillerini sunmuş olduklarında ve davacının yapmış olduğu işler üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığında ispat olunacak olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının yapmış olduğu işlerde bulunan ayıpları gidermek için yapılacak olan işlerin maaliyetinin faturalardan düşülmesi gerektiğini, bu hususun da keşif ve bilirkişi incelemesinden sonra ortaya çıkacak olduğunu, davacı tarafın kesmiş olduğu vade farkı/faiz faturasını kabul etmelerinin imkanı bulunmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu işlerdeki ayıbı gidermesi beklenirken vade farkı/faiz faturası kesmesinin usule aykırı olduğunu, ayrıca bu faturayı tebliğ de etmemiş olduğunu, bu nedenle ..... numaralı faturanın kabulünün mümkün olmadığını beyanla; davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLEDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, faturadan kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı ve davalı taraflar arasında davalının dava dışı şirketten aldığı işi davacıya taşere ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlık; davacı şirketin yapmış olduğu işin ayıplı veya eksik olup olmadığı, taraflar arasında bu minvalde yapılmış sözleşme bulunmakta ise şartları yapılan işin niteliğinin ne olduğu, sözleşmede belirtilip belirtilmediği, işin ayıplı olması halinde niteliği ve ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, davacının yapmış olduğu işler nedeni ile davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarındadır.
Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı aleyhine 2.448,36 TL 20.08.2024 tarihli ..... nolu fatura bakiye alacağı, 140.160,00 TL 02.09.2024 tarihli ..... nolu fatura alacağı, 42.150,00 TL 10.09.2024 tarihli ...... nolu fatura alacağı, 66.513,00 TL 23.11.2024 tarihli ...... nolu fatura alacağı olmak üzere toplam 251.271,36 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edildiği görülmüştür.
Mahkememizin ...... Esas sayılı dosyasının █████/2025 tarihli ara kararında; (1) nolu ara karar ile; Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı ve davalı taraflar arasında davalının dava dışı şirketten aldığı işi davacıya taşere ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlığın davacı şirketin yapmış olduğu işin ayıplı veya eksik olup olmadığı, taraflar arasında bu minvalde yapılmış sözleşme bulunmakta ise şartları yapılan işin niteliğinin ne olduğu, sözleşmede belirtilip belirtilmediği, işin ayıplı olması halinde niteliği ve ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, davacının yapmış olduğu işler nedeni ile davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde █████/2025 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, (3) nolu ara karar ile, Bilirkişiler için ayrı ayrı 10.000,00'er TL ücret takdirine, toplam 20.000,00 TL bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkememiz veznesine depo edilmesine, aksi takdirde █████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına (iş bu ara kararın davacı vekiline tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına) karar verilmiş ve işbu ara karar taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de; davacı vekilince belirtilen kesin süre içerisinde veya sonrasında bilirkişi ücreti yatırılmadığından ve yine taraflarca ticari defter ve kayıtlarda ibraz edilmediğinden mahkememiz █████/2025 tarihli ara kararı uyarınca bilirkişi incelemesi yapılamadığına dair tutanak tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin talebi üzerinde dava dışı ..... Tekstil San. ve Dış Tic. A.Ş. unvanlı şirkete müzekkere yazılarak davacı tarafın yapmış olduğu işlere ilişkin bilgi ve belgelerin yapılan işlerde ayıp bulunup bulunmadığının mahkememize bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve müzekkere cevabının incelenmesinde ayıplı yapılan, hiç veya gereği gibi yapılmayan işlerin ..... adına kimler tarafından yapıldığının anlaşılmadığını, davalı ..... ile tarafları arasında Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. Sayılı dosyası ile müvekkilleri hakkında başlatılan icra takibinin konu edildiği ve uyuşmazlığın yapılan/yapılmayan iş ve işlemlerin konu edildiği menfi tespit davasının derdest olarak bulunmakta olduğunu, yapılan keşif sonrası rapor hazırlanmasının beklendiğini hususlarında cevap verildiği görülmüştür.
Dava, İİK m. 67 uyarınca faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. İspat yükü ve kuralları TMK'nun 6. ve 7. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."
HMK'nın 190. Maddesinde ise ispat yükü düzenlenmiştir. Maddeye göre; "1- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.2- Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnaların dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
"...HMK’nn 324. maddesinde; “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. ...” denilmiştir.Madde hükmünde, delil avansının yatırılmaması halinde, mahkemenin davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamamışsa, delil avansının kesin sürede yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir..." T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ..... HUKUK DAİRESİ, ..... Esas, ...... Karar.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; davacı tarafın faturaya dayalı olarak takip talebinde bulunduğu, buna göre Mahkememiz ara kararında belirtilen hususların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olduğu, bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilerek kesin sürenin sonuçları ihtar edilmiş olmasına rağmen süresinde ve sonrasında bilirkişi ücreti yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır. Gerekli ihtaratın yapılmasına rağmen süresinde ücretin yatırılmamış olması nedeni ile davacı bilirkişi deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Her ne kadar davalı tarafın işlerin ayıplı yapıldığı savunmasına ilişkin olarak davacı tarafın dava dışı işin yapıldığı belirtilen şirkete müzekkere yazılması talep edilmiş ise de, yazılan müzekkereye olumlu yanıt verilmediği, işlerin kimler tarafından yapıldığının anlaşılmadığı şeklinde yanıt verildiği, dosya kasamında davacı tarafın davalı adına takibe konu faturalarda yer alan işleri yaptığına veya bulunması halinde eksik iş var ile yapılan işin tespitine yarar delilin dosyada yer almadığı görülmüştür. İşin niteliği gereği teknik mahiyette olması nedeni ile inceleme yapılmaksızın tespiti mümkün değildir. Buna göre dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığından açılan davanın ispat edilememiş olması nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE;
1-Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 3.034,73 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 2.302,73 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
Hakim .

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!