Anahtar kelimeler: Pazar Eskişehir Vasfında Harici Vasfı Öncesinde Parsellerin Kesinlik Şartı Yeri

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 42 26... parsel sayılı taşınmazın "pazar yeri" vasfı ile müvekkilinin mülkiyetinde olduğunu, öncesinde 25.07.2016 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini, 30.04.1991 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi gereğince Belediyeye ait olan ve pazar yeri vasfında olan 8 77... ,74,75,551,553,5 55... parsellerin tescil harici kaldığını, ... Belediyesinin 14.04.2016 tarih ve 727 sayılı encümen kararı ile bakanlık tarafından "riskli alan" içinde kaldığı belirlendiğinden Hazine adına tescil kararı alındığını, Hazine adına tescil edildiğini, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüşümü Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi gereği, Belediyeye devrinin talep edildiğini ve taşınmazın Belediyeye devrinin gerçekleştiğini, taşınmazın evveliyatının da pazar yeri olduğunu, 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesinin düzenlenmesi sırasında Belediye adına tescili gereken yerin ... Belediyesi encümen kararı ile Hazine adına tescilinin doğru olmadığını, taşınmazın davacı Belediyeye devredildiğini, ancak tapu kaydında şerhler bulunduğunu, taşınmazın tapu kaydındaki "6036 sayılı Afet Riskli Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun amaçlarına kullanılacaktır. Aksi takdirde Hazineye iade edilir." şeklindeki şerhin ve Danıştay 14. Dairesinin █████████ Esas sayılı kararı ile konulan tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduğunu, Belediye ve Bakanlık arasındaki 17.04.2017 tarihli protokolde riskli yapı şerhli olarak taşınmazın Belediyeye devredildiğini, 17.04.2013 tarih ve █████████ sayılı "Riskli Alan" ilan edilmesine dair Bakanlar Kurulu kararının iptaline dair Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulunun ███████ 51... /5324 sayılı kararı ile iptal hükmü kurulduğunu, ancak söz konusu iptal kararının... 7 98... parsel için olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile; "... Dosyaya celp edilen Danıştay kararının incelenmesinde; ... isimli şahıs tarafından Bakanlar Kurulu'nun "Afet Riskli Alan" ilan edilmesine ilişkin 17.04.20 13... /4645 sayılı kararının iptalinin talep olunduğu, davanın ilk önce Danıştay 14. Dairesince görüldüğü, bu Dairenin kapanması nedeniyle dosyanın Danıştay 6. Dairesinde görülmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda Danıştay 6. Dairesinin █████████ Esas sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek Bakanlar Kurulunun "Afet Riskli Alan" 17.04.20 13... /4645 sayılı kararının iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07.11.20 19... /2351 Esas sayılı kararı ile Danıştay 6. Dairesinin █████████ Esas sayılı kararının onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████████ Esas sayılı onama kararında Danıştay 6. Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasında vermiş olduğu iptal kararının, sadece davacıya (...) ait bağımsız bölümün bulunduğu taşınmaz yönünden hüküm ifade edeceğinin açıkça ifade edildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07.11.2019 tarih ve █████████ Esas sayılı onama kararındaki bu gerekçe de dikkate alındığında, davaya konu terkini talep edilen "Afet Riskli Alan" şerhine dayanak Bakanlar Kurulu Kararı davacı ... Başkanlığına ait taşınmaz yönünden iptal edilmediği, dava konusu taşınmazın 3. kişilere devrinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir kararı da Danıştay tarafından konulmuş olmakla, bu yöndeki talebin de idari yargı yolunda dava edilmesinin uygun olduğu" gerekçesiyle "afet riski alanı" şerhinin terkini talebi yönünden davanın reddine, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan, "taşınmazın üçüncü kişilere devredilememesi yönündeki tedbir kararına" ilişkin şerhin terkini talebi yönünden; davanın idari yargı yolunda çözümlenmesi gerektiğinden, "Yargı yolunun caiz olması" dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b ve 115/2 hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yasal düzenlemelere göre Belediyeye ait olduğunu, afet riski altındaki alan şerhinin terkini gerektiğini, adli yargının görevli olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu kaydındaki şerhin terhini istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.