Anahtar kelimeler: Kodunu Kovduğunu Aşçı Öğrenen Küfür Mutfak Kod Çıkış İşten Kötüniyetli
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı işyerinde 06.06.2024-24.07.2024 tarihleri arasında mutfak bölümünde aşçı olarak çalıştığını, aralarında çıkan bir anlaşmazlık sonucunda davalı işverenin kendisini hakaret ve küfür ederek işten kovduğunu, kendisine edilen hakaretler nedeniyle şikâyetçi olduğunu, bunları öğrenen davalının işten çıkış kodunu kötüniyetli bir şekilde Kod (45) olarak bildirdiğini ileri sürerek işten çıkış kodunun Kod (25) olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; feshe ilişkin ispat yükü üzerinde olan davalı tarafca yasal süre içerisinde cevap dilekçesi ya da herhangi bir delil sunulmaması karşısında belirtilen kod ile haklı nedenle fesih yapıldığının ortaya konulamadığı, bununla birlikte dava dilekçesinde kodun "İşçi tarafından işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih (25)" şeklinde düzeltilmesi talep edilmişse de dava dilekçesindeki iddia ile soruşturma dosyasındaki beyanlarında davacının işten çıkartıldığını beyan ettiğinin görüldüğü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33. maddesi gereğince hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan dava dilekçesindeki talep doğrultusunda 24.07.2024 tarihli işten ayrılış kodunun "Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeksizin feshi (04)" olarak düzeltilmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çıkış kodu değişikliği talebiyle dava açtığı, davalı vekilince sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu çıkış bildirgesinde 25.07.2024 tarihi saat 16.29'da yapılan bildirgede çıkış kodunun Kod (4) olarak belirtildiği, davanın 06.08.2024 tarihinde açıldığı dikkate alındığında davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın 06.08.2024 tarihinde açıldığını, 08.08.2024 tarihinde İlk Derece Mahkemesince müvekkilinin işten ayrılış bildirgesi sorgulanarak dosya arasına alındığını, bu bildirgede işten ayrılışın Kod (45) ile yapıldığının açıkça görüldüğünü,
2. Davalının İlk Derece Mahkemesinde hiçbir delil sunmadığını, istinaf dilekçesi ekinde işten ayrılış kodunun Kod (4) olduğu bildirgeyi sunduğunu, bu farklı bildirgenin nasıl ortaya çıktığını bilmediklerini,
3. Dava tarihinde haklı olduklarından davaları reddedilse dahi davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğin ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespiti istemi ile vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!